Şair Alaeddin
Özdenören Hakk’a Yürüdü
Cevat AKKANAT
Bir süre Bursa
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümü'nde tedavi gördükten sonra,
taburcu olan ve ikamet ettiği Balıkesir'e dönen şair Alaeddin Özdenören
26.06.2003, Perşembe akşamı Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur. Rahmetli şairin
cenazesi 27 Haziran 2003 günü Cuma namazını müteakip Balıkesir Bahçelievler
Camii'nden kaldırılarak Başçeşme Mezarlığı’na defnedilmiştir.
Edebiyatımızın önde
gelen hikayecilerinden Rasim Özdenören'in ikizi olarak 20 Mayıs 1940'ta
Kahramanmaraş'ta dünyaya gelen Alâeddin Özdenören ilk ve orta öğrenimini Maraş,
Tunceli, Malatya ve İstanbul'da tamamlamıştır. İstanbul Üniversitesi Edebiyat
Fakültesi Felsefe Bölümü'nü 1966'da bitiren Özdenören, İstanbul, Maraş, Çorum,
Mersin ve Ankara'da çeşitli okullarda öğretmen olarak görev yapmıştır. 1991
yılında Kültür Bakanlığı Müşavirliği'ne atanan Özdenören bu görevindeyken emekli
olmuştur. Şair, emekliliğinden sonra Balıkesir'e yerleşmişti.
Lise yıllarında
ikiz kardeşi Rasim Özdenören, Cahit Zarifoğlu ve Erdem Bayazıt ile Maraş'ta
çıkardıkları Hamle dergisi ile mahalli gazeteler için hazırladıkları edebiyat
sayfalarında edebiyata başlayan Alâeddin Özdenören daha sonraları Yeni İstiklal,
Diriliş ve Edebiyat dergileri ile, 1976'da kurucuları arasında yer aldığı Mavera
dergisinde yazmaya devam etmiştir. Özdenören, son yıllarda ise Edebiyat Ortamı,
Yedi İklim, Hece, Ay Vakti, Ünlem, Yansıma gibi dergilerde görünmüştür. Şair,
kimi zaman kendi adıyla, kimi zaman da Bilal Davut müstearıyla Yeni Devir, Milli
Gazete, Zaman, Tutanak ve Sağduyu gazetelerinde de fikrî ve kültürel yazılar
kaleme almıştır.
Özdenören'in
şiirlerine hüzün, ayrılık, ölüm, keder gibi duygular hakimdir. Bu duygular, ince
bir lirizm ile sağlam bir şiirsel yapı oluşturur. Daha çok şairlik yönüyle
tanıdığımız Alâeddin Özdenören'in deneme, inceleme, hatıra ve deneme alanlarında
da eserleri vardır. Bu eserleri şu şekilde sıralayabiliriz:
ŞİİR: Güneş
Donanması (1974), Yalnızlık Gide Gide (1996), Şiirler/ Bütün Şiirleri: 1975-1999
(1999), Bütün Şiirler (2002)
DENEME: İnsan ve
İslâm (1982), Batılılaşma Üzerine (1983), devlet ve insan (1986), Yakın Çağ Batı
Dünyası ve Türkiye'ye Yansımaları (1986)
İNCELEME: Şiirin
Geçitleri (1996).
HATIRA:
Unutulmuşluklar (1999).
Siz değerli
okurlarımıza Alâeddin ÖZDENÖREN’in Bilâl DAVUT müsterarıyla yayımladığı bir
şiirini takdim ediyoruz:
AFGANİSTAN
SAVAŞIMIZ
Afgan dağlarında
savaş var
Bu savaş benzemez
başka savaşlara
Allahım bu savaşta
inanç var.
Bu savaşta senin
yolunda
Dağınık saçlar
tozlu ayaklar var.
Afgan dağlarına
yağan kar
Duamız ol
Sıcak tut
kardeşlerimizi
Bilirsin onlar
Fakir sabahlara
uyanırlar.
Afgan dağlarında
esen rüzgar
Gün olur herşey
durulur
Kalplere yalnız
Allahın zinciri
vurulur
Sen de erit
dualarımızı içinde
Sıcak tut savaşan
kardeşlerimizi
Afgan dağlarında
akan ırmak
Dualarımızı içine
almaktasın
Çok garip bir
diyarda akmaktasın
Düşüp kalkarak
Başını taştan taşa
çarparak
Allahı anmaktasın.
Afgan dağlarında
çarpışan çocuk
Şüphesiz Allahadır
bu yolculuk
Yüzüne gözüne
batıyor dikenler
Çıkarsın onları
melekler.
Afgan diyarında
evler ekinler ağıllar
Gitti gider
Bir ben kalırım
öyle darmadağın
Başım karanlıklara
değer.
(Yeni Devir
Gazetesi, 19 Aralık 1979, Bilal DAVUT müsterarıyla.)
Cahit
Zarifoğlu’ndan ...
STAD
Çoğu alabildiğine
koşuyordu yönlere
Ve doğu yoktu ve
batı yoktu
Ve güney ve kuzey
yoktu
Belki varırız
diyorlardı oysa
'nereden' 'nereye'
de yoktu
(kadınlar hamile
kadınlar asla
çocuklar için
kavranır mutluluklar dolu
köşeler ağaçlar
izinler)
Stadîler var mı yok
mu bilemedikleri çoğalmayan
bitmeyen pürüzsüz
gölgesiz
ve beşerin
tanımadığı bir idrakle
Apaçık ve kesin
Biliyorlardı.
bilmemek elde değil
uyumadan asla
uyuyamadan
zira beyinlerinin
içine bildiriliyordu
etlerinin acıyı
duyabileceği ve bu mutlaktı
evet sokakta
günübirlik bir anda
ağrıyı duyabilirlik
ve kaçamamazlık ondan
duyuyordu
karşılarında içlerinde her şeylerinde
ve azap
yaklaşıyordu onlara
ve hiçbir şey karşı
durmuyordu buna
Şehvet ve erkeğin
çekip unutturması
Şehvet ve kadının
unutturması
Ne ölüm korkusu
Ne de 'inandık'
demek o anda
şiirler - beyan
yay. - 4. baskı