|

İSTANBUL’A AĞIT
Murat KİRİŞÇİ
İstanbul’ u seyrettim yüksekçe bir
tepeden
Yüzyıllar önceki fetih geldi aklıma birden
O günün heyecanı canlandı hislerimde
Ansızın vurgun yedim Boğaziçi’nde
Gözlerim ararken uzun bir minare
Takıldım medeniyetin yerleşmiş düzensizliğine
Utandım fethin şanlı müjdecilerinden
Dalları kırık ağaç oldum, kaçarken bu şehirden
Minareler boynunu bükmüşken Sinan gibi
Kelepçe oldu ellerime Ayasofya’nın zincirleri
Emaneti görüp gelmiştim yüz sürmeye
Gördüm ki, o da hapsedilmiş bir müzeye
Acayip insanlar türemiş İslam beldesinde
Haysiyetleri, satılmış mal gibi bu viranede
Kanım dondu, asrın tortusu birikti yüreğimde
Akamadım küçük bir çay gibi at sürülen denize
Utandım, sıkıldım, ağladım bir duvar dibinde
Tükendim, bittim bu makamda Eski İstanbul diye! |