|

Sınav Soruları!
Umur TALU / 10.05.2004 / SABAH
Merhaba!
Nasılsınız?
Yandaki tabloya bir bakar mısınız? Şimdi hangi safta iseniz... Yani,
hükümetle birlikte "Meslek liseleri-İmam hatipler eşitsizliğinin çözümü"
taraftarı da olabilirsiniz...Yok, tam tersine, meslek liselerini pek
umursamadan "İmam hatiplere kıyak"tan dolayı ateş püskürenlerden de
olabilirsiniz.
Elbette, ne isterseniz olabilir, ne düşünürseniz düşünebilir,
dilediğiniz tavrı alabilirsiniz.
Yalnız...
Haber Merkezi'nin hazırladığı yandaki tabloya bir bakar mısınız?
***
Eşitlik-eşitsizlik adına konuşanlar...
Eşitlik-eşitsizlik adına vuruşanlar... Hükümet ve destekçileri ile...
Mesela, Genelkurmay ve benzeri zaviyeden bakanlar, "milyonlarca öteki
çocuk" adına neden hiç fırtına koparmazlar, merak etmez misiniz?
Bütçeden milyonlarca çocuğun eğitimine ayrılan pay ile yıllardır silaha
ve savunmaya harcanan açık-örtülü paraları bir teraziye vurmaz mısınız?
Bütçenin delik deşikliğini yamamak için yıllardır çığ gibi büyüyen
borçlara, bu borçlar karşılığı, "paradan para kazanan" bankalar,
şirketler ve büyük servet sahiplerine ödenen faizler ile milyonlarca
çocuğun hakkını, hukukunu o kefelere yerleştirmez misiniz?
100 ilköğretim çocuğundan 14'ünü üniversiteye ulaştırabilen...
O 14'ün de, bir, ikisinden fazlasını mutlu etmeyen, umutlu kılmayan,
beklentisiz, geleceksiz, umutsuz ve işsiz bırakan bir eğitim sisteminde
"eşitlik ve adalet" arar mısınız?
***
"Zorunlu ilk öğretim"e alınan her 100 çocuktan 62'sinin çağdışı
koşullarda, adeta laf olsun, zorunluluk dolsun diye sözde eğitilmesini
eşit ve adil bulur musunuz?
Birkaç ezber ve birkaç terennümle, kim bilir belki de fedakar birkaç
öğretmenin çabasıyla, o milyonlarca çocuğun bu ayıklamacı, ayrımcı,
dışlamacı hayata insanca tutunabileceğini sanır mısınız?
Tamam, haraca da dönüşebilen "harç ve bağış" gibi sözde serbest
mecburiyetler ortadan kaldırılırken, yerine bedava ders kitabından öte
hiçbir ufuk, hiçbir kaynak, hiçbir çaba konulamamasını...
Bunca kaynak aktarımı olan bir ülkede, milyonlarca çocuğun onca eğitim
yoksulluğu ve yoksunluğuna terkini kabul edebilir misiniz?
"Anayasa"sı çok kıymetli olan, onun darbelerle "ilga" edilebilmesi
dışında onca gencin bu "suç"tan kazındığı bir "anayasal düzen"de...
"Kimse, eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz...
İlköğretim... devlet okullarında parasızdır...
Devlet, maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini
sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları
yapar"... gibi maddelerinin sürekli ihlalinden biraz rahatsız olur
musunuz?
Yüz binlerce ailenin açlık sınırında, mutlak yoksulluk çukurunda
yaşamaya çalıştığı bir ülkede, "maddi imkandan yoksunluk" nedir ki,
"başarı" ne olacak, "yardım" nereden bulunacaktır, sormaz mısınız?
"Eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakmak" veya "bırakmamak" nedir,
durumlarından, imkansızlıklarından, devletin anayasal görevini yerine
getirememesinden dolayı "yoksun bırakma"nın cezası, tarihi sorumluluğu
nedir, sorumlusu kimlerdir diye merak etmez misiniz?
Bu ülkede, temel eşitsizlik ve adaletsizlikler üstünde değil, derin
duyarsızlıkların sözde duyarlılıkları üstünde gerilimler kopmasıyla hiç
gerilmez misiniz?
|
 |
|