|

Gizli Servisler ve Zaaflar
Güler KÖMÜRCÜ /
24.09.2004 / AKŞAM
AB ile aramızda tam nur topu gibi
bir krizimiz olmak üzere iken... Tayyip Bey ortadaki kuyuyu görüp yandan
geçti, şimdilik rahatladık... Ve necip Türk medyası 'AB' üzerine
çeşitlemelere odaklanmış iken ben bu gündemden sıkıldım, sizin de
sıkılmış olacağınızı varsayıp, özel sohbetlerimde duyduklarım, ara
satırlarda saklı gazete haberlerinden cımbızlayıp derlediklerimi bilgi
sağanağı niyetine nöronlarınıza yağdırmaya karar verdim, hoşunuza
gidecek, işte daldan dala ufuk turum;
- Önce bir kitaptan bahsetmek istiyorum size, başımıza geleceklerin
şifreleri gizli; Chalmers Johnson (University of California'da emeritus
profesor): The sorrows of empire, New York, 2004 . Bu kitapta C.
Johnson, ABD'nin dış politikasının tümüyle Wolfowitz gibi neo-conların
söz sahibi olduğu Pentagon'un elinde olduğunu, Beyaz Saray'ın by-pass
edildiğini belirtiyor. Johnson diyor ki; ''ABD, ona buna demokrasi
satmak istiyor, Ortadoğu'ya da 'demokrasi yok' gerekçesiyle müdahale
ediyor ama kendisi demokrasinin ilkelerinden uzaklaştı. ABD adeta bir
imparatorluk oldu ve militarist bir düzen içinde. Ancak, ABD
imparatorluğunu diğer imparatorluklardan ayıran önemli bir özellik var,
ABD imparatorluğu bir 'üs-ler imparatorluğu'dur. İngiliz ya da
Fransızlar gibi gittiği yerlerde toprak işgali amacı taşımıyor, dünyanın
değişik bölgelerini 'Üs' leri aracılığıyla kontrol altında tutup, ele
geçirmeyi hedefleyen bir imparatorluktur Amerika...''
Daha ne söylesin Johnson?! Bitmedi. Tam yerine denk geldi, son habere
buyurun;
- ABD, askeri malzemelerini Türkiye üzerinden nakletmek için 7 liman ve
6 havaalanını kullanma izni aldı. ABD'nin kullanımına verilen liman ve
alanlara ilişkin karar yürürlüğe girdi. Bush'un geçtiğimiz aylarda
açıkladığı 'Türkiye cephe ülkesidir' sözleri ABD'ye verilen liman ve
üslerle daha bir anlam kazandı.
- Haber turuma devam ediyorum sevgili okur, nasıl hoşunuza gidiyor mu?
Bambaşka bir dala konuyoruz, ne alası var demeyin, anlayana; 'En büyük
Yahudi nişanı Nazarbayev'e verildi. Dünya Yahudileri Konseyi,
Kafkasya'nın enerji merkezlerinden Kazakistan'ın Devlet Başkanı
Nursultan Nazarbayev'e, medeniyetlerarası diyaloğa katkılarından dolayı,
'Uluslararası Maimonides Nişanı-en büyük Yahudi nişanı' verdi. Avrasya
Kuruluşları Birlikleri temsilcileri ve Nazarbayev ödül töreninin
ardından, Kazakistan-Astana'da yeni yapılan Orta Asya'nın en büyük
sinagogu Beyt Rachel-Habad Lyubavivch'i törenle açtılar.
- Ve yerim bitti, son bir haber size; MİT eski daire başkanlarından
Yavuz Ataç (Sevgili Nuh Gönültaş'a) anlatıyor, insani zaafların
istihbaratçılar-gizli servisler için nasıl iyi bir malzeme olduğuna
dair, okuyunca 'yok canım bu kadar da olmaz' diyeceksiniz; 'Bir büyük
gizli servis, Güney Amerika'da zayıf bir ülkede, karar mekanizmaları
içinde olan önemli bir yetkiliye, kendi istedikleri yönde bir kararı
verdirtmek istiyorlar. Ele geçirmek istedikleri bu kişinin bütün
duygusal zaafları hatta sıradan insani özellikleri dahi inceliyorlar;
haftada iki gün tenis oynar, öğleden sonraları filan yere gider,
akşamları şunu bunu yapar diye... Bu arada malum kişinin astrolojiye
aşırı ölçüde meraklı olduğunu tespit ediyorlar, karısıyla birlikte her
gün belli gazetelerin yıldız falını okuduğunu öğrenirler. Gizli servis
ajanları, derhal malum kişinin okuduğu falları kendi uzmanlarına
yazdırmaya başlıyorlar, elbette gazete yöneticilerini ikna ederek... Ve
malum şahsı kendi yazdıkları fallar aracılığıyla manipüle etmeye
başlıyorlar. Mesela, 'Dikkat edin, küçük bir kaza geçireceksiniz'
deniyor, ardından gidip arabasına çarpıyorlar. Fallar tamı tamına
'kurgulu' doğru çıkmaya başlıyor ve derken falın içine (yakınındaki şu
tarifteki adamın şu dediğini yapmalısın) benzeri, kendi istedikleri
yönlendirici bilgileri de yerleştirip, adamı nihayet tuzağa
düşürüyorlar. Kısacası sıradan bir astroloji-fal merakınız dahi yeri
geldiğinde gizli servisler için iyi bir malzeme olabilir.' Muhteşem bir
anekdot değil mi?
- Burcunuz neydi ey okur, benimki OĞLAK... Ama fal sevmem. |