Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sayı 301 | Ocak 2004

                   

 

 

İbret Olsun 

 

Nuray MERT / 18.12.2003 / RADİKAL


 

Saddam'ın yakalanışı, her şey bir yana, gerçekten ibretlik bir olay! Yok öyle, 'Hain kurt, masalın sonunda yakayı ele verdi, cezasını çekecek' mesajı vermeye çalışanlara kulak asmayın. Bu, ABD ile işbirliği yapıp

İran'a, 1 milyon insanın canına mal olan bir savaş açan, bölgede gücünü artırma hayali içinde, önce ABD ile el ele verip, sonra devre dışı kalan ve nihayet ülkesini mahveden bir adamın, daha doğrusu, kişisel olarak bir adamın değil, böyle bir anlayışın ibretlik sonu.

En başta ibret alması gerekenlerse, dünyanın her yanında, şu veya bu biçimde ABD ile iş tutanlar, onun emperyalist emellerine alet olanlar. Bunların en başında da, ABD'nin Irak'daki işbirlikçileri geliyor. Sonları dünya konjonktürüne bağlı tabii, ama Saddam gibi veya değişik bir felaket biçiminde olmaması için hiçbir sebep yok. Tekrar ediyorum, bu, ABD veya başka bir emperyalizme, iktidar mücadelesine, ihtiras oyununa gönüllü yazılıp, ülkesinde, bölgesinde, dünyanın geri kalanında yaşayan mazlum insanların hayatını hiçe sayanların ibret alması gereken bir son. Sonra, sadece, bir şekilde iktidarı ele geçirerek, halklarını inim inim inleten diktatörlerin değil, aklını, ruhunu, büyük, en büyük gördükleri iktidarlara rehin verenlerin ibret alması gereken bir olay.

Diktatörlerle, sıradan 'iktidar bağımlıları' arasında aslında zannedildiğinden az bir mesafe var. Mesafenin uzunluğu, kişisel olarak ne ölçüde iktidara sahip olunduğuna değil, iktidar bağımlılığının derecesine bağlı. Bu bakımdan, bir şekilde muazzam bir iktidar mevkisi ele geçirip, Irak'ın tepesine çöküp, Irak halkının hayatını önemsemeyen bir diktatörle, ABD gibi bir mega gücün büyüsüne kapılıp, dünyayı onun gözünden görmek adına, milyonlarca insanın hayatına mal olan politikalara gözünü kapamak arasında, kalite açısından büyük bir fark yok. İkisi de, insanlık için en büyük tehditlerden birinin; iktidar bağımlılığının sonuçları, dışavurumları.

Bu ülkede birinci kategoriden kimse yok, varsa bile sesleri duyulabilecek konumda değiller, ama ikinci kategoriden bolca ses çıkıyor. Buna rağmen, tıpkı ABD gibi işi pişkinliğe verip, Saddam'ın yakalanışı ibretlik bir olay olarak lanse ediliyor. Bush söylemine destek çıkmak için, durduk yerde, Saddam'ın şahsında diktatörlük lanetleniyor, oysa Türkiye'de kimsenin diktatörlük hayali kurduğu yok, anlamlı bir şey yapacaksanız

İran'a savaş açtığında veya katliam yaptığında Saddam'a ilan-harp etseydiniz. Saddam'ın diktatör olduğu, Bush gözünü karartınca mı aklınıza geldi?

Su testisi su yolunda kırılır, bu olayın bundan öte fazla anlamı yok. Acıklı ve üzerinde düşünülmesi gereken Irak halkının çektikleri ve çekeceklari, Allah yardımcıları olsun. Yoksa, bir insanlık suçlusu, diğerini kıstırıp yakalıyor, nihayet yolları daha önce de kesişmiş heyetlerden, şahıslardan, oyunlardan, bahsediyoruz. Televizyonlar, Saddam ile Rumsfeld'in el sıkışırken, gülüşüp, konuşurken çekilmiş kayıtlarını yayımladı. Bugün, ABD ve benzerleri ile iş tutanlar ibret alsın, insanlık adına düşünen ve konuşanlar için, bu, sonuçları tüm ülkeyi, bölgeyi etkileyecek trajik olaylar dizisinin trajikomik bir parçası olmanın dışında bir anlam taşımıyor. İnsanlık için sevinilecek yegâne şey, Bush ve Saddam'ın birlikte yargılanacağı bir uluslararası mahkemenin kurulması olurdu. Birlikte olmasa da, o günlerin uzak olmadığını ummak istiyorum.

   

...::: Bu site MAX-MIL tarafından hazırlanmıştır :::...