ABD,
elindeki gelişmiş gözleme cihazlarına rağmen Irak direnişine katılmak
isteyenlerin sınırlardan içeri sızmasına neden engel olmuyor?
Acaba
ABD, Irak'ı teröristlerin avlanma sahası olmasını mı istemekte? Bu soru
daha önce aklıma gelmemişti, ancak 'Aydınlar Barış İçin' örgütünün
Ürdün'ün başkenti Amman'daki son toplantısında bir Amerikalı aydından bu
manada bir görüş dinlemiş ve ele alınıp tartışılmasından ziyade dikkate
almaya değer bir düşünce olduğunu düşündüm.
Amerikan
Harvard Üniversitesi'nde profesör olan arkadaşımız, 50 dünya aydınının
önünde, teröristlerin avlanmasının ve Irak'ta toplanmasının bir Amerikan
hedefi olduğunu ve başta ABD'nin elinde gelişmiş kontrol ve gözetleme
araçları olmasına rağmen Irak ile Irak'a komşu ülkeler arasındaki
sınırları kontrol etmemesi veya kapatmaması, hatta gözlerini kapatması
ve sınırın ülkeye sızmak ve Irak direnişine katılmak isteyenlere açık
olarak kalmasında ısrar etmesi konusunun oluşturduğu birçok kanıtın bu
hedefe işaret ettiğini ifade etti.
Profesör
Amerika'nın böylelikle teröristlerin dört bir yandan sınırların
açılmasıyla birlikte ülkedeki kaosun yayılmasını fırsat bilerek akın
etmesini ve içlerinden büyük bir oranın Irak topraklarında toplanmasını
istediğini belirtmekte.
Bu durum
ezici askeri güce sahip Amerikalılara, onlara, yani teröristlere
öldürücü darbe indirme imkânı verecek ve nihayetinde Irak, teröristlere
mezar olacak.
Durum bu
doğrultuda kesinlik kazanana kadar terörist grupların Irak'a
çekilmesi/cezp edilmesi ve oradaki Amerikalıların karargâhlarına
yönelmesi, dikkatlerini ABD içinde faaliyetlerde bulunmaktan alıkoyacak.
Zira
Irak'taki Amerikan güçlerinin varlığı, teröristler için Amerikalılara
kendi ülkelerinde meydan okuma macerasının zorluklarına katlanmaksızın
istediklerini verecek özel bir tahrik unsuru oluşturmakta.
11 Eylül
öngörülemezdi
Irak'ta
ABD'nin attığı zekâya muhtaç birçok adıma rağmen bu düşüncenin -şayet
doğruysa- birçok sebepten ötürü geçerli sayılabileceğini düşünmekteyim.
Zira ABD, 11 Eylül'den itibaren adı 'terör' olan bir sorunla yaralı
zaten. Bu olayda önemli olan, sadece gerçekleşmesi ve yarattığı ürkütücü
şok değil, aynı zamanda hayal edilmesi. Çünkü sivil uçakların dev saatli
bombalara dönüşeceği, gökdelenleri yıkmakta ve milyonlarca Amerikalıyı
korkutmakta kullanılacağı düşünülemezdi. Bu ürkütücü hayal, ABD'deki
ilgili kesimleri tehlikenin hiç hesap etmedikleri bir yönden
gelebileceğine ikna etti.
Buradan
hareketle teröre karşı savaşları onlara daha fazla korku verdi. Zira bu
savaş yönü belli olmayan bir tarafa karşı açılmıştı ve sonra bu taraf,
akıllarına gelmeyen şekilde kendilerine bir kez daha sürpriz
yapabilirdi. Bu durum teröre karşı savaşı sonsuz ve bütün ihtimallere
açık hale getirmekte.
Bu
şekilde bir tutumla karşı konulması içinde Irak'ın kapılarının El Kaide
örgütünün ve diğer terör gruplarının kutuplaşması için açılması,
çatışmayı Amerikalıların büyük bir sorununu çözecek belirli bir alana ve
açık hedeflere getirecektir. Bu durumda bu örgütleri zayıflatma ve
bitirme imkânları doğacaktır Amerikalıların. Zira Irak sahası
teröristlere açık bir ağ ve sürekli bir pusu mesabesinde olacaktır.
Aynı
zaman zarfında Irak her iki taraf için çatışmanın model sahası
sayılabilir. Terörist örgütlerin temel ağırlığı Asya'da bulunmakta ve
unsurlarının ekseriyeti ya Afganistan'da ya da Pakistan, Çeçenistan veya
Orta Asya'da. Dolayısıyla Irak'a gelmeleri çok kolay, uçağa, vizeye veya
Avrupa kapılarını geçme risklerine ihtiyaç duymamakta. Ayrıca terörist
gruplar Irak'ta İngiliz askerleri dışında El Kaide yönetiminin 'Haçlılar
ve Yahudiler' olarak sınıfladığı 130 binin üzerinde Amerikan askeri gibi
bir başka avantaj daha bulmaktalar. Bu coğrafik yakınlığa eklenen bir
başka baştan çıkarıcı unsuru oluşturmakta.
Direniş
Irak'ta hapsolacak
Amerikalılar açısından direniş unsurlarından mümkün olduğunca fazlasını
Irak'ta toplamak kendilerini çatışmada rahatlatacaktır. Askeri üstünlüğe
güvenmelerine karşın teröristleri bitirme güçleri olduğunu
düşünmekteler. Çatışmaların minimum noktada sürmesi onları Irak'taki
savaşı kazanacakları yönünde yoğunlaştıracak ve dolayısıyla
teröristlerin ABD ile hesaplarını kendi topraklarında görme isteklerini
hafifletecektir.
Bu
durumun Irak içinde kaosu yayacağı doğru ancak kaos zaten var ve iyice
yerleşmiş durumda. Çatışmanın göstergeleri ise bu kaosun varlığı
sebebiyle artmıyor ve dolayısıyla yeni gelişme, çatışmanın türünde değil
derecesinde olacaktır.
Gazetelerin şu günlerde El Kaide'nin ABD ve Avrupa'da bazı hedeflere
saldırıda bulunma hazırlığında olduğuna dair bilgilerin sızması
karşısında ABD'de ve bazı Avrupa ülkelerindeki artan gerginlikle ilgili
yazdıklarıyla bu görüşe yanıt verilmekte.
ABD'nin
son olarak olağanüstü hal derecesini yükseltmek için aldığı uygulamalar,
El Kaide'nin ABD'den çekilmediğinin ve beklenildiği üzere faaliyetlerini
Irak üzerinde yoğunlaştırmadığının kanıtı. Aynı zaman zarfında birçok
Batı ve Asya başkentinde El Kaide unsurlarının veya adı karışanlarının
yakalanması operasyonları halen sürmekte. Bunun anlamı; El Kaide'nin
tehlikesi özellikle de dünyanın dört bir yanına yayılma boyutunda halen
sürmektedir.
Kaide
sadece Irak'ta değil
Bunun
dışında yukarıdaki ifadelere birçok açından yanıt vermek mümkün.
Birincisi El Kaide'nin Amerikan hedeflerine yönelik saldırılarıyla
ilgili çıkan bilgiler doğru ve El Kaide'nin bazı Batılı ülkelerdeki
unsurlarının düzenlemesi olabilir. Dolayısıyla bütün El Kaide
unsurlarının işgali takip eden kısa vadede Irak'a akın etmesi
düşünülemez.
İkincisi, medya organlarının gündeme taşıdığı bu planlar belki de kısmen
eskiydi ve son zamanlarda ulaşılan itiraflar ve zabıtlar aracılığıyla
daha yeni bilinmekte.
Üçüncüsü
ise konuşulan bu planların aslı astarı yoktur ve güvenlik organları
Amerikalar nezdinde tehlike duygusunu yaymak ve önümüzdeki başkanlık
seçimlerinde teröre karşı savaşa önderlik eden, Afganistan ve Irak'ı
vurmakta tereddüt etmeyen güçlü adam başkan Bush etrafında buluşmalarını
sağlamak gibi siyasi sebepler için bu bilgileri sızdırmış olabilir. (Bu
son gözlem ABD'de çok tekrarlanmış ve güvenlik bakanı yalanlamıştı.)
Düşünceyi savunma niyetinde değilim ancak Irak'taki Amerikan hedeflerine
dikkat çekmek babından kaydediyorum. Savaş öncesi ve sırasında Irak'ta
yaşananları çevrele-yen gizemliliğin, savaş sonrasının Irak'ının da
izini sürdüğü görülüyor.
(Londra'da yayımlanan Şark ül Evsat gazetesi, 11 Ağustos 2004)