Yıl 22  Sayı 299 Kasım 2003

Bu Sayıda
 

 Kıymetli okurlarımız,

Geçtiğimiz ay, Cumhurbaşkanı Sezer’in AKP’li milletvekillerinin eşlerini Cumhuriyet Resepsiyonuna davet etmemesi, sistem-içi mücadelenin bir uzantısı olarak gündemi belirledi. Koyu laiklerin bile savunamadığı bu ‘kaba’ uygulamayı, öncelikle, kendilerini sistemin koruyuculuğu göreviyle yükümlü addedenlerin, hükümete karşı verdiği bir mesaj olarak almak gerekiyordu. Hükümet, 28 Şubat sürecinde belirleyici önemi olan eğitim alanında bazı değişiklikler yapmak isterken, sistemin ‘şahin’ güçleri, bu noktada hükümete ‘sınırlarını’ hatırlatmak gereği duydu. Tıpkı YÖK krizinde olduğu gibi, Cumhuriyet Resepsiyonunda da aynı mesaj verilmek istenmişti. AKP’nin bu mesajı aldığı, Bakan Çelik’in uzlaşma arayışına girmesiyle ortaya çıkmış oldu. Fakat AKP’nin bu yönde kamuoyuna verdiği sözler ortada iken, bu konunun bir süre daha gündemde kalacağı görünüyor. Bunun yanısıra, Türk askerinin Irak’ta görev alma konusu da geçtiğimizin ayın önemli gündem maddeleri arasında yer alıyordu. Irak’taki Geçici Yönetim’in itirazını koruması üzerine, konu askıya alındı. Çünkü Amerika, Geçici Yönetim’in açık itirazı olan konularda çok fazla zorlayıcı olmaması gerektiğinin farkında. Zira Irak’ta kurmak istediği yeni düzen için, bu yönetime ihtiyacı olduğunu biliyor. Ayın YORUM’unda, Bosna direnişinin unutulmaz ismi Aliya İzzetbegoviç’i ve mücadelesini de değerlendirdik. Aliya, her türlü zorluğa rağmen, düşmana teslim olmamış bir liderdi. Ayrıca bilgi ve eylem birlikteliğinin de çağımızdaki somut örneklerinden biriydi. Allah, rahmetini ve mağfiretini üzerinden esirgemesin diyoruz. KAVRAM bölümünde, ‘nifak’ı işledik. Nifak’ın çoğu zaman küfürden daha tehlikeli olduğunun altını çizdik ve Müslümanların nifakın fitnelerine karşı uyanık olmaları gereğine işaret ettik. DÜŞÜNCE bölümünde, Erhan Aktaş, "Namahrem Tesettür (!)" adlı yazısında, son zamanlarda yaygınlaşan ve tesettürün anlam içeriğini saptıran pratiklere dikkat çekti ve Müslüman hanımların, tesettürün hikmetine uygun tavır ve davranışlar sergilemelerinin önemine vurguda bulundu. ‘Suyu Geçmeden Önce’ başlıklı yazısında ise Cemal Çağlak, tevhidi tanımadan, amellerin tadil-i erkanının nasıl uygulayacağının düşünülmesi durumunda, amacımıza ulaşamayacağımıza dikkatleri çekti. Mehmed Durmuş, Kur’an’ın bize, birkaç kandil gününde yapacağımız dua ve kılacağımız namazlarla cenneti garantileme mantığını kesinlikle vermediğini, müslümanlığın bütün yıl boyunca ve eksilmeden sürmesi gerektiğini "Ramazan: Kur’an’ın Doğduğu Ay" başlıklı yazısında ifade etti. DEĞERLENDİRME bölümünde, Arif Kaya, İsmet Özel meselesini, İslami ölçütler ışığında ele aldı ve Müslümanların herşeyden önce İslam’ı iyi bilmesi gerektiğine vurguda bulundu. ÇEVİRİ bölümünde, Serhat Kara, Refik Tunç ve Suna Aydın’ın Amerikan dış siyasetinin yapısı, Amerikan neo-muhafazakarları ve Guantonamo’daki hukuk-dışı uygulamalar üzerine yapmış oldukları tercümeleri bulabileceksiniz. SANAT-EDEBİYAT bölümünde ise, Holywood’un yapısı ve işlevi üzerine Atlas dergisinden yaptığımız bir alıntıyı okuyabilirsiniz. MEKTUPLARA CEVAPLAR bölümünde, hırsızın elinin kesilmesi, yerel dillerde namaz kılınıp-kılınamayacağı, duanın mahiyeti, cinlerin yapıp-insanların yapamacağı şeyler, ölülerin ruhuna Kur’an okunması, Şeriat’in hükmünün zamanla değişip-değişmeyeceği konularındaki sorulara cevap verdik. GÜNDEM bölümünde ise, ayın önemli konu başlıkların ilişkin haber ve yorumları istifadenize sunduk.

Bu arada, içinde bulunduğumuz ayın Ramazan olması münasebetiyle, Kur’an bilincimizi yoğunlaştırmamız gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor ve bir sonraki sayıda buluşmak üzere hepinizi Allah’a emanet ediyoruz.

 


'Fikrinize Ve Hayatınıza Yön Verecek Kitaplar.'