Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sayı 310 | Ekim  2004

                   

 

 


  

BOP'a ne oldu?!

Hüsnü Mahalli /Yeni Şafak  20 Ekim 2004

Aylar önce Türkiye'de herkes BOP'u konuşuyordu. Bildik köşe yazarları ve uzmanlar bildik yerlerden aldıkları talimatlarla BOP'u göklere çıkarıyor ve demokrasi ile özgürlük müjdesi veriyorlardı.

O zaman da söyledim: Amerikalılar herkesle dalga geçiyor. Özgürlük ve demokrasi Amerikalıların umurunda bile değil.

Amerika'nın BOP amacı BİP'i gerçekleştirmekti.

Amerika, Büyük Ortadoğu Projesi ile bölgede Büyük İsrail Projesini gerçekleştirmek istiyordu. Ancak bu tutmadı. Tutmayınca projeden vazgeçti.

Peki BOP için garip garip senaryo üretenler ve bunları Türk halkına yutturmaya çalışanlar şimdi neden konuşmuyor?.. Ne çabuk unuttular kendi palavralarını!..

Hani bölgeye demokrasi, özgürlük refah ve zenginlik gelecekti?!

Hani Türkiye ılımlı İslam ve laik demokrasisi ile bölgeye örnek olacaktı?!

Hani Türkiye projenin 'demokratik ortağı' olarak bölgede önder rol oynayacaktı?!

Hani Amerika bölgedeki demokratik güçlere sahip çıkacak, Arap ve Müslüman ülkelerin sorunlarını çözecekti?!

Ne oldu tüm bu palavralara?..

Amerika, Türkiye'yi kendi istediği gibi kullanamayacağını anladı.

Amerika, Irak'ta bataklığa saplandıkça saldırganlığını arttırdı.

Amerika son 6 ay içinde İsrail'e verdiği politik ve askeri desteği kat kat arttırdı ve BM Güvenlik Konseyi'nde İsrail'i korumak için iki kez veto hakkını kullandı.

Amerikan Kongresi 'Yahudilere ve dolayısıyla İsrail'e dokunanlara' karşı alınacak tedbirleri içeren bir yasa kabul etti.

Amerika, bölgede kendine en yakın demokratik ortak belirlediği bazı ülkelere desteğini arttırdı.

Bu ülkeler içinde Yemen, Tunus, Mısır, Fas ve Ürdün başta gelmektedir.

Lübnan'da parlamento Cumhurbaşkanı Lahud'un süresini 3 yıl uzattı diye BM'den karar çıkartan Amerika, Tunus'ta Bin Ali'ye sahip çıkmaktadır. 1987'de bir darbe ile işbaşına gelen Bin Ali sürekli anayasayı değiştirerek sonsuza dek kendini başkan seçtirmektedir.

Mısır'da ise 1981'den bu yana iktidarda olan Hüsnü Mübarek artık oğlu Cemal'i hazırlamaktadır. Hem de Amerika'nın desteği ile.

Yemen'de durum pek farklı değil.

20 yıldır iktidarda olan Ali Abdullah Salih, oğlu Ahmed'i yerine hazırlıyor.

Yemen, Amerika'nın bölgede en çok 'iş' yaptığı ülkelerin başında.

Ürdün'de ise Kral Abdullah, Amerika'nın istediği tüm iç düzenlemeleri yapmakta ve kendi iktidarını ile Amerikan çıkarları için tehlike oluşturabilecek her türlü olasılıkları bertaraf etmektedir.

Kral ve emirlerle yönetilen ve tümü Amerikan yanlısı Körfez ülkelerinden söz etmeye gerek bile yok.

Amerika'nın, tümü anti-demokratik, faşist, dikta ve işbirlikçi kişilerle yönetilen bu ülkelere demokrasiyi getireceğine inanan varsa aklından şüphe etmek lazım.

İkinci dünya savaşı sonrasında fiilen bölgeye egemen olan Amerika başından beri hep anti-demokratik yönetimleri desteklemiş ve sürekli askeri darbelerin arkasında olmuştu.

1948'de İsrail devletini de Filistin toprağı üzerinde kurduran Amerika bu ülkeye her türlü siyasi, askeri, maddi ve istihbari destek vermiş ve bu devletin bölgede en önemli unsur olması için elinden gelen her şeyi yapmıştır.

İsrail devleti, bir çok Arap ülkesinde demokrasinin önlenmesi için hep bir gerekçe olarak kullanılmıştır.

Son 57 yılda bölgede 8 büyük savaş yaşanmıştır ve hepsinde dolaylı-dolaysız Amerikan parmağı vardır.

Böyle bir ortamda demokrasi ve özgürlüklerin gündeme getirilmesi hep Amerika ve yerel yandaşları tarafından önlenmiştir.

Amerika bölgemizde asla demokrasi ve özgürlük yanlısı olmamıştır.

Ve olmayacaktır.

Bunu düşünenler Amerika'nın yalnızca bölgedeki değil tüm dünyadaki tarihine baksın.

Amerika özellikle Arap ve İslam ülkelerinde hiç bir şekilde demokrasi ve özgürlükleri savunmamış ve savunmayacaktır.

Eğer böyle görünüyorsa da mutlaka bunun bir hesabı olmalıdır.

Başka bir ifadeyle Amerika bizim kara gözümüz ya da kara kaşımız için özgür ve demokratik olmamızı istemiyor ve istemeyecektir.

Çünkü demokratik ve özgür bir ortamda Arap ve Müslümanlar Amerika'nın tüm pisliklerini görecekler ve bunlara karşı demokratik yöntemlerle mücadele edeceklerdir.

Yani hiç kimse 'radikal' olmaya gerek duymayacaktır!

İşte bu nedenle BOP diye bir şey yoktu ve olmayacaktır!
 

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...