Ne bana elleriyle yumurta yedirişi, ne titreyen alt
dudağı, ne pijamalı hali, ne de kefiyesiz gördüğümde çok küçülmüş gelen
bedeni ve bembeyaz küçücük elleri...
Türkiye son günlerde belki de hiç hazır olmadığı bir tartışmayla
çalkalanıyor. Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu'nun 'Azınlık
Raporu', aniden ülkenin gündeminin başına oturdu...
12 Ekim 1492... İtalyan kökenli İspanyol
Christopher Colombus'un (Kolomb) Amerika'yı yani "Yeni Dünya"yı
keşfettiği yıl. Bu keşif, on milyonlarca insanın ölümüyle sonuçlanan
tarihin görmediği bir soykırımın önünü açtı...
Dünyadaki bunalımın temelinde hakim medeniyetin
içinde bulunduğu krizin yattığını, farklı tüm medeniyetleri
dışlayan, yok sayan Batı medeniyetine karşı insanlık birikimlerinin
devreye sokulması gerektiğini hep savunduk...
Son zamanlarda yayımlanan çok sayıdaki
Türkiye’nin AB üyeliği konulu araştırmalar arasında bana en ilginç
geleni, Hollanda Hükümet Politikaları Bilim Konseyi (WRR) tarafından
gerçekleştirilen "Avrupa Birliği, Türkiye ve İslam" konulu
araştırma...
İKİ gün önceki Hürriyet’in orta sayfalarında yer alan bir haberi
ürpererek okudum.
Üstte bir fotoğraf; sarıklı, cüppeli bir şahıs, önüne düştüğü bir
grup kimseye bir türbenin etrafında tavaf yaptırıyor...
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Bardakoğlu, Hürriyet gazetesine
yaptığı "tarihî açıklama"da "Müslümanlığın güncelleştirilmesi"
gerektiğini, Kur'an'ın yeniden yorumlanmasına ihtiyaç duyulduğunu"
söylemiş...
Almanya Dışişleri Bakanı Fischer, Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğini,
2. Dünya Savaşı'nda, ABD ordusunun Avrupa'yı Alman işgalinden
kurtardığı ünlü "Normandiya Çıkarması"na benzetti...
Türkiye’nin Avrupa’daki nihai yeri güvenlik politikasını
ilgilendiren bir konudur. Avrupa Birliği’nin bütünleşme tarihine
bakıldığında bu sıradışı bir yaklaşım değildir...
Son olarak, Türk Ceza Kanunu (TCK) tartışmaları sırasında, kıblesini Batı’ya
çevirmekte ısrarlı olduğunu ve "yaşam biçimi" olarak da Batılı yaşamı
seçtiğini bir kez daha ortaya koyan Türkiye Cumhuriyeti AB yolunda hızla yol
almaktadır.
AB Komisyonu’nun Türkiye ile ilgili hazırladığı ve 17 Aralık’ta yapılacak
Başkanlar Konseyi’nde alınacak karara esas teşkil edeceği konusunda konsensüs
bulunan Rapor’un açıklanmasıyla bu tartışmalar bir kez daha yoğunlaştı...
Devamı için
‘Sâhib’ kelimesi Kur’an dilinde arkadaş, dost anlamına
gelir. Rağıb el-İsfehani ‘sahib’i ‘mülazim’ kelimesiyle açıklamakta ve bunun
da örfte, sohbetleri çok olanlara dendiğini belirtmektedir. Mülazim ise,birbirinden ayrılmayan, birbirine tabi
kimseler anlamına gelmektedir. Bir şeyin mülkiyetini elinde bulunduran ve
onun üzerinde tasarruf sâhibi olan kimseye de ‘sahip’ denir. ‘es-Sahibu
bi’l-Cenb’, ‘yakınınızdaki arkadaş’ demektir ve iyilik edilmesi tavsiye
edilenlerden biridir... Devamı için
Utanç verici
ideolojik, ekonomik ve politik amaçların tarihe yön verdiği çok acımasız bir
dönemi yaşıyoruz, çok acımasız günlerden geçiyoruz. Bugünün tarihini büyük
güçlerin sistematik devlet terörü oluşturuyor. Bugünün dünyası katlanılması
mümkün olmayan bir dünya haline gelmiştir. Bugün, bütün kötülükler, faşizmler,
ırkçılıklar insanlığa açıkça meydan okuyabilmektedirler. Faşizmler,
ırkçılıklar, barbarlıklar istedikleri ülkelerde zorla rejim değişikliklerine
gidebilmektedir...
Devamı
için
Kur’an ayında Kur’an’dan konuşmak... Doğrusu başka sözler
de derdi anlatmaya yetmiyor ya. Allah, Ramazan ayını, "Kur’an’ın indirildiği
ay" olarak tanıtıyor. Kur’an ise "insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu
eğriden ayırmanın açık delilleri" olarak tarif ediliyor.Onda oruç, bir farz,
şenlik ve Kur’an sebebiyle zamana kayıt/tarih düşmedir...
Devamı
için
Bayramlarımız vardır bizim, dini içerikli, dinimizden saydığımız. İnananlar
olarak ibadet şevki ile yılda iki kez olmak üzere canı gönülden kutladığımız:
Iyd-ı fıtr ve Kurban. Ay yılı hesabına göre denk gelen Ramazan ayında
Rabbimizin emri gereği tuttuğumuz oruç farizasından sonra ilkini, gücü
yetenlerimizin büyükbaş hayvanlardan Allah adına kesmekle yükümlü tutulduğumuz
Zilhicce ayında da diğerini...
Devamı
için
TV ekranlarında, son dönemlerin popüler yapımları olarak, gizemli olayların
ardındaki ‘gerçekler’i ortaya çıkarma iddiası taşıyan dizilerle
karşılaşıyoruz. ‘Sırlar Dünyası’, ‘Sır Kapısı’ ‘Kalp Gözü’ gibi yapımların,
kısa zamanda izleyiciyi ekran başına çektiğini gözlemliyoruz.Bu yapımların
gördüğü ilginin nedeni ise, kimilerine göre, senaryoların, halkın dini
duygularına hitap ediyor oluşu, kimilerine göre ise, insan tabiatında gizemli
olayların ardındaki gerçeği öğrenme merakı. Her iki gerekçenin de kısmen haklı
olduğu yönler var...
Devamı için
Aile, toplumlarda kültürel kimliğin, insani değerlerin ve tarihi
sürekliliğin koruyucusu ve aktarıcısı olan bir kurumdur. Ailedeki çözülme,
toplumsal çözülmenin başlangıcıdır. Çünkü düşüncede, yaşamda, aile içi
ilişkilerde yaşanan çözülme her yeri ve her şeyi bozmakta, diri, dinamik
toplum yapısını ortadan kaldırmaktadır. Ailenin çözülmesi, evden uzaklaşması
çocukları da aynı sona sürüklemektedir...
Devamı için
İletişim Yayınları, Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce serisinin 6. kitabı
olarak "İslamcılık" dosyasını yayımladı. 1112 sayfalık hacimli çalışmaya, 63
yazar 79 makale ile katkıda bulunuyor. Yasin Aktay’ın editörlüğünde hazırlanan
dosya, Cumhuriyet Türkiyesi’ndeki "belli başlı düşünce akımları" arasında
saydığı İslamcılığı, "siyasal açılımları ve etkilerini esas alarak, bütün renk
ve tonlarıyla" analiz etmeye çalışıyor.
Devamı için
Varlık aleminin tamamında, her varlığın kendi "doğal"
ortamında yaşamını sürdürmesi "var olabilmenin" önemli öncüllerindendir.
İnsanoğlunun doğması, yetişmesi, büyümesi ve toplumsal hayata katılması için
en "doğal" ortam aile ortamıdır. Çocuk için ana rahmi ne ise toplum için de
aile odur.Diğer bir deyimle ağaç için kök ne anlam ifade ediyorsa, toplum
için de aile onu ifade etmektedir. İnsan soyunun sağlıklı bir şekilde
sürdürülmesinin yegane kaynağı ailedir... Devamı için
Çeviri
‘ABD Kendisini İslam Dünyası’nın Düşmanı Haline
Getiriyor’Devamı için
Çeçenistan’da Çaresizlik: Moskova İkinci Kez Afganistan Tuzağı İçinde Devamı için
30 Sene
Sonra: ABD, Ortadoğu’nun İşgali Hakkında Gizli Planlarını YayınladıDevamı için
Soru 4: Kendilerini İslam olarak tasnif edenler,
kendilerinden zannettikleri idarecilerin icraatları karşısında gevşedikleri
için mi toplum üzerinde bir atalet ve ağırlık var?
Devamı için
Yorumsuz
-"Onlar
Allah' ın dininden başkasının mı arıyorlar? Halbuki göklerde ve yerde ne varsa
hepsi ister istemez O' na teslim olmuştur ve O' na döndürüleceklerdir. "(Al-i
imran-83)
-"(Resuller)Dediler ki: "Uğursuzluğunuz sizinle birliktedir. Size öğüt
verilirse de mi? Hayır siz haddi aşan bir topluluksunuz." Derken şehrin uzak
bir yerinden bir adam koşarak gelip: "Ey kavmim, resullere tabi olun" dedi.
(Yasin-19,20)
-"Derken şehrin uzak tarafından bir adam koşarak geldi.Dedi ki; "Ey Musa,
ileri gelenler seni öldürmek için hakkında danışıyorlar. Çık, git. Muhakkak
ben sana öğüt verenlerdenim."
(Kasas-20).
Irak'ta, özellikle de Felluce'de neler yaşandığını
sadece Amerika'nın izin verdiği kadarıyla biliyoruz. Bugün bu köşeyi
Felluce halkına ve direnişçilere bırakıyorum.
1980
Eylül darbesinden sonra, daha ziyade sol çevrelerin aktüel gündem
maddesi olan ‘değişme’/’dönüşme’ tartışmalarının bir benzerini,
şimdilerde ‘İslamcı’ kesimde de görüyoruz.
Bilindiği gibi aile, anne-baba ve
çocuklardan oluşan, toplumun en küçük birimi olarak tanımlanmaktadır.
Buna çekirdek aile, ya da basit aile de denmektedir.
Avrupa Komisyonu Türkiye'nin ilerleme raporunu
onayladı. "Tam üyelik müzakerelerine
başlanması"nı öngören raporda, endişe edildiği
gibi Türkiye'ye özgü şartlar öne sürülmedi.
Hepimiz kötü filmler görmüşüzdür, şükür ki çoğu
çabucak unutulur. Bununla birlikte, sonuncusunu zihnimden silmek zor:
Bir gizem mi, komedi mi yoksa bir aksiyon muydu..?
Türk basınında İslamcılık üzerine yürüyen tartışmanın sağlıklı bir
zemin üzerinde yürüdüğü iddia edilebilir mi? Cevabın genel olarak
‘hayır’ şeklinde verilmesi gerekiyor...
Kutsallık isnat edilen bir kurum veya kavram
meşruiyet zeminini bağlantı kurduğu kutsal kaynağında bulur.
Kutsallık izafe veya isnat edilen bir kurum veya kavram,
meşruiyetini kendi aslî referans noktasına izafe etmekten mahrum
bulunuyorsa, ortaya yalnızca sahte kutsallıkların çıkartılmış
olduğunu söyleyebiliriz.
Irak'ta iki Fransız gazetecinin rehin alınmasıyla birlikte yeniden
gündeme gelen Fransa'da okullarda başörtüsünü yasaklayan yasa
Fransız kamuoyunu epey meşgul etmiş ve derin ayrılıklara neden
olmuştu...
Bilmem hatırlar mısınız? Geçen sene büyük bir kriz çıktıydı.
Dünyanın başına musallat olan en büyük tehdit, komşumuz Irak idi.
Başındaki Saddam diktatörlüğünün bütün dünyayı ve BM denetçilerini
sistemli olarak aldatması ve gerçek amaçlarını gizlemesi
sözkonusuydu.