Tavizin
Çocuklarına
Derya
TANRIVERDİ
Bugün sana
mektup yazıyorum anne, başımdan kayıyor örtüm, saçlarımın uçları ateş
gibi damlıyor yanaklarıma, yanıyorum, acı çekiyorum anne.
Yarın
dersimiz anatomi, sınavlar yaklaştı anne, ya beni kim anlatacak sana?
Yüreğimde,
gözlerimde neler var bir bilsen, saçlarım anne, saçlarım acıtıyor
sinemi!
Her gece
bizim mahallenin dar sokaklarına geliyorum, kapıya gelip gelip geri
dönüyorum, diplomasız sokmazsın içeri biliyorum.
Koridorlar
üzerime göçüyor, parmak uçlarıma kadar çekiliyor kanım, dalgalandıkça
saçlarım, beni kurşunsuz vuruyorlar anne!
Katilim bu
şehirde sırf senin için yaşıyor taklidi yapıyorum.
Sen anne,
dizlerimde başımı unuttuğum, kalbimin sıcağında ısındığım sen, beni
kendi ellerinle nara sunuyorsun.
Bilsen ne
kadar özledim, oyalı yemenilerimi, uzun örtülerimi, bilsen ne çok
özledim.
Şimdi
dolabın içinde katlı duruyorlar, nasıl duruyorlar, nasıl garipler kim
bilir?
Kimliğimi
aldılar anne, kimliğimi, benliğimi, yüreğimi aldılar anne, ben artık
yaşamıyorum.
Bana nasıl
bakıyorlar anne, bana nasıl bakıyorlar keşke anlatabilsem!!!
Rüyalarımda örtümü unuttuğumu görürdüm eskiden, kendimi çırılçıplak
hissederdim, telaşa kapılır sonra koşardım, eve doğru örtümü almak için
koşardım.
Ya şimdi?
Koşsam da
fayda etmez, üstüme kilitledin kapıları, beni hapsettin bu zindana,
ışıksızlıktan ölüyorum anne!
Suçluların
hepsini taviz ana doğurdu anne, hepsini taviz ana doğurdu..
Beni, ya
beni kim doğurdu anne?
Yarın
sınav var, anatomiden, kimyadan, biyolojiden geçerim buna emin ol anne,
ama asıl sınavı geçemedim, kaybettim, ikinci bir şansım yok anne.
Ben artık
bu şehrin gözlerinde her gün intihar ediyorum, sırf sen hakkını helal
edesin diye…
Cesedim,
"diplomalı cesedim", baştan sana, sonra "tavizin çocuklarına" armağanım
olsun...