Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sayı 309 | Eylül  2004

                   

 

 


  

Irak’ın Yeni Başkanı, CIA ve Terör Saldırıları

 

Peter Symonds

 

Çeviren : Selvet AKGÜN

www.wsws.org/de/2004/,19 Haziran 2004

New York Times’da geçen hafta sonu çıkan Irak’ın yeni başbakanı İyad Allawi hakkındaki bir makale ‘Terörizme karşı savaş’ın ve Bush hükümetinin Irak’a demokrasi getirme iddiasının bir yalandan ibaret olduğunu tekrar gösterdi.

Allawi’nin özellikle kirli bir geçmişi var. Müreffeh bir Şii ailenin oğlu olarak, Bağdat’da on sene boyunca Baas Partisinin coşkulu bir üyesiydi. 1975’de İngiltere’de bulunurken partiden ayrıldı, Saddam Hüseyin’in bir muhalifi oldu ve CIA ve MI6 gibi çeşitli gizli servislerle uzun yıllar sürecek olan bir işbirliğine girişti. Washington 1990’da eski müttefikleri Hüseyin’e karşı yöneldiğinde ve Birinci Körfez savaşına başladığında, Allawi, ordu mensupların ve gizli servis ajanlarının da aralarında bulunduğu, daha çok dışlanmış Baasçılardan oluşan Organisation Iraqi National Accord (İNA)’yı kurdu. O böylece yeni ortaya çıkan imkanlardan yararlanmak istiyordu.

INA ve Allawi bunu bir sır olarak görmüyorlar zaten. Allawi daha geçenlerde, CIA ve diğer gizli servislerle olan bağlantılarından dolayı utanmadığını ifade etmişti. Ancak New York Times’daki makale, Allawi ve İNA’nın 90’lı yılların başlarında CIA’in yönlendirmesiyle Saddam rejimini istikrarsızlaştırmak için çeşitli faaliyetlerde bulunduğunu gün ışığına çıkardı. Bu o kadar ileri gitmişti ki, arabalara bomba koymuşlar ve Allawi ve ABD’nin bugün ‘terörizm’ diyerek mahkum edecekleri faaliyetlerde bulunmuşlar.

Makalenin kaynaklarının çoğu, adı zikredilmeyen Amerikan gizli servisçileri. Onların enformasyonları gerçi tasdiklenmemiş, fakat ne Bush hükümeti ne de Allawi onların hakikat değerlerini yalanladı. İNA’nın bombalı saldırıları 1992 ila 1995 arasında gerçekleşmiş ve patlayıcı maddeleri Kuzey Irak’tan ‘Uçuş yasağı bölgesi’ üzerinden getirilmiş. Bu yasak ABD tarafından konulmuştu ve 90’lı yıllarda bu bölge CIA’nin fitneleri için mümbit bir topraktı.

Amerikan gizli servis ajanları sivil kurbanların sayısını küçük gösterdiler. Iraklı sürgün gruplarıyla beraber çalışmış olan eski CIA ajanı Robert Baer anımsıyor: ‘Bir bomba bir okul otobüsünü havaya uçurdu. Öğrenciler öldü.’ O, INA’nın bunu yapıp yapmadığı konusunda emin değil, fakat diğer gizli servis ajanları New York Times’a, o zamanlarda INA’nın tek grup olarak böyle faaliyetlerinin olduğunu söylediler.

New York Times’in haberi İngiliz Independent’in 1997’de yayınlanmış bir makalesine dayanıyor. Bu makale, kendisini INA’nın bomba biriminin yöneticisi olarak takdim eden Ebu Anmeh el-Hadami ile yapılmış olan videoda kayıtlı bir söyleşiye dayanıyor. Patrick ve Andrew Cockburn’un ‘Saddam: Bir Amerikan Korkulu Rüyası’ isimli kitablarında ortaya çıkan videonun detayları INA’nın iştiraki konusunda başka bilgiler içeriyor:

‘Hiç kimse 1994 ve 1995’te Bağdat’ı sarsan bombalı saldırıların sorumluluğunu üstlenmedi. Bir bomba bir sinemada patlamıştı, diğeri bir camide. Baas partisinin bir gazetesinin bürosunun önünde bombayla patlatılan araç çok sayıda yayayı yaraladı ve bir çocuk öldü. Bombalı saldırılar toplam olarak 100’e yakın sivilin ölümüne mal oldu.’

Kitap, INA’nın bir lideri olan eski Iraklı general Adnan Nuri’nin Hadami’nin bir Kürt hapishanesinden nasıl serbest bırakıldığını ve böylece bombalı saldırıları planladığını açıklıyor. Oniki kişilik bir ekibe emreden Hadami’ye göre kampanyanın hedefi ‘Nuri’nin CIA’deki sponsorlarına kendilerini kanıtlamak ve finanse ettikleri organizasyonun operasyonel çapını göstermekti’. Raporda, Hadami’nin video kaydını Nuri’ye şüpheyle bakmaya başladıktan sonra yaptığı açıklanıyor. Onun kamera önünde kendi elebaşının ona yeterli derecede para ve patlayıcı madde vermediğine dair şikayette bulunduğu ifade ediliyor.

Olayın detaylarını doğrulama imkanı olmasa da, bu terör saldırılarını INA’nın CIA’nin desteğiyle gerçekleştirdiği konusunda bir şüphe bulunmamaktadır. 90’lı yılların başında Allawi ile beraber çalışmış olan bir Amerikalı memur New York Times’a şu bilgiyi aktarıyor: ‘Kimse  o dönemde Bağdat’daki sabotajlarla ilgilenmiyordu... Bence kimse o zamanlar, olayların nasıl gelişeceğini bilemezdi.’

1996’da Allawi ve INA Saddam Hüseyin’e karşı acınacak bir şekilde fiyaskoyla sonuçlanan bir darbe girişiminde bulundular. Irak’ın gizli servisi INA ağına girmiş, plandan haberdar olmuş ve 100’den fazla komplocuyu tutuklamıştı. Fakat CIA Allawi ile sıkı ilişkisine devam ediyordu. Bu adam, MI6 ve Suud gizli servisi ile de bağlantılarını devam ettiriyordu. INA, Ürdün’de bürolar açıyor ve bir radyo yayını kuruyordu.

Kukla hükümetinin diğer yeni tayin edilmiş üyeleri gibi Allawi de Washington’u uzun zamandan beri destekledi ve Irak işgalinin propagandasını yaptı. Fakat onu Başbakanlık makamı için uygun kılan özel yeteneklerinin arasında, 90’lı yılların başlarındaki bombalı saldırılara karışması da yer alıyor. Amerikan işgal rejiminin her gün saldırılara maruz kaldığı bir ortamda, Washington, Allawi’nin denenmiş gaddarlığını süregelen silahlı direnişin yıkılması için belirleyici şart olarak görüyor. Eski CİA analizcisi Kenneth Pollack New York Times’a şu yorumu yapmıştı: ‘Bir hırsızı yakalamak için, bir hırsızı görevlendir.’

Allawi ‘emniyeti’ en üstün öncelik olarak belirledi. Amerikan işgaliyle ilgili şimdiye kadar tek eleştirisi, Washington’un Bağdat’taki valisi Paul Bremer’in Saddam Hüseyin’in zulüm aygıtını dağıtması oldu. Allawi şimdi büyük bir gayretle, eski Baasçı rejimin yapı taşlarını Irak ordusu, polisi ve gizli servislerine eklemeye çalışıyor. Bunların yardımıyla ABD’ye ve yerel kuklalarına karşı halk arasında yaygın olan muhalefeti bastırmayı ümit ediyor.

Geçen hafta resmi bir vesileyle Allawi Iraklı güvenlik birimlerini yeniden inşa etme ve ölüm cezasını yürürlüğe koyma planlarını açıkladı. Muhabirlerin karşısında şunları söyledi: ‘Bizim iç güvenlik için MI5 ve FBI tipi tutuklama ve sorgulama otoritesi olan bir aygıtımız olmalı.’

Uygulaması başladı bile. Geçen sene Aralık ayında Allawi ve INA üyesi bir başka yönetici olan İbrahim el-Canabi ABD’ye CIA-merkezine CIA direktörü George Tenet ve diğer üst düzey görevlilerle iç istihbarat servisinin yeniden inşası konuusunda istişarede bulunmak için uçmuşlardı. Canabi New York Times’a yeni dairenin Hüseyin’in meşhur gizli polisi Muhaberat’ın eski üyelerini de çalıştıracağını ifade etti. O gerçi bunların sayısını küçük göstermeye çalıştı, ancak Muhaberat üyelerinin paha biçilmez bağlantıları olduğunun ve bu oranda da bilgi ve becerilerinin bulunduğunun altını çizdi.

Aynı toplantıda Allawi Philadelphia Inquirer’in bir köşe yazarına ‘Ben haşin bir köpeğim’ dedi. Eski Irak ordusunun her biri 10.000 askeri olan beş tümenini yeniden inşa edeceğini açıkladı.’Tüm birlikler tekrar geri gelmeyecekler’ dedi ve ekledi: ‘fakat ordunun yüzde 40 ila 50’si orta ve düşük rütbelerden yüksek kurmaylara kadar tekrar oluşturulacak ve göreve hazır hale getirilecekler.’

Bu durum, Bush hükümetinin, Irak’ta demokrasiyi kökleştirme iddiasını geçersiz kılmaktadır. Washington ABD’ye karşı sadakati ve gaddarlığıyla tanınan bir adamı iş başına getirdi.  Onun vazifesi, düşman bir halkı bütün mevcut araçlarla itaat edene kadar korkutmak ve terörize etmektir. Onun Baas rejiminin eski işkencecilerini, cellatlarını ve kavgacılarını tekrar görev başına getirmesi bir tesadüf değil.

 

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...