|

Erdoğan: Atatürk İlkeleri Kimsenin
Tekelinde Değil
11.11.2004 / YENİ
ŞAFAK
Erdoğan, "Atatürk bir doktrin ya da
ideoloji vazetmedi. Onun dünya görüşünün temeli akılcılıktır. Atatürk'ün
yaptığı doğru tercihlerin ifadesi olan kavramları, kimse kendi tekelinde
göremez" dedi.
Başbakan Tayyip Erdoğan, Atatürk'ün bir doktrin ya da ideoloji
vazetmediğini, herhangi bir ideolojiye dayanma gereği hissetmediğini
belirterek, "Onun dünya görüşünün temeli akılcılıktır. Atatürk'ün
yaptığı doğru tercihler ve bu tercihlerin ifadesi olan kavramları, kimse
kendi tekelinde göremez" dedi.
Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nca düzenlenen Atatürk'ü anma
toplantısında konuşan Erdoğan, Türk milleti için 10 Kasım'ın "bir yas
günü, matem günü" olmaktan çok, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte
yaşayacak olan Atatürk'ü ve eserlerini anarak, geçmiş ve gelecek üzerine
yeniden düşünme günü olduğunu vurguladı.
Cumhuriyet'in ilkeleri
Mustafa Kemal Atatürk'ü anarken üzerinde durulması gereken esas
unsurların, onun "en büyük eserim" dediği Cumhuriyet'e yön veren kurucu
ilkeler olduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu: "Atatürk bir
doktrin ya da ideoloji vazetmemiş, herhangi bir ideolojiye dayanma
gereği hissetmemiştir. Onun dünya görüşünün temeli akılcılıktır. Millete
hedef olarak gösterdiği muasır medeniyete ulaşma yolunda akılcılık,
rasyonellik ve gerçekçilik hayati öneme sahip unsurlar olarak karşımıza
çıkmaktadır. Atatürk'ün, dondurulmuş, kalıplaştırılmış fikirlere asla
itibar etmediğini biliyoruz. Atatürk, tekamüle, gelişmeye dayalı bir
dünya tasavvuruna sahipti ve bu tekamülün doğrultusunu tespit edip ona
uygun davranmada aklın kılavuzluğuna güveniyordu. Bu gerçekçi, rasyonel
üslup, Atatürk'ün doğru tercihler yapmasında da çok önemli bir işleve
sahiptir. İlk elde cumhuriyet, milli egemenlik, milli devlet ve laiklik
olarak sıralanabilecek bu doğru tercihler Türkiye Cumhuriyeti'ni var
eden asli niteliklerdir."
Birlikte yaşama iradesi
Milli egemenliğin, modern demokrasinin ve demokratik cumhuriyetin
olmazsa olmaz şartı olduğunu da vurgulayan Erdoğan, "Zira meşruiyetin
temeline milleti koymayan, milleti meşruiyetin yegane ölçüsü olarak
görmeyen bir rejime demokrasi demek mümkün değildir" dedi.
Milli devletin, Türkiye Cumhuriyeti'ni oluşturan bireylerin vatandaşlık
temelindeki ortaklığına işaret ettiğini dile getiren Erdoğan, Atatürk'ün
hiçbir zaman ırk, din, etnik köken esasında tanımlanan millet
anlayışlarına itibar etmediğini söyledi. Erdoğan, "Onun için milletin
ayırt edici vasfı, ortak bir tarih ve birlikte yaşama iradesidir.
Türkiye, anayasal vatandaşlık zemininde tarih şuuruna ve ortak yaşama
iradesine sahip, farklılıkları zenginlik olarak algılayabilen
bireylerden oluşan güçlü ve demokratik bir ülkedir. Demokratik
cumhuriyetin asıl hedefi de, anayasal vatandaşlık temelinde bütün
bireylerin demokratik hak ve özgürlüklerden en üst seviyede
yararlanabilmelerini sağlamaktır" diye konuştu.
Laiklik, birleştirici bir kavramdır
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Demokrasinin ve toplumsal barışın
teminatlarından biri olan laiklik, iki boyutlu bir kavramdır. Birinci
boyutu devletin din kuralları dışında yapılandırılmasıdır. İkinci boyutu
ise devletin bütün dini inançlar karşısında tarafsız, eşit mesafede
bulunması ve bireylerin din ve vicdan alanındaki özgürlüklerini teminat
altına almasıdır. Bu manada laiklik, cumhuriyetimizin temel ve
birleştirici bir niteliğidir. Atatürk'ün hayata geçirdiği bu kavram ve
ilkeler, onun akılcı ve tekamülcü bakışına uygun olarak dinamik ve
gelişime açık bir biçimde yorumlanmalıdır. Milli egemenlik, milli
devlet, laiklik gibi kavramların demokratik gelişmeye paralel şekilde
yeni anlamlar kazandıkları, hayatın ve dünyanın bütünü gibi değişime
açık oldukları unutulmamalıdır. Bu kavramlar milletimiz için ayırıcı
değil, birleştirici bir niteliğe sahiptir ve birleştirici niteliğin
korunması için herkes gereken özeni göstermelidir."
Atatürk ilkeleri toplumun oldu
Başbakan Erdoğan, Atatürk'ün Milli Mücadele'den başlayarak ve
cumhuriyeti kurarken yaptığı doğru tercihler ve bu tercihlerin ifadesi
olan kavramların, üzerinde özenle konuşulması gereken, toplum tarafından
içselleştirilmiş, kimsenin kendi tekelinde göremeyeceği kavramlar
olduğunu vurguladı.
Erdoğan, sözlerini, "Bu anlamlı günde ülkemiz adına iftiharla
söyleyebilirim ki Türkiye bugün, muasır medeniyet yolculuğunda
demokrasisini geliştirerek emin adımlarla ilerlerken, dünyanın bütün
gözlerinin üzerinde olduğu bir ülkedir. Cumhuriyetin kurucusu Gazi
Mustafa Kemal Atatürk'ü bir kez daha minnet ve şükranla anıyorum" diye
tamamladı.
|