|

İbret Olsun
Nuray MERT /
18.12.2003 / RADİKAL
Saddam'ın
yakalanışı, her şey bir yana, gerçekten ibretlik bir olay! Yok öyle,
'Hain kurt, masalın sonunda yakayı ele verdi, cezasını çekecek' mesajı
vermeye çalışanlara kulak asmayın. Bu, ABD ile işbirliği yapıp
İran'a, 1
milyon insanın canına mal olan bir savaş açan, bölgede gücünü artırma
hayali içinde, önce ABD ile el ele verip, sonra devre dışı kalan ve
nihayet ülkesini mahveden bir adamın, daha doğrusu, kişisel olarak bir
adamın değil, böyle bir anlayışın ibretlik sonu.
En başta
ibret alması gerekenlerse, dünyanın her yanında, şu veya bu biçimde ABD
ile iş tutanlar, onun emperyalist emellerine alet olanlar. Bunların en
başında da, ABD'nin Irak'daki işbirlikçileri geliyor. Sonları dünya
konjonktürüne bağlı tabii, ama Saddam gibi veya değişik bir felaket
biçiminde olmaması için hiçbir sebep yok. Tekrar ediyorum, bu, ABD veya
başka bir emperyalizme, iktidar mücadelesine, ihtiras oyununa gönüllü
yazılıp, ülkesinde, bölgesinde, dünyanın geri kalanında yaşayan mazlum
insanların hayatını hiçe sayanların ibret alması gereken bir son. Sonra,
sadece, bir şekilde iktidarı ele geçirerek, halklarını inim inim inleten
diktatörlerin değil, aklını, ruhunu, büyük, en büyük gördükleri
iktidarlara rehin verenlerin ibret alması gereken bir olay.
Diktatörlerle, sıradan 'iktidar bağımlıları' arasında aslında
zannedildiğinden az bir mesafe var. Mesafenin uzunluğu, kişisel olarak
ne ölçüde iktidara sahip olunduğuna değil, iktidar bağımlılığının
derecesine bağlı. Bu bakımdan, bir şekilde muazzam bir iktidar mevkisi
ele geçirip, Irak'ın tepesine çöküp, Irak halkının hayatını önemsemeyen
bir diktatörle, ABD gibi bir mega gücün büyüsüne kapılıp, dünyayı onun
gözünden görmek adına, milyonlarca insanın hayatına mal olan
politikalara gözünü kapamak arasında, kalite açısından büyük bir fark
yok. İkisi de, insanlık için en büyük tehditlerden birinin; iktidar
bağımlılığının sonuçları, dışavurumları.
Bu ülkede
birinci kategoriden kimse yok, varsa bile sesleri duyulabilecek konumda
değiller, ama ikinci kategoriden bolca ses çıkıyor. Buna rağmen, tıpkı
ABD gibi işi pişkinliğe verip, Saddam'ın yakalanışı ibretlik bir olay
olarak lanse ediliyor. Bush söylemine destek çıkmak için, durduk yerde,
Saddam'ın şahsında diktatörlük lanetleniyor, oysa Türkiye'de kimsenin
diktatörlük hayali kurduğu yok, anlamlı bir şey yapacaksanız
İran'a savaş
açtığında veya katliam yaptığında Saddam'a ilan-harp etseydiniz.
Saddam'ın diktatör olduğu, Bush gözünü karartınca mı aklınıza geldi?
Su testisi
su yolunda kırılır, bu olayın bundan öte fazla anlamı yok. Acıklı ve
üzerinde düşünülmesi gereken Irak halkının çektikleri ve çekeceklari,
Allah yardımcıları olsun. Yoksa, bir insanlık suçlusu, diğerini kıstırıp
yakalıyor, nihayet yolları daha önce de kesişmiş heyetlerden,
şahıslardan, oyunlardan, bahsediyoruz. Televizyonlar, Saddam ile
Rumsfeld'in el sıkışırken, gülüşüp, konuşurken çekilmiş kayıtlarını
yayımladı. Bugün, ABD ve benzerleri ile iş tutanlar ibret alsın,
insanlık adına düşünen ve konuşanlar için, bu, sonuçları tüm ülkeyi,
bölgeyi etkileyecek trajik olaylar dizisinin trajikomik bir parçası
olmanın dışında bir anlam taşımıyor. İnsanlık için sevinilecek yegâne
şey, Bush ve Saddam'ın birlikte yargılanacağı bir uluslararası
mahkemenin kurulması olurdu. Birlikte olmasa da, o günlerin uzak
olmadığını ummak istiyorum.
|
 |
|