|

CIA Ajanı İtiraflarda Bulunuyor,
Neden Acaba?
01.11.2004 / VATAN
GAZETESİ
1960'larda gizli servis ajanı olarak Türkiye'de çalışan, CIA'nın eski
Ortadoğu Masası şefi Graham Fuller'den çarpıcı itiraflar: '60'larda sol
Türkiye'de çok güçlüydü. Komünizmi zayıflatmak için sağ iktidarı
destekledik'
Son kitap çalışması için İstanbul ve Ankara'daki özellikle hükümete
yakın kesimlerle görüşmeler yapan, eskinin CIAcısı, şimdinin teorisyeni
Graham Fuller Türkiye'den ayrılmadan önce VATAN'a konuştu.
İşte o röportaj...
Ortadoğu'nun en tanınmış CIA uzmanı olmasına karşın hakkında çok az
bilgi sahibi olunan Fuller, özellikle 19601ı yıllarını geçirdiği
Türkiye'yle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
CIA'nın gücünün kendisine her sözü söyleme özgürlüğünü verdiğini
vurgulayan Fuller gerçekten de telaffuz edilmesi zor konularda bile çok
rahat konuştu. "Beni çok yordunuz ama çok ilginç bir sohbet oldu"
dedi...
Irak, Ortadoğu'nun Vietnam'ı oldu diyebilir miyiz?
İslam dünyası için, evet. Ama Vietnam'ın manası başlıca ABD içindi. Irak
ise daha geniş bir kesimin Vietnam'ı oldu.
O zaman bu hezimetin anlamı da daha büyük?
En tehlikeli tarafı da bu olacak. Cihatçılar bunu bir zafer olarak
görecek. Irak belki de iç savaşa girecek. Ve iktidara ABD'nin yüzde yüz
istemediği bir lider gelecek.
Peki bu cihatçılar sorununu başımıza ABD açmadı mı? Hatta CIA'nın
Ortadoğu Masası Şefi olarak sorumlusu bizzat siz değil misiniz?
Efendim, zannederim radikal İslam'ı, siyasal İslam'ı ilk olarak biz
yaratmadık. Biz icat etmedik. Ayrıca bütün dünya radikal İslam'ı
Sovyetlere karşı kullanmak istedi. Sadece ABD değil. Bütün Arap dünyası,
Avrupalılar, herkes Sovyetler bir hezimete uğrasın diye yardım ettiler.
Parayla, silahla... Her şekilde...
Yeşil Kuşak ilk kimin fikriydi peki? ABD'nin değil mi?
Soğuk Savaş zamanında Sovyetler'in güneye doğru yayılmasını önlemek
içindi. Fikir herhalde bizimdi. Ama o zamanlar bütün İslam devletleri de
komünizme karşı Müslümanlığın çok güçlü bir duvar olduğunu anlamışlardı.
Türkiye'de bu fikrin en ateşli savunucusu olarak siz biliniyorsunuz?..
Benim için şeref sayılabilir ama ben kabul etmiyorum. Tek bir kişi
olarak bunu sahiplenemem. Suudi Arabistan'ın da büyük katkısı vardı.
Herhalde babası ben değildim. Ama babasını kim bilir?
CIA'nin Ortadoğu Masası Şefi sizdiniz. En azından büyük katkı size ait
değil mi?
Oldu tabii, belki bu kavram hakkında en çok konuşan bendim. Çok da haklı
bir tezdi. Çok çok doğruydu. Komünizme karşı gerçek bir duvar oluyordu
İslam.
Bu yüzden siz de bölgede sürekli radikal İslam'ı pompaladınız?..
Pompalamadık. Bizden evvel Suudi Arabistan yaptı bunu. ABD'nin
Afganistan üzerindeki rolü daha büyüktü.
Peki Türkiye'yi niye kattınız bu kuşağın içine? Tam da Türkiye'de laik
bir reform oturtulmaya çalışılırken?..
Çünkü Türkiye'de çok kuvvetli bir sol vardı. Aynı şekilde İran'da da...
Hem 1950,1960'larda hem 70'lerde... Komünizm hareketi çok kuvvetliydi.
Ve Türkiye'de İslam komünizme karşı çok efektif değildi. İslam zayıf ama
solculuk güçlüydü.
Ve ABD bunu tersine çevirmeye karar verdi, değil mi?
Hayır, biz hiçbir değişim getirmedik Türkiye'de.
Nasıl getirmediniz? Mendereslerden bu yana sağ hükümetleri
desteklemediniz mi?
Evet, doğru. Ama aynı zamanda Türkiye'de çok güçlü bir sol hareket de
vardı. Ve Türkler için de komünizm İslam'dan daha büyük tehlike görüldü.
Kimse durup dururken "Aa, solculuk çok kötü bir şeymiş, vazgeçiyorum"
demedi ki... Bu ülkede bir sürü solcu ne işkencelerden geçti, kaç darbe
yapıldı? Ve bunlar hep ABD desteğiyle olmadı mı?
Evet, zannederim her zaman ABD biraz iki şekilliydi. Bir yandan
Türkiye'de demokrasinin güçlenmesini istiyorduk. Bir yandan da komünizmi
zayıflatmaya çalışıyorduk. Sanırım çelişkili davrandık o zamanlar.
AKP İSLAM DÜNYASI İÇİN İYİ BİR ÖRNEK
Sonuçtan memnun musunuz peki?
Bence şu anda Türkiye çok iyi bir noktada.
Kişi başına düşen milli gelir 4 bin dolar seviyesinde. Hala yolsuzluk,
türban, çete meseleleriyle uğraşılıyor. Bu sizce iyi bir sonuç mu?
Arzu edildiği kadar gelişmediniz belki ama bu sadece Türkiye'nin
problemi değil. Bütün dünyada böyle. Bizler de çok büyük problem var.
Cinayetler, çürümüşlük... Ama siz beni nereye itmek istiyorsunuz, onu
çok anlayamadım.
Hollywood'ta James Bond, Türkiye'de siz...
Böyle bir şöhretim olduğunu sanmıyorum.
Öylesiniz ve bu coğrafyada yaşayanlar için çok önemlisiniz. Bu yüzden
sadece fikirlerinizi öğrenmeye çalışıyorum. Mesela, AKP'yi niye çok
beğeniyorsunuz?
Yok, çok beğendiğimden değil. Ama bütün İslam dünyasında İslamcı
partilerle diktatörlük arasında müthiş bir savaş var. Bu bütün bölgeyi
bir istikrarsızlığa doğru götürüyor. O bakımdan AKP gibi bir partinin
iktidara gelmesiyle artık bir nevi siyasal İslam problemi için çözüm
bulunmuş oldu. Demek ki eğer AKP kökleri İslam'dan çıkan bir parti
olmasına karşın, bu sözümü yanlış anlayabilirler ama, çok ılımlı bir
İslam gibi de olsa artık entegre oldular. Türkiye'den hariç siyasal
İslam normal bir parti haline gelmedi.
Yani AKP İslam dünyası için iyi bir model olabilir mi?
Model lafını sevmiyorum ama örnek diyelim. Eğer Türkiye'yi örnek
görürlerse bu çok güzel olur. Bunu İslamcılığı çok sevdiğim için
söylemiyorum. Bilhassa ABD'ye, İsrail'e karşı, yaşadıkları şartlara
karşı İslam dünyasında büyük öfke var. Çok radikaller. Bunları
evcilleştirmek lazım. Bu aşağılayıcı bir tabir gibi görünebilir. Amacım
bu değil ama onların da realiteyi öğrenmesi gerekir, siyasi hayata
iştirak etmesi lazım.
ABD’YE KARŞI TAVIRLAR ÇOK YERİNDE OLDU
Türkiye'nin bu süreçteki rolü nedir peki?
Türkiye'nin tecrübesi çok oldu. Ve zannederim bu tecrübenin manası
giderek Arap dünyasında da anlaşılacak. Müttefiki ABD'ye tezkerede
"Hayır" diyebilen bir Türkiye... Şaron'a "Siz devlet terörizmi
yapıyorsunuz" diyebilen bir Türkiye... Bunu söylemeye ne ABD ne de
Avrupa cesaret edebiliyor. Ama böyle söylemek Başbakan Erdoğan'ın
hakkıdır. Çok iyi yaptı. Bu bakımdan Türkiye ABD'ye karşı asıl
bağımsızlığını şimdi ifade etmeye başladı ve İslam dünyasında da büyük
tesir yaptı. İşte bu yüzden Türkiye bölgede büyük şeyler yapabilir.
Kendi tecrübesini aktararak, nasihatle, Araplarla iyi ilişkiler kurarak
İslam dünyasındaki öfkeyi yatıştırabilir.
Bu misyonu liberal bir parti, AKP kadar iyi yerine getiremez mi?
Maalesef İslam dünyasında liberal, sosyal demokrat parti diye bir şey
yok. Varsa da çok küçük ve etkisiz. Türkiye'de liberaller iktidara
gelirse Arap dünyasında kimse pek dönüp de bakmaz. "Bunlar da Batı'nın
değerlerinde" der ve dikkate almazlar.
Yani dünyanın selameti için Türkiye'de uzun bir süre daha İslamcı bir
partinin mi iktidarda kalması gerekiyor?
Türkiye büyük bir fedakarlık yapsın demiyorum ben. Ben diyorum ki
Türkiye ilk defa İslam dünyasında bu problemi çözmüş halde. Bunun da
mutlaka diğer İslam ülkeleri için bir manası vardır.
Ama siz demin aşırı radikal İslamcı hareketleri yatıştırması bakımından
AKP gibi bir partinin tercih nedeni olduğunu söylediniz...
Bunu bilhassa Avrupa iyi anladı. Avrupa'nın ikinci dini artık İslamiyet
oldu. Çok küçük bile olsa orada da aşırı hareketler var. Bu onları
kaygılandırıyor. Onlar anladılar ki Türkiye yardım edebilir. Ben
demiyorum ki İslam dünyasını yatıştırmak uğruna bunu yapsın. Bunu
kendisi için yapsın ve yaptı ve artık çözüm buldu sayılır.
ESKİ CIA GÖREVLİSİ OLARAK ANILMAKTAN HİÇ RAHATSIZ DEĞİLİM
Graham Fuller’le Sultanahmet'teki Four Seasons Otel'de buluştuk. Ama
kendisi orada kalmamış. "Beş yıldızlı bir otelde kalırsam İstanbul'da
olduğumu anlayamam. O yüzden mutlaka küçük bir pansiyonu tercih ederim.
Ayrıca o kadar da zengin değilim"dedi. Yaşadığı ülkelerin hepsini
sevmiş. Ama Türkiye'nin yeri ayrı olmalı ki büyük kızının ismi Ankara'.
Eski CIA'cı olarak anılmaktan rahatsız değil. Tam tersi "İşime yarıyor.
Dünyayı serbestçe dolaşıyorum, isteğimi söyleyebiliyorum" diyor.
KEMALİZMİN SONUNA GELİNDİ
Sizce Türkiye'de Kemalistler çoğunlukta değil mi?
Zannetmiyorum.
Yani Mustafa Kemal modeli bitti mi?
Mustafa Kemal çok hürmet ettiğim bir şahıstır. Besbelli ki Türkiye'yi
emperyalizmden o kurtardı. Hem de bazı çok hayati reformları yerine
getirdi. Ama bu zorunlu Batılılaşma Türk toplumunda bazı yaralar da
bıraktı. Kendi Osmanlı tarihini, İslam geleneklerini sevenler vardı.
Batılılaşma İslamiyet'i aşağılayan bir hale dönüşünce bu bir
memnuniyetsizlik yarattı. Şimdilerde ise sarkaç daha merkeze geldi.
Anadolu Kaplanları da yeni bir Türkiye içinde yeni bir rol oynamaya
başladılar. Yani bir bağdaşma var. Bu çok sağlıklı.
Bir makalenizde "Mustafa Kemal'in işlevi bitmiştir" dediğinizde bu
ülkede pek çok insanı ne kadar kızdırdığınızı biliyor musunuz?
Böyle bir şey söylemedim. Zorlu bir süreç olarak sonuna geldiğini ve
belki de sonuna gelmesinin iyi olduğunu söyledim. Türkiye'ye artık yeni
bir harmoni getirmek lazım.
Mustafa Kemal ölene kadar aslında herkes mutluydu. Cumhuriyet çocukları
şapkasını takıyor, Diyarbakır'da bile genç kızlar kısa kollularla
sinemaya gidiyorlardı. Bu enstantaneler de önemli değil mi?
Çok çarpıtılmış bir şekilde anlatıyorsunuz. Bu benim anladığım Türk
tarihi değil. Pek çok hususlarda halkın hoşuna gitti tabii, hiç
şüphesiz. Ama aynı zamanda halkın büyük bir parçası İslam için daha
hürmet görmeyi, Osmanlı tarihiyle övünmeyi istediler.
Acaba sorun sizin anlattıklarınızdan mı yoksa sanayileşmenin sıfır
olmasından mı kaynaklanıyordu?
Evet, bu aslında bir tabaka rekabetiydi. Kemalistler seçkindi. Ve alt
tabaka bunu bağdaştıramadı. Aslında bir ihtilal olduğunda her zaman
büyük yaralar kalır. Her yerde bu böyledir. Türkiye'deki ihtilalde de
bir takım yaralar açıldı. Ama şimdi kapanıyor. Bağdaşma süreci şimdi
yapılıyor.
40 YILDIR TESBİH ÇEKERİM KIZIMIN ADI ANKARA
Türk usulü: Kanada'daki evimde Türk yemeği yapıyoruz. En çok da patlıcan
yemeklerinizi seviyorum. Türk edebiyatını, uzun havalarınızı çok
seviyorum.
Eski dostlar: Ben Türklerin eski tüfek solcularını severdim. Onlar
gerçekten daha iyiydi. Aziz Nesin, Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Ruhi Su en
sevdiklerimdi.
Ankara: Büyük kızımın orta ismi. Yaratıldığında Türkiye'deydik ve isim
olarak çok hoşuma gitti. O sırada istanbul'da olmamıza rağmen Ankara
daha yerinde bir isim olarak geldi bana. Kendisi de bu ismiyle çok
övünüyor.
Tesbih: 40 yıldır tespih çekerim. Eskiden sürekli anahtarlığımla
oynuyordum. Karım bir gün bunu hediye etti ve neredeyse 30 yaşımdan beri
hep elimdedir.
Komplo: Türkiye komplo teorisi üretmede Arap dünyasından daha zayıf.
Türkler yaşadıkları bölgelerde hep emir verendi. Asıl komplo teorileri
ise başka bir ülkenin hükümranlığında yaşayan halklar tarafından
üretilir. Bu konuda kimse İranlıları geçemez. Dünya seviyesinde bir
numaralar.
ODTÜ: Haziran 2003'teki o protesto olayı büyük bir mesele değildi, hiç
korkmadım. Ama içimi acıtan tek bir şey oldu. Söyleyeceklerim onların
hoşuna gidebilirdi. Oysa duymak bile istemediler. Önyargıyla beni
reddettiler. Bu beni acıttı. |