11 Eylül'ü milat kabul edersek, o
günden bugüne olay üzerine o kadar çok yazılıp çizildi ki kimin ne
söyleyip ne yi savunduğunu kestirmek mümkün değil...
Zina konusu Brüksel'de çözüldü, AB'ciler 'rahat' bir nefes aldı.
Tuhaf olan; sorunu çözenin bizzat çıkaranın kendisi olması ve buna
rağmen, büyük bir iş başarılmış havası yaratılması...
Son günlerde Türk kamyon şoförlerine, Kızılay ekibine, Türkmenlere
ve diğer Türkiye ile ilgili kişi ve kurumlara yapılan saldırılar
tesadüf olarak yorumlanabilecek çizgiyi aşmış durumda. Türk
şirketleri Irak'ta en çok saldırılanlar arasında ve Türkiye'ye karşı
bir tür yıldırma operasyonu sürdürülüyor...
Geçen haftadan beri bu cümleyi
düşünüyorum... Arif Çevikel yazmıştı. Zina çerçevesindeki yazılar
içinde en ince ve soruları en fazla olan yazıydı bence...
Seküler zihniyetteki insanlarla
konuşma ve karşılıklı birbirini dinleme anlayışının gerçekleşmesi
için, öncelikle nezaket paydasında eşitlenmeyi kabul etmemiz
gerektiğini bu sütundan sık sık ifade ettim...
Tahran yönetiminin nükleer bir güç olma yolundaki arzusu ve
kararlılığı, bunun önlenmesi için zamanın azaldığı korkusuyla
Washington'ı harekete geçirmiş ve İran'la olası diplomatik ilişkiler
kurulması konusundaki tartışmaları yeniden başlatmıştır.
"Geçen
ay, yeni Türk Ceza Kanunu’nda zinanın suç olarak tanımlanması konusunda
yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin AB üyeliğinin ‘mahiyeti’ne ilişkin önemli
ipuçları sunması nedeniyle değerlendirmeyi hak ediyor. Zira bu tartışmalar
muvacehesinde, hem Kopenhag kriterlerinin sınırlarını tayin eden ‘değerler’e
dair hem de Türkiye’nin üyeliğinin ‘kültürel’ ve ‘etik’ sınırlarına ilişkin
net bir tablo ortaya çıkmış bulunuyor...
Devamı için
‘Tesbih’ kavramı, Allah’ın yüceliğine
şahitlik etmek gibi bir konumdan ne yazık ki, namazların ardından duyarsız
bir şekilde ağızdan çıkan ‘s’ sesinin güdümünde parmak uçlarıyla taneleri
aralanan 99’luk bir boncuk dizisine isim olmak gibi bir "kavram içini
boşaltma" belasına maruz kalmıştır...
İnsanlık, zulmün hükümferma olduğu bir zamanda yaşıyor.
Her adaletsizlik, hayatın ve varoluşun ruhunu yaralıyor, tahrip ediyor.
Hayatın ve varoluşun en temel, en vazgeçilmez, en yüksek değerleri etkisini
kaybediyor. Dünya siyaseti, tiranların siyasetine dönüşüyor...
Ramazan ayı büyük bir heyecan dalgasıyla
bir kez daha çaldı kapımızı. Rabbimize ne kadar şükretsek azdır. Bununla
beraber, bilemiyoruz, Allah’ın bu lütfu, imanımızı artırmaya mı vesile
olmaktadır, isyanımızı mı?
Her sene ramazan ayı ile ilgili çok değişik söylemler geliştirilmekte, bir tür
ramazan edebiyatı yapılmaktadır...
Devamı
için
Müslümanlık bir inanç sisteminin adıdır. Türk veya Kürt ise bir ırkın adıdır.
Irkın İslam’la birlikte "tamamlama" amacıyla kullanılması hem ırkın hem de
İslam’ın varlık nedenine aykırıdır. Irk, "tamamlama" değil ancak "tanımlama"
amacıyla kullanılabilir...
Devamı
için
Evren; kainat-kozmos. Ay, güneş, bütün yıldızlar ve üzerinde yaşadığımız dünya hepsi de evreni oluşturur. İnsan, yaratıcısına abid olsunlar diye var kılınan
özel yaratılmıştır. Çocuklar, mükellefiyetten düşmüş yaşlılar, deliler bir
yana, insan Rabbine muhatap kılınmak gibi bir şeref taşıyan, en güzel
yaratılmıştır. Evren de insanın istifadesine sunulmuştur...
Devamı
için
Aile, toplumlarda kültürel kimliğin, insani değerlerin ve tarihi
sürekliliğin koruyucusu ve aktarıcısı olan bir kurumdur. Ailedeki çözülme,
toplumsal çözülmenin başlangıcıdır. Çünkü düşüncede, yaşamda, aile içi
ilişkilerde yaşanan çözülme her yeri ve her şeyi bozmakta, diri, dinamik
toplum yapısını ortadan kaldırmaktadır. Ailenin çözülmesi, evden uzaklaşması
çocukları da aynı sona sürüklemektedir...
Devamı için
İletişim Yayınları, Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce serisinin 6. kitabı
olarak "İslamcılık" dosyasını yayımladı. 1112 sayfalık hacimli çalışmaya, 63
yazar 79 makale ile katkıda bulunuyor. Yasin Aktay’ın editörlüğünde hazırlanan
dosya, Cumhuriyet Türkiyesi’ndeki "belli başlı düşünce akımları" arasında
saydığı İslamcılığı, "siyasal açılımları ve etkilerini esas alarak, bütün renk
ve tonlarıyla" analiz etmeye çalışıyor.
Devamı için
Çokçuluk/Çoğulculuk,
evrenin, birbirine indirgenemeyen birçok varlıklardan meydana geldiğini
ileri süren öğretilerin genel adıdır. Tekçi (monist) ve ikici (düalist)
anlayışlara karşı herhangi bir alanda birbirine indirgenemeyen birçok
ilkeler kabul eden anlayışa da çokçuluk ya da çoğulculuk denilmektedir. Devamı için
İller Var Bizim İle Benzemez KARACAOĞLAN
Devamı için
Mektuplar
Soru 1: Ümmi
kelimesi, anlamı...
Soru 2: Ehl-i Kitap erkeklerle müslüman
hanımların evlenememesinin sebebi nedir?
Soru 3: Riba uygulaması o dönemde
nasıldı?
Soru 4: "Hacc bilinen aylardır"
ifadesinin bugün uygulana bilirliği var mıdır?
Soru 5: Abdest ayetinin medeni oluşunun
hikmeti nedir?
Soru 6: İnsan ırkındaki farklılaşma
nasıldır?
Soru 7: Kur’an’da namazla ilgili her türlü istisna anlatılmışken,
her türlü kolaylık ve kısaltma açıkça açıklanmışken, namazın cem-i
meselesi nasıl izah edilebilir?
Soru 8: Allah'ın vahyi ulaşmamış
olan insanların sorumluluklarını nereye oturtacağız?
Devamı için
Yorumsuz
-"Onlar
Allah' ın dininden başkasının mı arıyorlar? Halbuki göklerde ve yerde ne varsa
hepsi ister istemez O' na teslim olmuştur ve O' na döndürüleceklerdir. "(Al-i
imran-83)
-"(Resuller)Dediler ki: "Uğursuzluğunuz sizinle birliktedir. Size öğüt
verilirse de mi? Hayır siz haddi aşan bir topluluksunuz." Derken şehrin uzak
bir yerinden bir adam koşarak gelip: "Ey kavmim, resullere tabi olun" dedi.
(Yasin-19,20)
-"Derken şehrin uzak tarafından bir adam koşarak geldi.Dedi ki; "Ey Musa,
ileri gelenler seni öldürmek için hakkında danışıyorlar. Çık, git. Muhakkak
ben sana öğüt verenlerdenim."
(Kasas-20).
İktibas online - Copyright 2004 Anlam Yayın Ltd.Şti.
Bütün hakları saklıdır!
Günün
İçinden
Nurettin Şirin Serbest
Kudüs
Gecesi davasından 18.5 yıl ceza alan Nurettin Şirin, Türk Ceza
Kanunu'nda yapılan yeni düzenleme sonucu tahliye oldu. Şirin, cezaevi
günleri için, "Üç günlük fasıldı geçti" dedi.
1980
Eylül darbesinden sonra, daha ziyade sol çevrelerin aktüel gündem
maddesi olan ‘değişme’/’dönüşme’ tartışmalarının bir benzerini,
şimdilerde ‘İslamcı’ kesimde de görüyoruz.
Bilindiği gibi aile, anne-baba ve
çocuklardan oluşan, toplumun en küçük birimi olarak tanımlanmaktadır.
Buna çekirdek aile, ya da basit aile de denmektedir.
Avrupa Komisyonu Türkiye'nin ilerleme raporunu
onayladı. "Tam üyelik müzakerelerine
başlanması"nı öngören raporda, endişe edildiği
gibi Türkiye'ye özgü şartlar öne sürülmedi.
Dünyada eski ve yeni, ölmüş ve yaşayan birçok
medeniyet vardır; bunlardan yaşayan ikisi de İslam ve Batı
medeniyetleridir. Bu iki medeniyet felsefesi, tarihi, dinamikleri,
dayanakları...
Türk basınında İslamcılık üzerine yürüyen tartışmanın sağlıklı bir
zemin üzerinde yürüdüğü iddia edilebilir mi? Cevabın genel olarak
‘hayır’ şeklinde verilmesi gerekiyor.
Aylar önce Türkiye'de herkes BOP'u konuşuyordu. Bildik köşe
yazarları ve uzmanlar bildik yerlerden aldıkları talimatlarla BOP'u
göklere çıkarıyor ve demokrasi ile özgürlük müjdesi veriyorlardı...
Bilmem hatırlar mısınız? Geçen sene büyük bir kriz çıktıydı.
Dünyanın başına musallat olan en büyük tehdit, komşumuz Irak idi.
Başındaki Saddam diktatörlüğünün bütün dünyayı ve BM denetçilerini
sistemli olarak aldatması ve gerçek amaçlarını gizlemesi
sözkonusuydu.
ABD'de belgesel filmler gişe rekorları kırıyor. Sinema çevresi ise
"Fahrenheit 9/11", "The Corporation", "The Fog of War/100 Yılın
İtirafları", "Super Size Me", "A Day Without a Mexican" ve
diğerleri, sanat mı değil mi diye tartışıyor.