Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sayı 308 | Ağustos  2004

                   

 

 


LEYLA ŞAHİN DAVASI VE BAŞÖRTÜSÜ MESELESİNİN ÖZÜ

Başörtüsü mağduru olduğu gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuran Leyla Şahin’in davasının reddedilmesi, önemli çıkarımlarda bulunmayı gerektirecek boyutları nedeniyle, bazı hususların altını yeniden çizmemize imkan veriyor. Defaatle ifade ettiğimiz gibi, bu tür davaların asli yanlışlığı, hem hak arama mercininin seçimiyle hem de hak aranırken kullanılan üslup ile ilişkilidir. Bir Müslümanın, İslami bir meseleyi, tamamen gayr-i İslami gerekçelerle hüküm veren bir makama (mahkemeye) götürmesi ve oradan çıkacak kararı onaylayacağını ilan etmesi asla kabul edilemez. İkincisi, AİHM’e yapılan başvurularda İslami bir söylem kullanılmamakta, bilakis mahkemenin olumlu yönde karar alması için, mahkemeyi meşrulaştıracak temeller çerçevesinde tayin edilen bir üslup tercih edilmektedir ki, bu da başlıbaşına büyük bir yanlıştır ve yer yer ‘itikadi’ sorunlar doğurabilecek bir hüviyet arz etmektedir. Her iki yaklaşımın da İslam’dan onay alması mümkün değildir ve bizim için asıl burası önemlidir.
Bunun ötesinde de bazı iddialar vardır ve bunlar da esas itibarıyla değer taşımamaktadır. Örneğin AİHM’in aldığı kararın bir ‘çifte standart’ olduğu yönündeki tez, hepten yanlıştır. Çünkü, Mahkeme, hikmet-i vücudu olan kurallar çerçevesinde hüküm verme noktasında kınanamaz. Yani o mahkeme, doğası gereği, o şekilde karar verir. Burada garip olan, öyle karar vereceği belli olan mahkemeye, hikmet-i vücudu hilafına karar vermek için başvuranların tutumudur. Yani basit ‘çıkar’ hesaplarıyla hareket edenlerdir asıl kınanması gerekenler. Bu yaklaşım, tıpkı artık olağanlaşan eylemlerden birine katılıp da mahkemeye çıkan o ‘anlı şanlı’ mücahitlerin, hakim huzurunda, insan haklarından, özgürlüklerden vs. bahsederek paçayı sıyırma mantıklarıyla örtüşmektedir. Ya da bunun, sokakta cengaverlik taslayıp, içeri düşünce, "vallahi billahi öyle demedim; bir daha söylersem iki olsun"! diyerek yakayı sıyırmaya çalışanların yaptıklarından bir farkı yoktur.
Ayrıca hukuk dilinde ‘hakim içtihadı’ denilen bir kavram dahi vardır ki, bir takım kuralların dışına çıkmamak kaydıyla, hakimler bazen daha önce benzeri konularda verdikleri hükmün dışına çıkabilirler. Bu kavramın meşru addedilmesinin temel gerekçesi, hakimlerin varlık nedenlerinin kabulüdür. Eğer o makamın meşruiyeti kabul ediliyorsa, teamüller gereğince, kimi konularda verebilecekleri içtihadi hükümlere de itiraz edilmemesi gerekir. Başörtüsü mağduru olduğu gerekçesiyle AİHM’ye başvuranların, buradaki ‘inceliğe’ de dikkat etmesi gerekir.
Bütün bunların dışında, mahkemelerin, bir siyasal düzendeki kimi ‘hassasiyetleri’ gözetmiş oldukları gerçeğine de gözlerimizi kapatmamamız gerekir. Her ne kadar, Batılı hukuk literatüründe ‘yargının bağımsızlığı’ denilen bir kavram var ise de, bunun, her alanda işlemediği bilinir. Özellikle ‘ülke çıkarı’, ‘kamu güvenliği’ vs. gibi konularda genellikle ‘yürütme’nin istediği yönde kararlar alındığı ise zaten isbata ihtiyaç duymayacak bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Şu halde AİHM’nin de, hem AB’nin hem de Türkiye’nin kimi ‘çıkarları’nı gözeterek, bir ‘hukuki’ karar almasında dahi, aslında şaşacak fazla bir şey yoktur.
Belki şaşılacak tek şey varsa, o da, Allah’tan başka ilah olmadığı gerçeğini dillendirenlerin, ‘demokratik hak talebi’nde bulunarak AİHM’in kapılarını aşındırmalarıdır. Biz tesettürlü hanımlara bu yolu kimlerin önerdiğini ve hangi kaygılarla bunu yaptıklarını biliyoruz. Ancak mütesettir hanımların da bilmesi gerekir ki, din, hassasiyet ister, bilinen tabiriyle, ‘takva’ ister. Sizler mütesettir olarak ve şahsiyetli bir şekilde toplum içinde yer almak mı istiyorsunuz, bunun yolu, bu işler nasıl yapılıyorsa o şekilde yapmanızdır.Yani en basitinden, söylediklerinizle yaptıklarınızın tutarlı olmasıdır. Bu konuda verilecek küçük bir taviz dahi, sizin inanılırlığınızı zedeler. Bütün büyük mücadelelerin karşılaştığı ‘taviz’ imtihanını geçemeyenler, asla sahici bir başarıya ulaşamazlar.
 

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...