Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sayı 306 | Haziran 2004

                   

 

 


  

Beyaz Kefenler İçinde Yanyana ve Upuzun Yatan Çocuk Ölüleri... 

Hilmi YAVUZ / 23.05.2004 / ZAMAN

O meş’um fotoğraf duruyor önümde. Beyaz kefenlere bürünmüş, upuzun yatan çocuk cesedleri! Yanyana ve upuzun! Filistinli çocuklar...
Gazeteler haberi şöyle verdi: ‘İsrail tank ve helikopterleri Gazze Şeridi’ndeki Refah Mülteci Kampı’nda iki gündür süren operasyonu protesto eden göstericilere ateş açtı: En az 15 ölü, 50’den fazla yaralı var.’
İsrail tankları ve helikopterlerinin füzeler ve top mermileriyle acımasızca saldırdıkları bu insanlar, silahsız insanlardı, silahsızdılar evet, ve İsrail işgalini barışçı bir biçimde kınamak üzere toplanmışlardı. İsrail ordusu, mülteci Filistinlilerin evlerini yıkmaya başlamıştı çünkü; -evlerinin yıkılmasını protesto etmek için, silahsız ve barışçı bir yürüyüş yapıyorlardı. Silahsızdılar evet, aralarında çocuklar vardı. O şimdi Refah Hastanesi’nin morgunda, beyaz kefenler içinde, upuzun yatan Filistinli çocuklar. Yanyana ve upuzun...
Gazeteler haberi şöyle verdi: ‘Katliam gibi saldırı, İsrail ordusunun önceki sabah Refah’taki Tel Sultan mahallesini işgal etmesinin ardından düzenlenmişti. Dün, işgali kınayan Filistinliler protesto için toplanınca, İsrail helikopter ve tankları göstericiler üzerine ateş açtı. Tel Sultan’a doğru ilerleyen kalabalığa ayrıca makineli tüfeklerle yaylım ateşi açıldı. İsrail, ‘Gökkuşağı Operasyonu’nun [bu meş’um saldırının adı buydu!] ilk 36 saatinde de 24 Filistinliyi öldürmüştü.’
Ölenlerin çoğu, çocuktu: Dün, Refah Hastanesi’nin morgunda, beyaz kefenlere sarılmış, öyle yanyana ve upuzun yatıyorlardı...
Şu siyaset söylemi ne kadar alçakça, ama ne kertede alçakçaysa, o kertede ironik ve galiba zevahiri kurtarmaya da o kertede yardımcı olabiliyor. ‘Gökkuşağı Operasyonu’ndan sonra İsrail Parlamentosu’nda konuşan İsrail Savunma Bakan Yardımcısı Zeev Boim, ‘çok sayıda Filistinli sivilin ölmesinden üzüntü duyduğunu’ söylemiş! Gerçekten üzüntü duymak’la, üzüntü duyduğunu söylemek arasında ne kadar uzun ve erdemli bir insan açısından ahlaken ne kadar meşakkatli bir yol vardır, nasıl bilmezsiniz Bay Zeev Boim! Siz, evlerinin yıkılmasını kınamaktan öte bir amaçları olmayan bu masum ve silahsız (evet, silahsız!) insanlara acımasızca, füzeler, makineli tüfekler ve toplarla saldırı emrini vereceksiniz, hemen arkasından da ‘üzüntü duyduğunuzu’ söyleyeceksiniz! Hepsi bu kadar mı Bay Zeev Boim? Refah Hastanesi’nin morgunda, öyle yanyana ve upuzun, beyaz kefenleri içinde yatan çocuk cesedlerinin yüzlerine nasıl bakacaksınız? Evet, nasıl bakacaksınız yüzlerine onların? İnsan, asıl, ölülerin yüzüne bakınca utanır Bay Zeev Boim? Biz, Belsen’deki, Treblinka’daki, Matthausen’deki toplama kamplarında ölen Yahudilerin yüzlerine bakarken çok utanmıştık insanlığımızdan Bay Boim;- acaba siz de utanacak mısınız?
O mülteci kamplarında (yoksa, ‘toplama kampları’ mı demeliydim?) yersiz yurtsuz ve yoksul, tel örgüler arkasında büyümüş, masum ve ölü çocukların yüzleri, en sahih aynalardır. O aynaya bakarken , orada, Belsen’de, Treblinka’da, Matthausen’de acımasızca telef edilen masum ve ölü Yahudi çocuklarının yüzlerini nasıl görmezsiniz, Bay Zeev Boim?
Ya Bay Bush’a ne demeli? O da demeç vermiş. Gazeteler haberi şöyle verdi: ‘ABD Başkanı George W. Bush, olayı kınamadı, ancak İsrail’den açıklama beklediğini söyledi ve taraflara itidalli olma çağrısında bulundu. Bush, gazetecilere yaptığı açıklamada, barışa ulaşmada masum yaşamlara saygı duyulmasının temel ilke olduğunu belirtti.’
Bush ve ‘masum yaşamlara saygı’! ‘Masum insanların katledildiği’ bu operasyonu yalan da olsa ‘kınama’ nezaketini göstermeyen Bush’tan ‘masum yaşamlara saygı’ sözünü işitmek, ironik değil, düpedüz komik oluyor.
Ve çocuk ölüleri! Yanyana ve upuzun...
 

   

...::: Bu site MAX-MIL tarafından hazırlanmıştır :::...