Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sayı 305 | Mayıs 2004

                   

 

 


  

Tavizin Çocuklarına

 

 

Derya TANRIVERDİ

 

Bugün sana mektup yazıyorum anne, başımdan kayıyor örtüm, saçlarımın uçları ateş gibi damlıyor yanaklarıma, yanıyorum, acı çekiyorum anne.

Yarın dersimiz anatomi, sınavlar yaklaştı anne, ya beni kim anlatacak sana?

Yüreğimde, gözlerimde neler var bir bilsen, saçlarım anne, saçlarım acıtıyor sinemi!

Her gece bizim mahallenin dar sokaklarına geliyorum, kapıya gelip gelip geri dönüyorum, diplomasız sokmazsın içeri biliyorum.

Koridorlar üzerime göçüyor, parmak uçlarıma kadar çekiliyor kanım, dalgalandıkça saçlarım, beni kurşunsuz vuruyorlar anne!

Katilim bu şehirde sırf senin için yaşıyor taklidi yapıyorum.

Sen anne, dizlerimde başımı unuttuğum, kalbimin sıcağında ısındığım sen, beni kendi ellerinle nara sunuyorsun.

Bilsen ne kadar özledim, oyalı yemenilerimi, uzun örtülerimi, bilsen ne çok özledim.

Şimdi dolabın içinde katlı duruyorlar, nasıl duruyorlar, nasıl garipler kim bilir?

Kimliğimi aldılar anne, kimliğimi, benliğimi, yüreğimi aldılar anne, ben artık yaşamıyorum.

Bana nasıl bakıyorlar anne, bana nasıl bakıyorlar keşke anlatabilsem!!!

Rüyalarımda örtümü unuttuğumu görürdüm eskiden, kendimi çırılçıplak hissederdim, telaşa kapılır sonra koşardım, eve doğru örtümü almak için koşardım.

Ya şimdi?

Koşsam da fayda etmez, üstüme kilitledin kapıları, beni hapsettin bu zindana, ışıksızlıktan ölüyorum anne!

Suçluların hepsini taviz ana doğurdu anne, hepsini taviz ana doğurdu..

Beni, ya beni kim doğurdu anne?

Yarın sınav var, anatomiden, kimyadan, biyolojiden geçerim buna emin ol anne, ama asıl sınavı geçemedim, kaybettim, ikinci bir şansım yok anne.

Ben artık bu şehrin gözlerinde her gün intihar ediyorum, sırf sen hakkını helal edesin diye…

Cesedim, "diplomalı cesedim", baştan sana, sonra "tavizin çocuklarına" armağanım olsun...

   

...::: Bu site MAX-MIL tarafından hazırlanmıştır :::...