Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sayı 311 | Kasım  2004

                   

 

 


  

Arafat’ın Siyasi Ölümü

Ayşe KARABAT / 30.10.2004 / RADİKAL

Ne bana elleriyle yumurta yedirişi, ne titreyen alt dudağı, ne pijamalı hali, ne de kefiyesiz gördüğümde çok küçülmüş gelen bedeni ve bembeyaz küçücük elleri. Hafızama başka bir hali kazındı Arafat'ın. Arafat bilmecesini kendimce çözdüğüm andaki görüntüsü.
İsrail, Arafat'ı tamamıyla karargâhına hapsetmeden birkaç ay önce, yine Ramallah'a operasyon düzenlemiş, karargâhı vurmuş, Arafat'ı birkaç gün için yine hapsetmişti. İsrail ordusu geri çekildiğinde, Arafat dışarı çıktı. Çok yorgun olduğu belliydi. Elde makineli tüfekle çıkıp, 30 metre yürüyüp, başka bir kapıdan içeri girmişti. İşte hafızama kazınan an o yüzündeki muzaffer ifade.
Yalnızca Filistin mücadelesinin sembolü değil Arafat, aynı zamanda Filistin mücadelesi onda vücut buluyor. Daha öğrenciyken, Filistin Öğrenci Birliği adına katıldığı Avrupa'daki toplantılarda başına sardığı kefiye, hiç çıkarmadığı üniforması, bunun kanıtı... O, yola özgürlük savaşcısı olarak çıktı. Yetenekli bir diktatör olarak devam etti. Muhtemelen de öyle sonlanacak. İki büyük başarısı var. İlki, bu kadar farklı Filistin fraksiyonlarını bir arada tutabilmek, ikincisi de, Filistin mücadelesini, diğer Arap devletlerinin hegemonyasından kurtarmak. Bu iki başarıyı da yalnızca akıllara durgunluk veren bir pragmatizmle, yolsuzluklara göz yummakla ve biraz da diktatör olmakla başarabilirdi, öyle de yaptı.
Ülkesine geri dönebilir mi, bilinmez ama uzun süre ortada olmayacağı kesinleşti. Bu da Arafat devrinin kapandığını gösteriyor. İsrail'in çabaları sonucu siyaseten komadaydı zaten. Onu Paris'e uğurlamaya gidenlerin, şaşılacak biçimde azlığı bunun en iyi göstergesi. Filistinliler, hüzünlendi biraz, o kadar.
İlk defa İsrail devletiyle hemfikirim: Arafat artık öldü. Devlet adamı olamayan Arafat, helikopter havalandığında özgürlük savaşcısı-diktötör olarak öldü. Geri dönebilse de yine canlanmayacak.
Filistin'in yolları
Arafat sonrası Filistin'in önünde gidebileceği başka yollar var. Bunların bir kısmı Arafat'ın doğası gereği seçmediği ve seçemeyeceği ve seçilmesine de izin vermediği yollar.
İlki şiddetin bitirilmesi. Filistin'de doğmuş büyümüş, bir halk hareketi olan ilk intifadaya katılmış ama şimdiki intifadanın, terör örgütlerinin elinde ve kendi halkına da acı veren bir savaş olduğunu düşünen genç kuşağın, yönetime daha fazla katılması. Ama bu yol yalnızca, Arafat'ın yerini dolduracak olanların seçimle belirlenmesine karar verilirse gündeme gelecek.
Eğer seçim olmazsa, ki başlangıç için bu, çok daha olası , yine iki yol var. İlki, FKÖ'nün genel sekreterliğini yapan, başbakanlığı döneminde Arafat'la arası açılan, halkın yolsuzluk nedeniyle pek itibar etmediği Ebu Mazen'in göreve gelmesi. Yasalar gereği FKÖ'yü onun yönetmesi gerekiyor. Filistin Özerk Yönetimi de yine yasalar gereği meclis başkanına devredilebilir. Bu geçiş döneminden sonra da Filistin kendi yolunu bulabilir. Ama, Ebu Mazen'e itiraz eden mutlaka olacaktır. Bunun derecesi ve nasıl yapılacağı önemli. Eğer itirazlar silahlı olursa, vay Filistin'in haline. Batı Şeria'daki güvenlik güçleriyle arası iyi olan, Arafat'tan öğrendiği yöntemlerle onları, maddi olarak iyi tutup, kendine bağlayan ama liderinden vaktiyle tokat yemiş olan güvenlik danışmanı Cibril Racub, iktidarı talep edebilir mesela. Onun Gazze versiyonu, şu anda hiçbir görevi olmayan ABD yönetiminin bayıldığı Muhammed Dahlan da aynı şeyi yapabilir.
Arafat'ın iktidarını sağlamlaştırmak için kullandığı güvenlik güçleri, yeniçeri misali iktidar değiştirebilir. Hamas'ın da eli armut toplamaz tabii. Seçime dek, Ebu Mazen görevde olursa, İsrail'in 'muhatabımız yok' bahanesi geçerli olmaz, ABD seçimi sonrası da Irak'ta başarısız Amerika, Filistin-İsrail sorununa el atabilir. Yok eğer, iç savaş boyutunda iktidar mücadelesi çıkarsa, İsrail'in ekmeğine hem yağ hem de bal da sürülmüş olur..
Arafat, hiçbir zaman, halef göstermedi. Sağlığı yerindeyken, yerini alacaklardan söz edenlerin başına da mutlaka bir şeyler geldi. Özetle Arafat, 'Benden sonra tufan' dedi. Filistinliler kendileri için bir Nuh Gemisi yapabilecek mi? İşte yeni soru bu.

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...