Yıl 22  Sayı 292 Nisan 2003
Bu Sayıda
 

 

ABD’nin Dünya Planı 

 

Mustafa BALBAY / 21.03.2003/ CUMHURİYET

 

Sonunda atışma dönemi bitti, atış başladı. ABD’nin Irak’a yönelik harekatında güncel değerlendirmeler bir yana, bütün 21. yüzyılı kapsayacak ipuçları var.

Karşılıklı meydan okumada Bush ve Saddam 1-1 berabere. Ancak Amerikan saldırısının teknolojik boyutları dünyayı hangi felaketlere sürükler, bilinmez... Konunun güncel yanını dalgalanmaya bırakalım, ABD’nin 21. yüzyıl planlarını sütuna yatıralım.

1- ABD yetkilileri son dönemde Türkiye’den istediklerini alamayınca şu tür mesajlar veriyorlar:

- Sizi son kez arıyoruz...

"Türkiye’yi gözden çıkarıyoruz..."

- B planına geçtik!

Bunlarda elbette belli ölçülerde doğruluk payı olabilir ama, temelde "psikolojik savaş kokuyor. ABD, planladığı dünya mimarisinde Türkiye’yi Avrasya’nın lojistik üssü olarak görüyor. Bu yüzden de Türkiye’den kolay kolay vazgeçemez.

ABD bir yandan, Türkiye’ye sırtını döneceğini ima ediyor, bir yandan da Mardin’de 2-3 yıllığına depolar kiralıyor. Fabrikalar kurmaya hazırlanıyor!

2- ABD, önümüzdeki dönemin ekonomi devlerinden olduğu kabul edilen Çin ile Rusya’nın arasında uzun bir hat oluşturmak istiyor. Bu hattın en batı ucu Türkiye ise en doğu ucu da Moğolistan. Haritaya bakınca, İran, Afganistan ve Orta Asya cumhuriyetleri ABD’nin yeni hareket sahası olarak görünüyor.

3- Orta Asya cumhuriyetlerinin çoğu ABD ile ikili anlaşmalar imzaladı. Bunların yaşama geçmesi, salt Rusya ile Çin’in arasına girmek değil, aynı zamanda Hazar bölgesini kontrol etmek için de önemli. ABD’li petrol şirketlerinin Orta Asya’da imzaladığı anlaşmalar 3-5 değil, 30-40 yıllık sürelere dayanıyor.

4- ABD’nin bu adımları sürerken Çin’in eli armut toplamayacaktır. Kimi öngörülerdeki gibi 21. yüzyılın soğuk savaşı Çin ile ABD arasında başlarsa şaşırmamak gerekir. Çin’in, yıllık yüzde 10’un üzerinde kalkınma hızı beraberinde ABD’ye kalkışma hızına da dönüşebilir!

Avrupa’yı kuşatan hat

5- Doğu Avrupa’da da ilginç şeyler oluyor. ABD’nin Almanya’da 70 bin kadar askeri var. Bu birliklerin ve tesislerin başka bir ülkeye kaydırılacağı konuşuluyordu. Usul usul yaşama da geçmeye başladı. Önümüzdeki yıllarda ABD’nin merkez Avrupa’daki temel üssü Polonya olabilir.

6- AB açısından artık Prag baharı değil, sonbaharı var. Polonya’nın yanı sıra Çek Cumhuriyeti de kendi güvenliğini AB ordusunda değil, NATO çatısı altında ABD’nin de içinde bulunduğu dengeler de arıyor.

7- ABD’nin Guam Adası’na götürdüğü peşmergeler eğitildikten sonra Macaristan’daki ABD üssüne getirildi. Burada yeni bir ikmalden sonra Irak’a taşındı. Macaristan üssü elbette salt peşmergeleri barındırmayacak.

8- Romanya ve Bulgaristan yönetimi ile ABD arasındaki ilişkiler giderek sıkılaşıyor. Bulgaristan yöneticilerinin ABD ziyaretlerinin ardı arkası kesilmiyor. Biri gidiyor biri geliyor. Son olarak Bulgaristan’da ve Romanya’da bizdeki İncirlik benzeri bir üs için anlaşma imzalandı.

9- Son dört şıkkı birleştirdiğimizde ABD’nin Rusya ile AB arasında da iki ucu dikenli bir yay çizdiği ortaya çıkıyor. Yine haritaya bakıp benzetme yapmak gerekirse, ABD’nin gövdesini Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgeye yerleştirip sol elini Bulgaristan üzerinden Polonya ve Baltık Denizi’ne, sağl elini Hazar üzerinden Asya’nın öteki ucuna uzattığını görüyoruz.!

ABD bunu Avrupa Ordusu (AVOR) kurulmadan başarmak istiyor. AB’nin bugün için ABD’ye blok karşı çıkamayışının bir nedeni de askeri güç eksikliği!

10- İşte bu planın yaşama geçmesi için ABD’nin kendisini Ortadoğu’da çok rahat hissetmesi gerekiyor. Bu da gücünü tüm bölgeye kabul ettirmesine bağlı. Bugün için Irak ön plandaymış gibi görünse de bölgedeki temel sorun İsrail-Filistin gerginliği. Belki de herkesin sandığı gibi Irak’tan sonra sıra İran’a gelmez, bu soruna gelir!

11- Sıraladığımız maddeler son dönemde tartışılmakta olan öngörüleri ve ABD’nin hayallerini içeriyor.

Başarabilir mi?

Bunu başaracağı yönünde yoğun bir psikolojik savaş var. 20. yüzyıldaki buna benzer çabaların çoğu hüsranla bitti. ABD’nin bu planları ilerledikçe buna karşı çıkışın altyapısı da oluşacak.

 

 

 


'Fikrinize Ve Hayatınıza Yön Verecek Kitaplar.'