|

350 El Kaide Militanı Türkiye’de
Neşe DÜZEL /
31.056.2004 / RADİKAL
Doğu Ergil
NATO zirvesinin kanlı bir reklam için vesile olabileceğini söylüyor.
Ölümü arıyor bunlar. Üçte biri canlı bomba olabilir. Afganistan'da
suikast için eğitilmişler. Daha önce Türkiye'de hepsi Selefi din
eğitiminden geçmişler. El Kaide'den daha tehlikeli olan gayriresmi
Selefi eğitime 12 Eylül göz yumdu. Bu resmi ahmaklıktır. Canlı bombalar
nasıl çıktı sanıyorsunuz. Bu adamları bulma kararını hükümet verir. Hem
MGK niye vardır? Kürtler ülkeyi bölecek diye takılırsan, tabii başka
tehditleri kaçırırsın.
NEDEN? Doğu Ergil
28-29 Haziran'da İstanbul'da NATO zirvesi toplanıyor. Başta ABD Başkanı
Bush olmak üzere terörün hedefi olan liderler İstanbul'a gelecek.
Herhangi bir terör saldırısı ihtimalini ortadan kaldırabilmek için,
aralarında yabancıların da bulunduğu binlerce polis ve istihbaratçı,
şimdiden güvenlik için hazırlıklar yapıyor. Zirvenin yapılacağı binanın
çevresindeki mahallelerde oturanlar, arabalarının plaka numaralarına
kadar tek tek araştırılıp saptanıyor. Bu zirve sırasında harekete
geçmesinden en çok korkulan örgüt de El Kaide. Yıllardan beri terörle,
intihar bombacılarıyla ve terörün bağlantılarıyla ilgili incelemeler
yapan sosyolog Doğu Ergil ile Türkiye'deki El Kaide militanlarını, ne
tür insanların terörist olduğunu, nasıl yaşadıklarını, aile
ilişkilerini, eğitimlerini ve bu militanları devletin izleyip
izlemediğini konuştuk. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi
Siyasal Davranış Kürsüsü Başkanı Prof. Doğu Ergil, dünyadan on iki bilim
adamının katıldığı bir uluslararası araştırma grubunda bir yıldır
dünyadaki terörü ve global ilişkilerini araştırıyor. NATO'nun bir
araştırma komitesinde de intihar terörizmi üzerine çalışıyor. Doğu
Ergil'in 'Terör ve Şiddet', 'PKK Gerçeği' diye iki kitabı var.
İstanbul'da NATOzirvesi toplanıyor. Gerek Batı dünyasının,gerekse
Türkiye'nin istihbarat örgütleri ve polisi, zirveye katılacak liderleri
koruyabilmek için hazırlıklar yapıyor. Sizce teröristler de bu
toplantıya saldırmak için hazırlıklar yapıyor mu?
Kesinlikle hazırlık yapıyorlardır. Çünkü terörizm bir kanlı reklam
olayıdır. Terör örgütünün varlığını ve amacını duyurur. NATO toplantısı,
kanlı reklam için vesiledir. Dünya çapında bir sahnedir. Bu sahnede
sergilenecek gösteriyi dünya seyredecektir. Bu yüzden birbirinden
habersiz, münferit terör hazırlığı yapan gruplar da vardır. Birbirini
tanıyan, aralarında dayanışma ağı oluşturanlar da vardır. Mesela El
Kaide bir dayanışma ağıdır. Kendi ideolojisine yakın örgütleri,
amacı yönünde harekete geçirebilir.
El Kaide Türkiye'de de eylem yaptı. Bu örgütün bütün dünyada taraftarı
var mı?
El Kaide Türkiye'de İngiliz Konsolusluğu'na, iki sinagoğa ve HSBC Bank'a
eylem yaptırdı. El Kaide'nin tüm dünyada taraftarı var. Hem bütün İslam
ülkelerinde var, hem de gelişmiş ülkelere göç etmiş İslam
topluluklarında var. Avrupa'daki Müslümanların içine sızmış durumda El
Kaide. İspanya'daki son tren faciası buna bir örnek.
El Kaide örgütü militanlarını hangi çevrelerden buluyor?
El Kaide bu insanları aramıyor. İnsanlar kendileri gidip, 'Beni al, eğit
ve kullan' diyor. Türkiye örneğinde, bunların çoğu kentlere göç etmiş
kırsal kökenli insanlar. Geleneksel kesimden, alt-orta tabakadan
geliyorlar. Esnaf, zanaatkâr, işportacı, cep telefonu satıcısı,
mobilyacı, camcı, çaycı falan gibi... Huzursuz insanlar bunlar.
Yaptıkları iş kendilerini tatmin etmiyor. Yerlerinde duramıyorlar. Çoğu
evli ve çocuklu ama evini, ailesini bırakıyor, Afganistan'a, Keşmir'e
gidiyor. Bunların evlendikleri kadınlar da kendi çevrelerinden son
derece kapalı kadınlar. Ama çoğunun eşi, ailesi bunların nereye, ne
yapmaya gittiğini bilmiyor.
Eskiden fakir, çaresiz, ümitsiz insanların terörist olduğu sanılıyordu
ama son zamanlarda sizin de anlattığınız gibi ailesi, işi gücü olan
insanların da terör örgütüne üye oldukları anlaşıldı. Bir teröristin
profilini nasıl çizersiniz?
Bunların çoğunluğu lise tahsilli. Bazısı da üniversite bitirmiş. Fakat
bu insanların ikinci bir eğitimi daha var. O da gayriresmi Selefi din
eğitimi. Gerçi bunların hepsi dindar bir aileden geliyor ve daha
çocuklukta dinsel eğitimden geçiyor ama sonra bir de Selefi eğitim
görüyor. Bu eğitimin sonucunda da dinciliği, yani dini bir siyasal
doktrin haline getirerek eylem yapmayı ve o doktrin çerçevesinde bir din
devleti kurma fikrini benimsiyorlar.
Selefiliği kim öğretiyor onlara?
El Kaide'den daha etkili ve daha tehlikeli olan Türkiye'deki bu Selefi
eğitimdir. Türkiye'de gayriresmi bir ağ kurulmuş. Bu adamlar tarikatlara
ve bildiğimiz anlamda radikal dinsel örgütlere bağlı değil. Bunlar
kendilerini 'cihadi' diye tanımlıyor. Suudi Arabistan'ın finanse ettiği,
öğretmenliğini Mısırlı, Pakistanlı, Cezayirli, Ürdünlü hocaların yaptığı
bir eğitim bu. Türkiye'de buralarda yetişmiş insanlar var. Ülkeye dönüp
Diyanet'in ve Sünni Hanefi anlayışın dışında yepyeni bir eğitim
veriyorlar. Selefi anlayış bütün İslam ülkelerine yayılmış durumda.
Geçmişte Rabıta'dan parasını alan Almanya'daki Türk imamlar da işte bu
Selefi anlayışıyla yetişti. 12 Eylül döneminde buna göz yumuldu.
Nasıl göz yumuldu?
Mesela Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı'nda gençliği radikal akımlardan
uzak tutmak için, ki o zaman bu komünizimdi, iki şey öneriliyordu: din
ve spor. Güneydoğu'da mesela Kürt ayaklanmasını engellemek için,
'Türklük, Kürtlük o kadar önemli değildir. İslam kardeşliği önemlidir'
diye 12 Eylül döneminde uçaklardan el kâğıtları atıldı, gözümüzün önünde
telkinler yapıldı. Suudi desteğine gelince... Suudi Arabistan rejimi
ayakta kalabilmek için İslam'ın sekülerleşmesini engellemeye çalışıyor
ve Selefi anlayışa destek veriyor. Bütün bu süreç Amerika'nın gözü
önünde yaşanmış ve 'Suudi Arabistan dünyada radikalizmi yaysa da, bize
yakın bir devlet. Petrolü ucuz ve kesintisiz sağlıyoruz' deyip bu
oluşuma göz yummuş. Zaten şimdi Amerika'da, 'Biz Suudi Arabistan'ın bu
zararlı eylemlerine göz yummakla büyük hata ettik' diye tartışmalar var.
El Kaide dediğimiz örgüt tam olarak nedir?
El Kaide, başta, çeşitli İslam ülkelerinden Afganistan'a gidip,
Sovyetler'e karşı savaşmış olan mücahitlerin oluşturduğu bir grup.
Bunlar sonra Bosna'da, Çeçenistan'da savaşmış.. Şimdi Keşmir'de, Irak'ta
savaşıyorlar. Günümüzün El Kaide'si ise artık bir ilişki ağı. Üzüm
salkımı dediğimiz, bir sürü terör örgütünü birleştiren bir üst
örgütlenme. El Kaide bunlara bir amaç, bir yön gösteriyor. Eylem için
para da veriyor. İstanbul'da intihar saldırılarına para vermiş mesela.
Zaten El Kaide amacını da şöyle tanımlıyor: 'İslam ülkeleri fiilen işgal
altında. Hıristiyan- Yahudi işbirliğiyle, İslam'ın gelişmesi
engelleniyor. İslam topluluklarının yaşadığı bütün topraklar kutsaldır.
Bu topraklar yabancıların işgalinden ve onlara uşaklık eden İslami
olmayan laik hükümetlerden, rejimlerden temizlenmelidir. Bunun için
cihat lazımdır.'
Türkiye'den kaç kişi Afganistan'a eğitime gitti sizce peki?
Afganistan'a gidip, bomba yapmak, hedefi tahrip etmek ve suikast
düzenlemek gibi resmen savaş eğitimi alanların sayısı, benim elde
edebildiğim bilgilere göre 350 civarında bir rakam. Türkiye'den 350
kadar insan Afganistan'a bu amaçla gitmiş. Bunların çoğu Güneydoğu
Anadolu'dan, bir kısmı da Karadeniz'den. Hepsi daha önce Türkiye'de
Selefi eğitimden geçmiş. İslam'ı en fanatikçe yorumlayan bu anlayış,
Türkiye'deki gayriresmi din eğitimini yirmi yıldır belirliyor.
Devletin haberdar olduğu, devlete karşı bir din eğitimi mi veriliyor
Türkiye'de 20 yıldır?
Evet. İstihbarat birimleri kesinlikle bunu biliyordur. Rahmetli Uğur
Mumcu, yurtdışındaki imamlarımızın maaşını Suudi Arabistan'ın radikal
din örgütü Rabıta'nın ödediğini yazmıştı. Evren devlet başkanıydı. Anlı
şanlı gazetecilerin karşısına çıktı, yurtdışındaki Türk çocuklarına
İslam dini olarak Suudi Arabistan'ın Vahabi yorumunu öğreten imamların
Rabıta'dan maaş almasını ve o doktrini yaymasını savundu. O çocuklar
'Cihadi' oldular işte. Bugün, İslam adına öldüren, cihada kalkan,
intihar bombacısı olan çocuklar o eğitimin sonucudur. Bu bir hıyanet
olmasa da, resmi bir ahmaklıktır. O Kaplan'lar falan nasıl ortaya çıktı
zannediyorsunuz?
Türkiye'den 350 kişinin Afganistan'da eğitim gördüğünü söylediniz. El
Kaide'nin kullanabileceği kaç kişi var şu anda Türkiye'de?
Çeşitli verilerden toparladığım şu ki, El Kaide bağlantılı kamplarda
bulunmuş 350 kadar kişi var.
Bunların kaçı canlı bomba olabilecek türde insanlar?
Bunların hepsi canlı bomba olabilir, ama üçte biri hemen olabilir.
Mesela, Yakacık'taki Mason derneğine saldıran evli, çocuklu insanlar bir
gün oturuyorlar, 'Bir şey yapalım' diyorlar. Çantamda kolu kopan
teröristin tutanakları var. 'Bir gün oturuyorduk. Masonları uçurmaya
karar verdik. Helalleştik, çocuklarımızı öptük ve gittik' diyor. Bunun
gerisinde bir tipoloji var. O da, kendilerini toplumdan soyutlayan
Selefi eğitimden geçmiş olmaları. Sonra da Afganistan'da canlı bomba ve
saldırganlık için eğitilmeleri.
Bunlar Irak'a da gidiyor mu?
Şimdi Irak'ta da cihata katılıyorlar. Eskiden Bosna'da da savaşmışlar.
Türkiye'de bu olay 10 yıldır sürüyor. 25-33 yaş arasındaki bazı insanlar
önce Afganistan'daki eğitim kamplarına gitmişler. Şimdi de Afganistan'ın
belli bölgelerindeki ve Keşmir'deki kamplara gidiyorlar. Alıyor normal
pasaportu gidiyor. Mesela Gürbulak Sınır Kapısı'ndan çıkıyor, otobüsle
İran ya da Gürcistan'a gidiyor. Sonra nereye gittiğini bilemiyorsunuz
ki. Rusya'dan Çeçenistan'a da geçiyor. Bu adamlar Afganistan, Keşmir,
Pakistan'daki kamplarda havan topu dahil her türlü silahı kullanmayı,
bomba yapmayı, suikast yöntemlerini öğreniyorlar. Bunlar serseri mayın
gibi. Topluma büyük İslam devleti adına savaş açmışlar.
Türk devletinin, bu kadar çok hareket eden bu 350 kişiyi adıyla sanıyla
bilmemesi mümkün mü?
Bir kısmını biliyor. Bir kısmını bilmesi mümkün değil. Çoğu birbiriyle
temasta kod adı kullanıyor. Arap isimleri almışlar. Ayrıca mesela
amcaoğlunun kimliğiyle pasaport almış, amcaoğlu da kimliğimi kaybettim
diye ilan vermiş, yeni kimlik çıkarmış. Ayrı bir dünya yaratmışlar
kendilerine. Selefilik için ders grupları kurmuşlar, önce uslu uslu
birbirlerine dini telkinde bulunuyorlar. Ölümü arıyor bunlar.
Onları ölmeye ve öldürmeye hangi etkenler itiyor?
Son bombalamalarda yakalananların ifadelerinden şu çıkıyor ki,
'Selefi'likle topluma yabancılaşmışlar. İçlerinde müthiş bir kara boşluk
var. Bu boşluk her şeyi, kendi hayatlarını bile emiyor. Olaya öldürmek
diye bakmıyor, çünkü kâfiri öldürüyor. Canlı bomba olmaya da intihar
diye bakmıyor, kendini din adına feda ediyor diye düşünüyor. Bu
psikolojiden çok insan var Türkiye'de. Bunların birkaç yüzü El Kaide'yle
ilişkiye girdi, kamplarında terör eğitimi aldı. El Kaide bunları
kullanabilecek bir durumda artık. Biz Selefi din eğitiminin Türkiye'de
nasıl, nerede, kimler tarafından, hangi dış bağlantılarla verildiğini
bilmek ve kökünü kurutmak zorundayız. Ama bu bir siyasi karar
gerektirir. Bunu polis yapamaz. Polis bilmeyerek bu eğitimin üzerine
gitti. Tutuklananlar konuştukça bu bağlantı ortaya çıktı. Mesela son
bombalama olaylarından sonra bir kısmı Konya'ya kaçmış. Konya'da
bağlantılarının olmaması mümkün değil. İpuçları buradan çıkarılabilir.
Terörist özel bir insan tipi mi yoksa sıradan bir insan da bir gün
terörist olabilir mi?
Sıradan bir insan bir gün terörist olabilir. 900 terörist üzerinde otuz
yıl çalışılmış, hiçbir ruh hastalığı çıkmamış. Bunlar özel insan tipi
değil. Sıradan kendini yaşadığı dünyaya ait hissetmeme sonucunda
terörist olabiliyor. Evli, çocuğu var, hatta bir kısmı anne babasıyla
yaşıyor ama aldığı alternatif din eğitimiyle o dünyaya düşmanlaşmış.
Kendini farklı bir dünyanın insanı olarak algılamaya başlamış. Zaten
uyamadıkları dünyayı bir cehennem olarak görüyorlar. O cehennemi tahrip
edip, cennete gitmek istiyorlar. Ölüyor ve öldürüyorlar. Bunlar
kendisini artık Türk diye de görmüyor. Askerlik yapmıyorlar. Kendi
adlarını bırakıp, Arap adlarını alıyorlar. İstanbul'da intihar
saldırılarındaki tutuklamalarda bu insan tipi çıktı.
Devletler terör örgütlerini temizlemeye karar verseler, terör örgütü
kalır mı dünyada? Bir devlet desteği olmadan terör örgütü ayakta
kalabilir mi?
Çıkar ve yaşar ama güçlenmesi en az bir devletin desteği olmadan zordur.
El Kaide'nin uzun süre yaşamasında Pakistan'ın rolü oldu. El Kaide'yi
Suudi zenginler de destekliyor.
Böylesine kocaman bir örgütün haberleşmesi, eylem hazırlaması, finans
kaynakları bulması büyük bir hareketlilik anlamına gelmiyor mu? Bu
hareketliliği istihbarat örgütleri fark edemiyor mu?
Telefon ve elektronik yollar yerine ağızdan kulağa şahsi
haberleşiyorlar. Beyrut'taki adam kaçırmalarda da böyleydi. Şimdi NATO
zirvesi öncesinde, bir ipucu yakalarız diye Türkiye'den Doğu'ya, İran'a,
Gürcistan'a seyahat edenler sorgulanıyormuş.
Canlı bombalar patlamadan önce biz bu insanların varlığını bilmiyor
muyduk?
Amerikalılar El Kaide kamplarında Türkçe bomba düzenekleri buldu.
Türklerin Afganistan'da savaştığı haberi gazetelerde çıkıyordu. Ama
ciddiye alıp, hazırlık yapmadığımız anlaşılıyor. Bu adamlar
Afganistan'dan döndüğünde ne yapacak sorusu, polisi aşan bir soru. Bu
adamlar nerede, ne yapıyor, peşlerine düşelim kararını içişleri bakanı,
hükümet verir. Hem Milli Güvenlik Kurulu niye vardır? Bunlar için
vardır. Sadece Kürtler ülkeyi bölecek diye kendini böyle fikse edersen,
bütünsel olarak güvenliği ve başka tehditleri tabii kaçırırsın.
Terör örgütlerinin elinde bol miktarda silah var. Yeryüzündeki silah
fabrikaları da belli. Bu silahların istihbarat örgütleri tarafından
izlenmeden teröristlerin eline geçmesi mümkün olabilir mi?
Silah sanayinin ürünlerini takip etmemek mümkün değil. Ama o kadar çok
silah var ki ortalıkta. Mesela Afganistan'a önce ABD silah sokmuş. Silah
üretimi ve ticareti kârlı bir iş. Sovyet ordusu dağıldığında tankları
bile sattılar. KGB üyelerinin çoğu mafya babası oldu. Ayrıca bir terör
örgütü eğer bir ülkenin işine yarayacaksa, o ülke, ona silah da sağlar,
para da. Irak'ta Şiilere silahların bir bölümünü İran sağlıyor.
Türkiye'de terör örgütlerinin durumu ne?
DHKP-C, İBDA-C gibi gövdesi olmayan sağ ve sol kıymık örgütler var. PKK
ise kendini askıya aldı. Silah bırakmadı, bekliyor. Bürokratik devletin
demokratik devlete dönüşmesi sağlanırsa, PKK terör saldırıları yapmaz.
İçinden bazı gruplar çıkıp terör yapabilir ama ezilir. Çünkü PKK'yı PKK
yapan Kürt halkının bir bölümünün onu benimsemiş olmasıdır. Artık Kürt
halkı silahlı mücadele istemiyor.
Büyük terör saldırıları bekliyor musunuz Türkiye'de?
Her an olabilir. Bu adamlar sadece El Kaide'nin merkezinden emir
almıyor. Bunlar kendilerini terörizmde yetkin hissediyor. Kendilerini
feda etmeye hazır oldukları için, önlerinde sınır yok.
|
 |
|