
Nazir’imiz,
Şairimiz Vefat Etti...
Cevat AKKANAT
Genç şair
arkadaşımız Nazir Akalın 12 Aralık 2002 günü, Ankara’da geçirdiği bir Tren
kazası sonucu vefat etti.
1964 yılında
Erzurum’da dünyaya gelen Nazir Akalın, ilk, orta ve yüksek öğrenimini Erzurum’da
tamamlamıştır. Yazı hayatına 1979 yılında başlamış olan şair, 1981 yılında
"Medrese-i Yusufiye"yle tanışma şerefine ulaşmıştır. 1983’te gazeteciliğe
girişen Akalın 1985 yılında yazdığı bir yazıdan ötürü hapis istemiyle
yargılanmıştır. Bir başka yazısından ötürü de 1986 yılında, devrin başbakanı
Turgut Özal tarafından mahkemeye verilmiştir. Aynı dönem içinde Erzurum ve
Horasan Belediye başkanlarının aleyhte davalarına maruz kalan Akalın, bütün bu
davalardan 1987’de ‘ak’lanmıştır. Aynı yıl, ulusal bir basın organı tarafından
(Yeni Gündem dergisi) "Doğu Anadolu Bölgesi’nde son iki yıl içerisinde hakkında
en çok dava açılan gazeteci" olarak kamuoyuna tanıtılmıştır.
Nazir Akalın, 1989
yılında Erzurum’da Milletin Sesi gazetesinin "Kültür-Sanat" ve 1990 yılında
Hürsöz gazetesinin "Sanat" sayfalarını hazırlamıştır. 1991’de ise bir grup
arkadaşıyla birlikte Karçiçeği dergisini çıkarmış ve derginin Genel Yayın
Yönetmenliğini yürütmüştür. 1992’de yayın hayatına başlayan Palandöken
dergisinin yayın kurulunda bulunan şair, 1993’de ise Anadolu Hakimiyet
gazetesinin "Kültür-Sanat" sayfasını idare etmiştir. 1997-1999 yılları arasında
Alaca’da 13 sayı çıkan Seviye dergisinin yayın kurulunda yer almıştır. Akalın,
1996’da Kırıkkale İl Gazetesi’nde, 1997’de Akit Gazetesi’nde, 1999’da ise
Sağduyu ve Gündüz gazetelerinde sanat, edebiyat ve tenkitle ilgili yazılar
yayımlamıştır. Bu arada, Karçiçeği dergisinin yayımına 2001 yılı içinde,
Kırıkkale ve Ankara’da arkadaşlarıyla birlikte tekrar başlayan Nazir Akalın,
vefatından önceki günlerde Ankara’da Meneviş Yayınları’nın editörlüğünü
yapmaktaydı. Nazir Akalın’ın edebî ürünlerinin yer aldığı diğer yayın organları
ise şöyle sıralanabilir: Akademik Bakış, Ayaz, Ayane, Bilıg, Bilge, Çınar,
Dergâh, Düşçınarı, Edebiyat Ortamı, Edebiyat Yaprağı, Endülüs, Genç Kardelen,
Gündönümü, Güneysu, Harman, Hazan, Hece, İkindi Yazıları, İkra, İlk Adım, İnsan
Saati, Ipek Dili, İslamî Edebiyat, Izdüşüm, Kafdağı, Kalem ve Onur, Karçiçeğı,
Kardelen, Kırağı, Kırkambar, Kilim, Küt, Kültür Dünyası, Kültür Edebiyat, Martı,
Mavera, Merdiven, Mina, Nizam-ı lem, Palandöken, Sessiz Gemi, Seviye, Su, Susku,
Şadırvan, Şardağı, Şark, Tepe Edebiyat, Tohum, Türk Edebiyatı, Türkiyat
Araştırmaları, Üçüncü Yeni, Vahdet, Varide, Yalnız Ardıç, Yeni Sıla ve Yenişehir
Sanat...
Yüksek tahsilini
Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde tamamlamış olan Akalın,
birisi, 1991-94 yılları arasında aynı üniversitenin Sosyal Bilimler
Enstitüsü’nün Doğu Dilleri ve Edebiyatları programında, diğeri ise 1994-97
yılları arasında Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün Yeni Türk
Edebiyatı programında olmak üzere iki Yüksek Lisans yapmıştır.
Kırıkkale
Üniversitesi’nde Araştırma Görevlisi olarak dört yıl çalışan şair, 1998 yılı
sonlarında, Doktora öğrenimine devam etmesine rağmen, Kırıkkale Üniversitesi
Rektörlüğü tarafından elemana ihtiyaç olmadığı sözde gerekçesi ile işinden
uzaklaştırılmıştır. Şair, bu uzaklaştırma süreci içerisinde, sözkonusu
üniversitenin yetkilileri tarafından, yazdığı yazı ve şiirlerin, bunları
yayınladığı dergi, gazete ve kitapların ‘hesap’ olarak önüne sürüldüğünü çeşitli
defalar dile getirmiştir.
Gerek Üniversite’de
çalıştığı, gerekse işinden uzaklaştırıldığı yıllarda Nazir Akalın ile aynı
şehirde bulunmaktaydık ve acı tatlı pek çok zamanı paylaştık. Bunların yeri bu
yazı olmadığı için geçiyorum.
Nazir Akalın, bu
sıkıntılı döneminde askerliğini ifa etmiş, fakat kendisine ‘sakıncalı piyade’lik
reva görülmüştür. Bu arada, gerek askerlik öncesi, gerekse askerlik sonrası
işsizlik dönemlerinde Kırıkkale, Ankara ve İstanbul gibi şehirlerde değişik iş
arama girişimlerinde bulunmuş, fakat başta, yukarıda adı anılan bazı muhafazakar
basın yayın kuruluşları ve pek çok muhafazakar yayınevi tarafından ‘soğuk’ ve
ilgisiz davranılmıştır. Öyle ki, yukarıda anılan gazetelere yazdığı yazıların
telif hakları dahi ödenmemiştir. Bu arada, askerlik sonrası döneminde
Mazlumder’in Ankara şubesinde bir süre çalışmıştır. Akalın, maddi bakımdan
yaşadığı bu yoğun olumsuzlukları serbestçe yaptığı dizgi-tashih işleri ile
bertaraf etmeye çalışmış, bu arada, Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü’nde Türk Halk Edebiyatı programındaki Doktora öğrenimini de
sürdürmüştür. Vefat ettiği günlerde, şairimizin bu öğrenimimi tez aşamasında
devam etmekteydi.
Türkiye Yazarlar
Birliği’nin de üyesi olan Nazir Akalın evliydi ve biri kız, biri (vefat
ettiğinde 3 haftalık olan) oğlan, iki çocuk babasıydı.
Genç yaşta ebedî
aleme göç eden Nazir Akalın bilgi ve beceri bakımından yüksek nitelikte bir
insandı. İyi derecede Farsça ve kitabî olarak Arapça, Almanca ve İngilizce
hakimiyeti bulunmaktaydı. Bu yabancı dil vukufiyeti onun edebî çalışmalarına da
olumlu olarak yansımış ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmi, Hâfiz-ı Şirâzi, Sa’dî-yi
Şirâzi, Muhammed İkbâl, Ebû’l-Kasım Halet, Bertolt Brecht, Friedrich Hölderlin
ve Friedrich Wilhelm Nietzsche gibi isimlerde tercümeler yapmıştır. Bunların
çoğu değişik dergilerde yayımlanmıştır.
Son dönemlerin
gözde uğraşlarından olan bilgisayarcılığa gerek yazılım, gerekse donanım
bakımından üst derecede vakıftı. Örneğin, "Access veri tabanı programında
kullanımı son derece kolay ve pratik mükemmel bir Kütüphane Veri Tabanı
tasarlayıp geliştirmiş" olup, bu program bir sivil toplum kuruluşunda başarı
ile kullanılmıştır.
İki üniversitede
Yüksek Lisans bitiren Nazir Akalın’ın bu çalışmalarının başlıkları şöyledir:
1. Nizami-yi
Gencevi’nin Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri ve Leyli u Mecnün Mesnevisinin
Tahkiye Unsurları Açısından Tahlili, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü, Erzurum, 1994.
2. Namık Kemal’in
Edebi Tenkitleri ve Dayanakları, Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü, Kırıkkale, 1997.
Vefatı sebebiyle
bitiremediği Doktora Tez Konusu ise Ebâ Müslim Horasani Destanı’nda Tarihi,
Dini ve Efsanevi Unsurlar başlığını taşımaktaydı.
Nazir Akalın’ın
Gerilla Türküleri (İhtar Yay., Erzurum 1993, 80 s.) ve Kanayan Simya (Beyan
Yay., İstanbul, 1998, 104 s.) isimli yayımlanmış iki şiir kitabı bulunmaktaydı.
Bu kitaplarındaki bazı şiirleri Hasan Enes tarafından bestelenmiş ve kasete
okunmuştu.
Bu arada, vefat
ettiği günlerde ise iki kitabı basılmak üzere yayınevlerine verilmişti. Şu
günlerde piyasaya çıkması gereken bu kitapların adları Edebiyat Yazıları
(Meneviş Yay.) ve Sâdullah Paşa Yâhûd Mezardan Nidâ, (Mehmed Galib Bey’in
kitabını, inceleme, açıklama, notlandırma, sözlük ve diziniyle yayına hazırlama,
Dergah Yay.)...
Merhum Nazir
Akalın’ın edebî çalışmaları bu kadarla da sınırlı değildi. Vefatından önce bir
iş müracaatı için yazdığı otobiyografisinde bildirdiği şu projeleri de burada
anılmalıdır:
1) 1998 yılından
beri hazırlamakta olduğu Osmanlı Şiiri Antolojisi. [Akalın projesini şu
cümleleriyle anlatıyordu: "Projede başlangıcından itibaren, dönemlerin
özellikleriyle birlikte her şairin hayatı, edebi kişiliği, eserleri, haklarında
ulaşıldığı kadarıyla kaynak tenkidine dayalı geniş bir bibliyografya; her
şairden 25 gazel + divan şiirinin şekil ve tür özelliklerini de yansıtabilecek
biçimde o şairin en meşhur şiirleri (kaside, murabba, terkib-i bent, terci-i
bent vs.) yer almaktadır. Şu ana kadar 270 şair hakkında veri toplamış ve
bilgisayara işlemiş bulunmaktayım."]
2) Tanzimat Dönemi
Türk Edebiyatının önemli simalarından Sâdullah Paşa hakkında bitme aşamasına
gelmiş olan geniş bir monografi...
3) 34. Osmanlı
Padişahı Sultan Abdülaziz hakkında büyük bir bölümü tamamlanmış bir monografi...
4) Divan Şairi
Fuzuli hakkında bir yayına hazır hale getirilmiş bir monografi...
Nazir Akalın,
kendisine ait bu yoğun kültür, sanat ve edebiyat çalışmasının yanısıra,
çevresindeki pek çok kültür, sanat ve bilim adamı için de önemli gayretler
sarfetmiştir. Öyle ki, üniversiteyle ilişkisinin kesildiği dönemden sonra bile,
pek çok akademisyen onunla çalışma ihtiyacını hissetmiş ve değişik tarzlarda
onun engin bilgisinden faydalanmıştır. Bu faydalananlar arasında kendimi de
saymaktan mutluluk duyarım. Zira, hazırladığım Gelenek ve İkinci Yeni Şiiri
başlıklı çalışmam sırasında başta moral olmak üzere, kendisinden oldukça fayda
gördüğümü belirtmeliyim. Öyle sanıyorum ki, Nazir Akalın’ın kendilerine yönelik
katkılarından övünçle söz edeceklerdir...
Nazir Akalın,
gelecekten umutluydu. Birgün mutlaka üniversiteye tekrar döneceği umudunu
taşıyordu. Aynı umut, ölümünden beş gün önce bana açtığı telefonda da
yankılanıyordu. Çünkü, Ankara’da kurulan bir yayınevi için, bir dizi deneme
kitabı hazırlığı içinde olduğunu, benden de bir kitap istediğini bildiriyordu.
Kendisini TYB’in kültürel etkinlikleri için Bursa’ya davet edeceğimi
söylediğimde ise, istediğim zaman, hemen gelebileceğini söylüyordu. Aynı
görüşmemizde, yeni dünyaya gelen oğlu Ömer Faruk’un müjdesini verirken ise, sesi
coşkun bir çağlayan hâli alıyordu...
Nazir Akalın, 12
Aralık 2002 Perşembe akşamı, bir tren kazasında ‘ihtilal şehri’ dediği Ankara’da
vefat etti. Rabbim rahmet eylesin.
ŞİİRİNDEN BİR
ÖRNEK:
Nazir AKALIN
SIZI
bir revolver
astılar
bembeyaz duvarlara
bir şey gelmeyince
elimden
kan süzdüm
kovanından
damarlarımı afgan
yaptı
lübnan yaptı
filistin yaptı
kuruyan yüreğime
akşam sabah
kan süzdüğüm kovan
kurşunlar cirit
attılar
mazlum kan
denizinde
düştüm fırat’a
yüzdüm geceler boyu
can attım nil’e
ulaşmak için o
kavga rıhtımına
çocukların gözyaşı
bulaşmıştı
damarlarıma
(Gerilla Türküleri,
s. 65)