Yıl 22  Sayı 299 Kasım 2003

Bu Sayıda
 

 

ŞİİR

EFENDİM

kırılgan bir kalbi vardır

tekerlekli sandalyesi olanın

kuvvetli pazıları

ve amansız bir aşkı vardır

 

bir aklım bir kalemim

gözlerim vardır benim

 

yıkılmıştır gönül barkı

kelepçeler takılmıştır

ne eli var ne de kolu

dönmez insanımın çarkı

 

mürekkepler kanıdır

kazır şair derisini

 

uzun aşklar yaşayacak

kanatlanacak keklikleri

çoğalacak gökyüzleri

sandalyede yürüyenin

 

benim uçurtmam ki…

nasıl uçacak nasıl?

 

gün yüzleri gün yüzleri

kovarken geceleri

doğan günün aydınlığı

çehresinde o cevherin

 

akıyor ya sandalyeli

ırmaklara doğru öyle

 

 

 

 

 

bulanmadan çamurlara

kurtuluşa dirilişe

iklimlerin iklimine

varacağız diyenlere

 

şair sunacak ruhunu

sunacağım ben de

 

ah efendim ah efendim

çömeleyim de önüne

özgürlüğe açan çiçek

açsın bizim kalbimizde

 

deyip vardım efendime

o eşsizlikler güzeline

en başından hayatın

sarsılıp kalkıp yerinden

durdu besmele ile yine

 

şair dedim dedi he

efsaneden bir silkiniş

 

sarıldındı efendim

kucaklaştın bin birlerce

zincir zincir geçen ısı

çınlattıydı şarkımızı

 

özgürlükler şairiyim

çağlayanlar şairi

 

 

 

 

 

dile gelecek sandalyem

yüklenecek yokuşu da

bir çırpıda aşıp seti

girecek içimize

 

kalbim kalbim sendeyim ben

duru limanım benim

 

tekerleklerin dönüşü

tıp tıp atışın senin

o çetin üşümelerin

bir kuytuda yitmek için

 

şair gelecek buraya

aşka sözler mi biçecek

 

evet diyor aynen diyor

sandalyeyi yürütüyor

pazıları güçlü olan

bileniyor savaşına

 

savaş dedin efendim sen

yengi dedin efendim sen

 

savaş dedin yengi dedin efendim

 

1997

CEVAT AKKANAT / SEN BİR SEVDA AĞACISIN TÜRKÜLER BÜYÜTÜR YÜZÜNÜ

 


'Fikrinize Ve Hayatınıza Yön Verecek Kitaplar.'