Yıl 22  Sayı 289 Ocak 2003
Bu Sayıda
 

Nazir’imiz,

Şairimiz Vefat Etti...

 

 

Cevat AKKANAT

 

 

Genç şair arkadaşımız Nazir Akalın 12 Aralık 2002 günü, Ankara’da geçirdiği bir Tren kazası sonucu vefat etti.

1964 yılında Erzurum’da dünyaya gelen Nazir Akalın, ilk, orta ve yüksek öğrenimini Erzurum’da tamamlamıştır. Yazı hayatına 1979 yılında başlamış olan şair, 1981 yılında "Medrese-i Yusufiye"yle tanışma şerefine ulaşmıştır. 1983’te gazeteciliğe girişen Akalın 1985 yılında yazdığı bir yazıdan ötürü hapis istemiyle yargılanmıştır. Bir başka yazısından ötürü de 1986 yılında, devrin başbakanı Turgut Özal tarafından mahkemeye verilmiştir. Aynı dönem içinde Erzurum ve Horasan Belediye başkanlarının aleyhte davalarına maruz kalan Akalın, bütün bu davalardan 1987’de ‘ak’lanmıştır. Aynı yıl, ulusal bir basın organı tarafından (Yeni Gündem dergisi) "Doğu Anadolu Bölgesi’nde son iki yıl içerisinde hakkında en çok dava açılan gazeteci" olarak kamuoyuna tanıtılmıştır.

Nazir Akalın, 1989 yılında Erzurum’da Milletin Sesi gazetesinin "Kültür-Sanat" ve 1990 yılında Hürsöz gazetesinin "Sanat" sayfalarını hazırlamıştır. 1991’de ise bir grup arkadaşıyla birlikte Karçiçeği dergisini çıkarmış ve derginin Genel Yayın Yönetmenliğini yürütmüştür. 1992’de yayın hayatına başlayan Palandöken dergisinin yayın kurulunda bulunan şair, 1993’de ise Anadolu Hakimiyet gazetesinin "Kültür-Sanat" sayfasını idare etmiştir. 1997-1999 yılları arasında Alaca’da  13 sayı çıkan Seviye dergisinin yayın kurulunda yer almıştır. Akalın, 1996’da Kırıkkale İl Gazetesi’nde, 1997’de Akit Gazetesi’nde, 1999’da ise Sağduyu ve Gündüz gazetelerinde sanat, edebiyat ve tenkitle ilgili yazılar yayımlamıştır. Bu arada, Karçiçeği dergisinin yayımına 2001 yılı içinde, Kırıkkale ve Ankara’da arkadaşlarıyla birlikte tekrar başlayan Nazir Akalın, vefatından önceki günlerde Ankara’da Meneviş Yayınları’nın editörlüğünü yapmaktaydı.  Nazir Akalın’ın edebî ürünlerinin yer aldığı diğer yayın organları ise şöyle sıralanabilir: Akademik Bakış, Ayaz, Ayane, Bilıg, Bilge, Çınar, Dergâh, Düşçınarı, Edebiyat Ortamı, Edebiyat Yaprağı, Endülüs, Genç Kardelen, Gündönümü, Güneysu, Harman, Hazan, Hece, İkindi Yazıları, İkra, İlk Adım, İnsan Saati, Ipek Dili, İslamî Edebiyat, Izdüşüm, Kafdağı, Kalem ve Onur, Karçiçeğı, Kardelen, Kırağı, Kırkambar, Kilim, Küt, Kültür Dünyası, Kültür Edebiyat, Martı, Mavera, Merdiven, Mina, Nizam-ı lem, Palandöken, Sessiz Gemi, Seviye, Su, Susku, Şadırvan, Şardağı, Şark, Tepe Edebiyat, Tohum, Türk Edebiyatı, Türkiyat Araştırmaları, Üçüncü Yeni, Vahdet, Varide, Yalnız Ardıç, Yeni Sıla ve Yenişehir Sanat...

Yüksek tahsilini Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde tamamlamış olan Akalın, birisi, 1991-94 yılları arasında aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün Doğu Dilleri ve Edebiyatları programında, diğeri ise 1994-97 yılları arasında Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün Yeni Türk Edebiyatı programında olmak üzere iki Yüksek Lisans yapmıştır.

Kırıkkale Üniversitesi’nde Araştırma Görevlisi olarak dört yıl çalışan şair, 1998 yılı sonlarında, Doktora öğrenimine devam etmesine rağmen, Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğü tarafından elemana ihtiyaç olmadığı sözde gerekçesi ile işinden uzaklaştırılmıştır. Şair,  bu uzaklaştırma süreci içerisinde, sözkonusu üniversitenin yetkilileri tarafından, yazdığı yazı ve şiirlerin, bunları yayınladığı dergi, gazete ve kitapların ‘hesap’ olarak önüne sürüldüğünü çeşitli defalar dile getirmiştir.

Gerek Üniversite’de çalıştığı, gerekse işinden uzaklaştırıldığı yıllarda Nazir Akalın ile aynı şehirde bulunmaktaydık ve acı tatlı pek çok zamanı paylaştık. Bunların yeri bu yazı olmadığı için geçiyorum.

Nazir Akalın, bu sıkıntılı döneminde askerliğini ifa etmiş, fakat kendisine ‘sakıncalı piyade’lik reva görülmüştür. Bu arada, gerek askerlik öncesi, gerekse askerlik sonrası işsizlik dönemlerinde Kırıkkale, Ankara ve İstanbul gibi şehirlerde değişik iş arama girişimlerinde bulunmuş, fakat başta, yukarıda adı anılan bazı muhafazakar basın yayın kuruluşları ve pek çok muhafazakar yayınevi tarafından ‘soğuk’ ve ilgisiz davranılmıştır. Öyle ki, yukarıda anılan gazetelere yazdığı yazıların telif hakları dahi ödenmemiştir. Bu arada, askerlik sonrası döneminde Mazlumder’in Ankara şubesinde bir süre çalışmıştır. Akalın, maddi bakımdan yaşadığı bu yoğun olumsuzlukları serbestçe yaptığı dizgi-tashih işleri ile bertaraf  etmeye çalışmış, bu arada, Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Türk Halk Edebiyatı programındaki Doktora öğrenimini de sürdürmüştür. Vefat ettiği günlerde, şairimizin bu öğrenimimi tez aşamasında devam etmekteydi.

Türkiye Yazarlar Birliği’nin de üyesi olan Nazir Akalın evliydi ve biri kız, biri (vefat ettiğinde 3 haftalık olan) oğlan,  iki çocuk babasıydı.

Genç yaşta ebedî aleme göç eden Nazir Akalın bilgi ve beceri bakımından yüksek nitelikte bir insandı. İyi derecede Farsça ve kitabî olarak Arapça, Almanca ve İngilizce hakimiyeti bulunmaktaydı. Bu yabancı dil vukufiyeti onun edebî çalışmalarına da olumlu olarak yansımış ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmi, Hâfiz-ı Şirâzi, Sa’dî-yi Şirâzi, Muhammed İkbâl, Ebû’l-Kasım Halet, Bertolt Brecht, Friedrich Hölderlin ve Friedrich Wilhelm Nietzsche gibi isimlerde tercümeler yapmıştır. Bunların çoğu değişik dergilerde yayımlanmıştır.

Son dönemlerin gözde uğraşlarından olan bilgisayarcılığa  gerek yazılım, gerekse donanım bakımından üst derecede vakıftı. Örneğin, "Access veri tabanı programında kullanımı son derece kolay ve pratik mükemmel bir Kütüphane Veri Tabanı tasarlayıp geliştirmiş" olup, bu program bir sivil toplum kuruluşunda başarı ile  kullanılmıştır.

İki üniversitede Yüksek Lisans bitiren Nazir Akalın’ın bu çalışmalarının başlıkları şöyledir:

1. Nizami-yi Gencevi’nin Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri ve Leyli u Mecnün Mesnevisinin Tahkiye Unsurları Açısından Tahlili, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Erzurum, 1994.

2. Namık Kemal’in Edebi Tenkitleri ve Dayanakları, Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kırıkkale, 1997.

Vefatı sebebiyle bitiremediği Doktora Tez Konusu ise  Ebâ Müslim Horasani Destanı’nda Tarihi, Dini ve Efsanevi Unsurlar başlığını taşımaktaydı.

Nazir Akalın’ın  Gerilla Türküleri (İhtar Yay., Erzurum 1993, 80 s.) ve Kanayan Simya (Beyan Yay., İstanbul, 1998, 104 s.) isimli yayımlanmış iki şiir kitabı bulunmaktaydı. Bu kitaplarındaki bazı şiirleri Hasan Enes tarafından bestelenmiş ve kasete okunmuştu.

Bu arada, vefat ettiği günlerde ise iki kitabı basılmak üzere yayınevlerine verilmişti. Şu günlerde piyasaya çıkması gereken bu kitapların adları  Edebiyat Yazıları (Meneviş Yay.) ve  Sâdullah Paşa Yâhûd Mezardan Nidâ, (Mehmed Galib Bey’in kitabını, inceleme, açıklama, notlandırma, sözlük ve diziniyle yayına hazırlama, Dergah Yay.)...

Merhum Nazir Akalın’ın edebî çalışmaları bu kadarla da sınırlı değildi. Vefatından önce bir iş müracaatı için yazdığı otobiyografisinde bildirdiği şu projeleri de burada anılmalıdır:

1) 1998 yılından beri hazırlamakta olduğu Osmanlı Şiiri Antolojisi. [Akalın projesini şu cümleleriyle anlatıyordu: "Projede başlangıcından itibaren, dönemlerin özellikleriyle birlikte her şairin hayatı, edebi kişiliği, eserleri, haklarında ulaşıldığı kadarıyla kaynak tenkidine dayalı geniş bir bibliyografya; her şairden 25 gazel + divan şiirinin şekil ve tür özelliklerini de yansıtabilecek biçimde o şairin en meşhur şiirleri (kaside, murabba, terkib-i bent, terci-i bent vs.) yer almaktadır. Şu ana kadar 270 şair hakkında veri toplamış ve bilgisayara işlemiş bulunmaktayım."]

2) Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatının önemli simalarından Sâdullah Paşa hakkında bitme aşamasına gelmiş olan geniş bir monografi...

3) 34. Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz hakkında büyük bir bölümü tamamlanmış bir monografi...

4) Divan Şairi Fuzuli hakkında bir yayına hazır hale getirilmiş bir monografi...

Nazir Akalın, kendisine ait bu yoğun kültür, sanat ve edebiyat çalışmasının yanısıra, çevresindeki pek çok kültür, sanat ve bilim adamı  için de önemli gayretler sarfetmiştir. Öyle ki, üniversiteyle ilişkisinin kesildiği dönemden sonra bile, pek çok akademisyen onunla çalışma ihtiyacını hissetmiş ve değişik tarzlarda onun engin bilgisinden faydalanmıştır. Bu faydalananlar arasında kendimi de saymaktan mutluluk duyarım. Zira, hazırladığım Gelenek ve İkinci Yeni Şiiri başlıklı çalışmam sırasında başta moral olmak üzere, kendisinden oldukça fayda gördüğümü belirtmeliyim. Öyle sanıyorum ki, Nazir Akalın’ın kendilerine yönelik katkılarından övünçle söz edeceklerdir...

Nazir Akalın, gelecekten umutluydu. Birgün mutlaka üniversiteye tekrar döneceği umudunu taşıyordu. Aynı umut, ölümünden beş gün önce bana açtığı telefonda da yankılanıyordu. Çünkü, Ankara’da kurulan bir yayınevi için, bir dizi deneme kitabı hazırlığı içinde olduğunu, benden de bir kitap istediğini bildiriyordu. Kendisini TYB’in kültürel etkinlikleri için Bursa’ya davet edeceğimi söylediğimde ise, istediğim zaman, hemen gelebileceğini söylüyordu. Aynı görüşmemizde, yeni dünyaya gelen oğlu Ömer Faruk’un müjdesini verirken ise, sesi coşkun bir çağlayan hâli alıyordu...

Nazir Akalın, 12 Aralık 2002 Perşembe akşamı, bir tren kazasında ‘ihtilal şehri’ dediği Ankara’da vefat etti. Rabbim rahmet eylesin.

ŞİİRİNDEN BİR ÖRNEK:

Nazir AKALIN

SIZI

 

bir revolver astılar

bembeyaz duvarlara

bir şey gelmeyince elimden

kan süzdüm kovanından

 

damarlarımı afgan yaptı

lübnan yaptı filistin yaptı

kuruyan yüreğime akşam sabah

kan süzdüğüm kovan

 

kurşunlar cirit attılar

mazlum kan denizinde

düştüm fırat’a

yüzdüm geceler boyu

 

can attım nil’e

ulaşmak için o kavga rıhtımına

çocukların gözyaşı bulaşmıştı

damarlarıma

 

(Gerilla Türküleri, s. 65)

 

 

 
 

 


'Fikrinize Ve Hayatınıza Yön Verecek Kitaplar.'