|

Chomsky: “Bush’un Tekrar Seçilmesi
Nükleer Facia ile Sonuçlanabilir”
Çeviren : Suna AYDIN
Deutschlandfunk, 21.10.2004
Amerikalı bilimadamı ve yazar Noam Chomsky ile bir röportaj
Remme: ABD'deki seçim kampanyası neredeyse bitmek üzere, bazı federal
devletlerde seçimler başladı bile. Görev başındaki ABD devlet başkanı
George Bush'u eleştirenler çok, fakat her eleştireni, aynı zamanda
rakibi John Kerry'nin dostu değil. "New York Times" gazetesi Noam
Chomsky için "en sözü geçer Batılı aydın ve dünya çapında en çok
tanınmış rejim karşıtı" diye yazdı. Chomsky 60'lı yıllarda dil ve
düşünme eylemi hakkındaki fikirlerde devrim yaptı, aynı zamanda Amerikan
dış politikasının en sert eleştirmenlerinden biri oluyor ve bu konumda
sadece George Bush'un görev zamanından beri bulunmuyor. Chomsky,
Boston'deki Massachussettes Institute of Technology, MIT'te öğretim
üyesi olarak görev yapıyor. Onunla birkaç gün önce orada buluştum ve
öncelikle şu anki hükümetin politikasını nasıl değerlendirdiğini sordum.
Chomsky: Bush, Rumsfeld, Cheney, Wolfowitz ve diğerlerinin etrafındaki
grup, siyasal çeşitliliğin en uç noktasındalar. Öyle aşırı ki, şimdiye
kadar görmedikleri bir şekilde geniş kitlelerin ağır eleştirileriyle
karşı karşıya kalıyorlar. Sadece bir örnek: Amerikan Bilimler
Akademisinin bir yayınında Bush hükümetinin askeri planları
araştırılmıştı. Muteber yazarlar, bu planların büyük bir ihtimalle
"ultimate doom", yani kaçınılmaz bir faciaya, bir çöküşe götüreceği
sonucuna vardılar. İç politika bakımından hükümet ülkeyi fiyatı ödenemez
borçlarla tamamen bilinçli bir şekilde duvara toslatıyor, ki sonra da
sosyal programların geri kalanlarını da silebilsin.
Remme: Amerikan toplumunda yıllardır süregelen bölünmeyi nasıl
açıklıyorsunuz?
Chomsky: ABD'de aşağı yukarı insanların yüzde 50'si seçime gitmiyor.
Seçime gitmeyenler hakkındaki araştırmalar, bu kesimin sosyo-ekonomik
profilinin Avrupa'da sosyal demokrat partilerin seçmenlerinkine
benzediğini gösteriyor. Burada seçime gidenler varlıklı insanlar
kategorisinde yer almaktalar genel olarak. Peki şimdi 50'ye 50 bir
duruma ulaşmak için, ki Bush da bunu başardı zaten, bir şekilde beyaz
işçi sınıfının büyük bir bölümünü kendisine bağlaması gerekiyordu. Bunu
nasıl yaptı? Silahlar ve din. Bunların ikisi, bu grubun Bush'u
seçmesinin ana nedenleri. Bu insanları en çok ilgilendiren konular mı
bunlar? Tabii ki değil, aslında eğitim, sağlık ve çevre politikası onlar
için çok daha önemli, fakat bu konulardan seçim kampanyasında söz
edilmiyor.
Remme: 11 Eylül hiç kuşkusuz Bush başkanlığının en önemli tarihiydi. Bu
şok hala etkisini sürdürmekte mi?
Chomsky: İnsanların aslında olduklarından çok daha fazla korku içinde
olmaları gerekiyor. Ben 90'lı yıllarda ABD'de suikast tehlikesine karşı
uyarmıştım. Ne de olsa radikal İslamcılar 1993 yılında World Trade
Center'e suikast yaptılar. O zaman da kolaylıkla onbinlerce insan
hayatını kaybedebilirdi. Ayrıca nükleer faciadan korkmamız gerekir.
Tekrar ediyorum: Sözü geçer muteber bilim adamları araştırmalarında,
ABD'nin şu an güttüğü askeri politikanın bir faciayla sonuçlanacağını
söylüyorlar. Bundan korkmamız ve bu politikaya son vermemiz gerekiyor.
Fakat mevcut korkular tamamen farklı. Unutmayın: Amerikalılar korkak bir
halk, yüzyıllardan beri. Başka hiçbir ülkede insanlar "uzaylılardan"
korkmuyorlar; burada bu çok yaygın. Geçenlerde arkadaşım, bir
tanıdığının BM Kuvvetlerinin sözde Amerikalılara uygulamak istediği
soykırım planlarına karşı samanlığını silahlarla doldurup hazırlandığını
anlattı.
Remme: Uluslararası politikada ve seçim kampanyasında da başlıca
anlaşmazlık konusu Irak savaşı. ABD sizce ne yapmalı?
Chomsky: Mesele şu: Bu savaşta amaç nedir? Burada herkes, George Bush'un
"mesihçi" vizyonu demokratik bir Irak'ı gerçekleştirmek için
savaştığımızda hemfikir. Bu görüş ABD'de neredeyse tartışmasız kabul
ediliyor. Sadece Iraklılar bunu tamamen farklı görüyor. Geçenlerde
Washington Post gazetesinde bir anket yayınlandı. Bağdat'taki insanlara
ABD'nin neden savaşı başlattığı sorulmuş. Ülkeyi demokratlaştırmak için
diyenlerin oranı % 1. Çoğunluk, aşikar diğer nedenleri görmüş: Büyük
Amerikan şirketler gruplarının menfaati icabı yeraltı zenginliklerinin
ve bölgenin kontrolü. Amerikalılar ne yapmalı? Zannedersem Iraklılar
haklı. Amerikan halkı, hükümeti savaş hedeflerinden, yani bölgede sağlam
bir üs olarak bağımlı bir devlet kurma düşüncesinden vazgeçmesi için
zorlamalı. Bu, 40'lı senelere kadar uzanan bir politikanın kapsamlı bir
değişimi olurdu.
Remme: İki adayın dış politika hakkındaki görüşlerinde esaslı
değişiklikler görüyor musunuz ki?
Chomsky: Evet, kısmen. Bir Kerry hükümeti, Clinton'un başkanlığındaki
politikayı sürdürürdü herhalde, fakat farkları fazla abartmak
istemiyorum. Bunlar çok dar bir alanda farklar. Diğer taraftan böyle
güçlü bir ülkede, böyle güçlü bir sistemde küçük farklar politik sonuç
için önemli olabiliyor. Clinton da Bush gibi tek-boyutlu bir politika
yürüttü diye düşünüyorum, sadece stili farklıydı. Clinton ortaklarına bu
politikayı sürekli dayatmadı, daha uyanık hareket etti.
Remme: George Bush'un tekrar seçilmesi durumunda ne gibi endişeleriniz
var?
Chomsky: Dediğim gibi, ben nükleer facianın ortaya çıkmasından
korkuyorum. Uzayın askerileştirme planları, yeni nesil nükleer
silahların geliştirilmesi, Rusya ve Çin'deki tepkiler, onların taarruzi
silah potansiyelleri kurmaları. Bunların hepsi nükleer bir olaya doğru
adeta yol alıyor. Çin silahlanıyor, Hindistan Çin'e tepki gösteriyor,
Pakistan da Hindistan'a. Ve olaylar çığırından çıkıyor. İran'ın nükleer
silahlar geliştirdiğine dair bir fikir bile fazlaca ürkütücü. Fakat
İran'da stratejik planlar için siz sorumlu olsaydınız farklı mı hareket
ederdiniz?
Remme: Adaylar arasındaki fark bu kadar küçükse, o zaman neden seçime
gitsin ki insanlar?
Chomsky: Benim fikrim dört sene öncekinin aynısı. Sonucun zaten belli
olduğu federal devletlerde farketmiyor. İstediğinizi yapın. Sonucu
belirleyen federal devletlerde yalnızca Bush'a karşı oy
kullanılabilinir. Kerry için oy kullanın demeye karşıyım, çünkü
politikasına karşıyım. Fakat elimizde olan seçenek bundan ibaret. Önemli
konular hakkında tamamiyle değişik fikirlere sahip olan adaylar arasında
seçme fırsatımız yok işte. Böyleleri zaten seçim kampanyasının dışında
tutuluyor.
Remme: Son olarak: Seçimleri kim kazanacak?
Chomsky: Bence Bush kazanacak, çünkü seçimler esas itibariyle satın
alınabilir ve mali durum sonuca yönelik iyi bir sinyal. Onlar ülkedeki
zenginlere o kadar çok şey hediye ettiler ki, bunların karşılığı genelde
gelecektir. |