|

Arafat’ın Siyasi Ölümü
Ayşe KARABAT /
30.10.2004 / RADİKAL
Ne
bana elleriyle yumurta yedirişi, ne titreyen alt dudağı, ne pijamalı
hali, ne de kefiyesiz gördüğümde çok küçülmüş gelen bedeni ve bembeyaz
küçücük elleri. Hafızama başka bir hali kazındı Arafat'ın. Arafat
bilmecesini kendimce çözdüğüm andaki görüntüsü.
İsrail, Arafat'ı tamamıyla karargâhına hapsetmeden birkaç ay önce, yine
Ramallah'a operasyon düzenlemiş, karargâhı vurmuş, Arafat'ı birkaç gün
için yine hapsetmişti. İsrail ordusu geri çekildiğinde, Arafat dışarı
çıktı. Çok yorgun olduğu belliydi. Elde makineli tüfekle çıkıp, 30 metre
yürüyüp, başka bir kapıdan içeri girmişti. İşte hafızama kazınan an o
yüzündeki muzaffer ifade.
Yalnızca Filistin mücadelesinin sembolü değil Arafat, aynı zamanda
Filistin mücadelesi onda vücut buluyor. Daha öğrenciyken, Filistin
Öğrenci Birliği adına katıldığı Avrupa'daki toplantılarda başına sardığı
kefiye, hiç çıkarmadığı üniforması, bunun kanıtı... O, yola özgürlük
savaşcısı olarak çıktı. Yetenekli bir diktatör olarak devam etti.
Muhtemelen de öyle sonlanacak. İki büyük başarısı var. İlki, bu kadar
farklı Filistin fraksiyonlarını bir arada tutabilmek, ikincisi de,
Filistin mücadelesini, diğer Arap devletlerinin hegemonyasından
kurtarmak. Bu iki başarıyı da yalnızca akıllara durgunluk veren bir
pragmatizmle, yolsuzluklara göz yummakla ve biraz da diktatör olmakla
başarabilirdi, öyle de yaptı.
Ülkesine geri dönebilir mi, bilinmez ama uzun süre ortada olmayacağı
kesinleşti. Bu da Arafat devrinin kapandığını gösteriyor. İsrail'in
çabaları sonucu siyaseten komadaydı zaten. Onu Paris'e uğurlamaya
gidenlerin, şaşılacak biçimde azlığı bunun en iyi göstergesi.
Filistinliler, hüzünlendi biraz, o kadar.
İlk defa İsrail devletiyle hemfikirim: Arafat artık öldü. Devlet adamı
olamayan Arafat, helikopter havalandığında özgürlük savaşcısı-diktötör
olarak öldü. Geri dönebilse de yine canlanmayacak.
Filistin'in yolları
Arafat sonrası Filistin'in önünde gidebileceği başka yollar var.
Bunların bir kısmı Arafat'ın doğası gereği seçmediği ve seçemeyeceği ve
seçilmesine de izin vermediği yollar.
İlki şiddetin bitirilmesi. Filistin'de doğmuş büyümüş, bir halk hareketi
olan ilk intifadaya katılmış ama şimdiki intifadanın, terör örgütlerinin
elinde ve kendi halkına da acı veren bir savaş olduğunu düşünen genç
kuşağın, yönetime daha fazla katılması. Ama bu yol yalnızca, Arafat'ın
yerini dolduracak olanların seçimle belirlenmesine karar verilirse
gündeme gelecek.
Eğer seçim olmazsa, ki başlangıç için bu, çok daha olası , yine iki yol
var. İlki, FKÖ'nün genel sekreterliğini yapan, başbakanlığı döneminde
Arafat'la arası açılan, halkın yolsuzluk nedeniyle pek itibar etmediği
Ebu Mazen'in göreve gelmesi. Yasalar gereği FKÖ'yü onun yönetmesi
gerekiyor. Filistin Özerk Yönetimi de yine yasalar gereği meclis
başkanına devredilebilir. Bu geçiş döneminden sonra da Filistin kendi
yolunu bulabilir. Ama, Ebu Mazen'e itiraz eden mutlaka olacaktır. Bunun
derecesi ve nasıl yapılacağı önemli. Eğer itirazlar silahlı olursa, vay
Filistin'in haline. Batı Şeria'daki güvenlik güçleriyle arası iyi olan,
Arafat'tan öğrendiği yöntemlerle onları, maddi olarak iyi tutup, kendine
bağlayan ama liderinden vaktiyle tokat yemiş olan güvenlik danışmanı
Cibril Racub, iktidarı talep edebilir mesela. Onun Gazze versiyonu, şu
anda hiçbir görevi olmayan ABD yönetiminin bayıldığı Muhammed Dahlan da
aynı şeyi yapabilir.
Arafat'ın iktidarını sağlamlaştırmak için kullandığı güvenlik güçleri,
yeniçeri misali iktidar değiştirebilir. Hamas'ın da eli armut toplamaz
tabii. Seçime dek, Ebu Mazen görevde olursa, İsrail'in 'muhatabımız yok'
bahanesi geçerli olmaz, ABD seçimi sonrası da Irak'ta başarısız Amerika,
Filistin-İsrail sorununa el atabilir. Yok eğer, iç savaş boyutunda
iktidar mücadelesi çıkarsa, İsrail'in ekmeğine hem yağ hem de bal da
sürülmüş olur..
Arafat, hiçbir zaman, halef göstermedi. Sağlığı yerindeyken, yerini
alacaklardan söz edenlerin başına da mutlaka bir şeyler geldi. Özetle
Arafat, 'Benden sonra tufan' dedi. Filistinliler kendileri için bir Nuh
Gemisi yapabilecek mi? İşte yeni soru bu. |