ABD’nin Dünya
Planı
Mustafa BALBAY /
21.03.2003/ CUMHURİYET
Sonunda atışma
dönemi bitti, atış başladı. ABD’nin Irak’a yönelik harekatında güncel
değerlendirmeler bir yana, bütün 21. yüzyılı kapsayacak ipuçları var.
Karşılıklı meydan
okumada Bush ve Saddam 1-1 berabere. Ancak Amerikan saldırısının teknolojik
boyutları dünyayı hangi felaketlere sürükler, bilinmez... Konunun güncel yanını
dalgalanmaya bırakalım, ABD’nin 21. yüzyıl planlarını sütuna yatıralım.
1- ABD yetkilileri
son dönemde Türkiye’den istediklerini alamayınca şu tür mesajlar veriyorlar:
- Sizi son kez
arıyoruz...
"Türkiye’yi gözden
çıkarıyoruz..."
- B planına geçtik!
Bunlarda elbette
belli ölçülerde doğruluk payı olabilir ama, temelde "psikolojik savaş kokuyor.
ABD, planladığı dünya mimarisinde Türkiye’yi Avrasya’nın lojistik üssü olarak
görüyor. Bu yüzden de Türkiye’den kolay kolay vazgeçemez.
ABD bir yandan,
Türkiye’ye sırtını döneceğini ima ediyor, bir yandan da Mardin’de 2-3 yıllığına
depolar kiralıyor. Fabrikalar kurmaya hazırlanıyor!
2- ABD, önümüzdeki
dönemin ekonomi devlerinden olduğu kabul edilen Çin ile Rusya’nın arasında uzun
bir hat oluşturmak istiyor. Bu hattın en batı ucu Türkiye ise en doğu ucu da
Moğolistan. Haritaya bakınca, İran, Afganistan ve Orta Asya cumhuriyetleri
ABD’nin yeni hareket sahası olarak görünüyor.
3- Orta Asya
cumhuriyetlerinin çoğu ABD ile ikili anlaşmalar imzaladı. Bunların yaşama
geçmesi, salt Rusya ile Çin’in arasına girmek değil, aynı zamanda Hazar
bölgesini kontrol etmek için de önemli. ABD’li petrol şirketlerinin Orta Asya’da
imzaladığı anlaşmalar 3-5 değil, 30-40 yıllık sürelere dayanıyor.
4- ABD’nin bu
adımları sürerken Çin’in eli armut toplamayacaktır. Kimi öngörülerdeki gibi 21.
yüzyılın soğuk savaşı Çin ile ABD arasında başlarsa şaşırmamak gerekir. Çin’in,
yıllık yüzde 10’un üzerinde kalkınma hızı beraberinde ABD’ye kalkışma hızına da
dönüşebilir!
Avrupa’yı kuşatan
hat
5- Doğu Avrupa’da
da ilginç şeyler oluyor. ABD’nin Almanya’da 70 bin kadar askeri var. Bu
birliklerin ve tesislerin başka bir ülkeye kaydırılacağı konuşuluyordu. Usul
usul yaşama da geçmeye başladı. Önümüzdeki yıllarda ABD’nin merkez Avrupa’daki
temel üssü Polonya olabilir.
6- AB açısından
artık Prag baharı değil, sonbaharı var. Polonya’nın yanı sıra Çek Cumhuriyeti de
kendi güvenliğini AB ordusunda değil, NATO çatısı altında ABD’nin de içinde
bulunduğu dengeler de arıyor.
7- ABD’nin Guam
Adası’na götürdüğü peşmergeler eğitildikten sonra Macaristan’daki ABD üssüne
getirildi. Burada yeni bir ikmalden sonra Irak’a taşındı. Macaristan üssü
elbette salt peşmergeleri barındırmayacak.
8- Romanya ve
Bulgaristan yönetimi ile ABD arasındaki ilişkiler giderek sıkılaşıyor.
Bulgaristan yöneticilerinin ABD ziyaretlerinin ardı arkası kesilmiyor. Biri
gidiyor biri geliyor. Son olarak Bulgaristan’da ve Romanya’da bizdeki İncirlik
benzeri bir üs için anlaşma imzalandı.
9- Son dört şıkkı
birleştirdiğimizde ABD’nin Rusya ile AB arasında da iki ucu dikenli bir yay
çizdiği ortaya çıkıyor. Yine haritaya bakıp benzetme yapmak gerekirse, ABD’nin
gövdesini Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgeye yerleştirip sol elini
Bulgaristan üzerinden Polonya ve Baltık Denizi’ne, sağl elini Hazar üzerinden
Asya’nın öteki ucuna uzattığını görüyoruz.!
ABD bunu Avrupa
Ordusu (AVOR) kurulmadan başarmak istiyor. AB’nin bugün için ABD’ye blok karşı
çıkamayışının bir nedeni de askeri güç eksikliği!
10- İşte bu planın
yaşama geçmesi için ABD’nin kendisini Ortadoğu’da çok rahat hissetmesi
gerekiyor. Bu da gücünü tüm bölgeye kabul ettirmesine bağlı. Bugün için Irak ön
plandaymış gibi görünse de bölgedeki temel sorun İsrail-Filistin gerginliği.
Belki de herkesin sandığı gibi Irak’tan sonra sıra İran’a gelmez, bu soruna
gelir!
11- Sıraladığımız
maddeler son dönemde tartışılmakta olan öngörüleri ve ABD’nin hayallerini
içeriyor.
Başarabilir mi?
Bunu başaracağı
yönünde yoğun bir psikolojik savaş var. 20. yüzyıldaki buna benzer çabaların
çoğu hüsranla bitti. ABD’nin bu planları ilerledikçe buna karşı çıkışın
altyapısı da oluşacak.