|

Keşke Şöyle Bir Fırlatabilseydik
Umur TALU /
30.07.2004 / SABAH
Biz
Amerikalılar bazen yanlış yapıyoruz. Herkes için iyi olanı bildiğimizi
varsayıyoruz. Ve ekonomik gücümüzü, herkesi istediğimiz biçimde yaşamaya
zorlamak için kullanıyoruz."
Doğru söze ne denir!
Bir de "askeri gücümüzü de" deseydi, tastamam olacaktı.
Bu sözlerin sahibi ABD'nin Başkan Yardımcısı Dick Cheney.
Hani, "terörizme destek verenler" diyerek, oraya buraya ambargolar
koyan, müdahaleler eden ABD.
Hani, şimdi Türkiye'nin İran'la geliştirmek istediği ticaret ve enerji
işbirliğine, oralardan, buralardaki temsilcileri ve "içimizdeki Bushlar"
marifetiyle posta koyan ABD yönetimi.
***
Yukarıdaki "çok doğru sözler" ona ait, ama Başkan Yardımcısı sıfatıyla
değil.
Baba Bush dönemindeki Savunma Bakanlığı ile şimdiki görevi arasında,
başında bulunduğu
"Halliburton" şirketinin milyarlarca dolarlık çıkarları için oradan
oraya koştururken sarf ettiği sözler.
Ambargo ve yasaklara rağmen, el altından Libya ve İran, sonra da Irak'la
iş bitiren Halliburton'ın bir numarası olarak, ABD Kongresi'nden İran'a
yaptırımların gevşetilmesini istediği yıllar.
Şirketinin, Libya'ya nükleer teknoloji açısından da yararlı araç
gereçleri sattığı...
Tahran'da bir gökdelende maskeli bir şekilde üstlenerek iş yaptığı...
Irak'ın tahrip olmuş petrol tesislerini onarmak için milyarlarca
dolarlık iş bağladığı yıllar.
Başkan Yardımcısı'nın, o tarihte büyük şirket yöneticisi sıfatıyla,
zulaya 10 milyon dolar değerinde hisse attığı yıllar.
Yani, eski bir numarası, şimdi Başkan Yardımcısı olarak ülkeler işgal
ettirirken, Halliburton'ın Irak'ta 8 milyar dolarlık ihale ve iş
kaptığı, ABD ordusuna bile pahalı yakıt kakaladığı şu günler değil.
***
Bu yüzsüzlük hikayesini, "çifte standart" diye adlandırmak mümkün.
Lakin, çok hafif kalır. Çünkü, bu "standart"tır. Kendi ileri, medeni,
varlıklı, güçlü konumlarını ve... "Demokratik, meşru" görünümlerini,
geri, cahil, barbar, despotik, yoksul saydıkları halkların, ülkelerin
üstünde iflah olmaz bir ihtiras ve açgözlülükle dayatan yeni barbarların
standardıdır bu.
Gelişmiş, sözde serbest piyasacı, sözde insan haklarına titiz
muhterislerin, yağmada hiçbir ilke gözetmediklerine...
Ama sizin karşınıza ikide bir, tehditle dikilebildiklerine dair bir
standarttır.
Halkların, ülkelerin, devletlerin, onların iradesi ve onların çıkarları
dışında nefes alma arzularına karşı öfkenin, kinin, doymak bilmez
iştahın saldırı standardıdır.
Bu yüzden, bizim gibi ülkelerde de, insanların, toplumun üstüne aynı
iştahla çullanmış olanlar nezdinde, "hayat standardı" açısından
benzerken, onların ileri ideolojik veya ekonomik karakolu haline
gelmişlerde "müttefikleri"ni bulurlar.
Bu müttefikler, önünüze durmadan, "öteki halklar"ın geriliğini,
vahşiliğini koyar...
Medeni dostlarının, ustalarının, barbarlıklarına, yamyamlıklarına,
azgınlıklarına, tahribatına ve yağmasına ilişkin tek kelime etmezler.
***
Keşke...
ABD, "İran'la şunu yapın, şunu yapmayın" diye resmi ve gayrı resmi
ağzını her açtığında...
Cheney ve benzerlerinin dosyasını masaya fırlatabilen bir diplomasimiz
de olabilseydi!
Kimimizin içinden geldiği gibi suratlarına değil, diplomasi inceliğiyle,
sadece masaya!
|
 |
|