Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sayı 307 | Temmuz  2004

                   

 

 


  

Bush Atatürk’ün Yolunda

Muhammed HARB / 11.06.2004 / RADİKAL

Atatürk'ün Arapçaya yönelik icraatı ile oğul Bush'un projesinde hedeflenen uygulamalar arasındaki benzerlik şaşkınlık yaratmakta.
Bu makale haziran ayı içinde icazet verilecek Amerikan Başkanı Bush'un projesiyle ve onun Arap dili ve edebiyatını siyasi olarak düzeltilmesi, geliştirilmesi operasyonuyla ilgili. Amerikan projesinin ifade ettiği üzere hali hazırdaki Arap dili, Arap olmayanlarla ilişki kurmayı engelleyen
dini eğilimler ve ilkeler taşımakta. Ayrıca dil, ABD ve İsrail'in Araplara iğrenti duymasının temel etkeni bu, projeye göre.
Atatürk projesi ve onun Türkiye'deki Arapçaya yönelik icraatı ile oğul Bush'un projesi ve onun projede geçtiği üzere hedeflenen uygulamaları arasındaki benzerlik şaşkınlık yaratmakta. Bu makaleyi Ahbar El Haliç aracılığıyla Arap okuyucu ve dünyadaki Arapça okuyanların önüne koymak istedik.
1) Atatürk'ün projesi 'bizler Batı'nın uygar bütün silahlarının alınması gereğini kabul etmekteyiz. Doğu'nun âdetlerini, dilini ve harflerini aldıktan sonra, bunlardan (geriye gitmek, âdet ve ahlakımızda birbiri ardına gelen bozulmalar dışında) hiç istifade edemedik. Bu yüzden Arap harflerini atmalı ve Latin harfleriyle değiştirmeliyiz. Böylelikle kalkınmamızı ve gelişmemizi garantiye alabilir, dilimizi düşmekten kurtarır, dünyaya yayabilir ve dil vasıtasıyla terakki ve uygarlaşmayı sağlayabiliriz' şeklindedir. (Atatürk, Mısır Hilal dergisi, Mart 1925)
Türk dili Osmanlıca, Arapça kelimeler, terimler, dini, İslami ve Arapça ıstılahlarla doluydu. Türk lider, projesini -Türkiye'yi uygarlık, medeniyet ve sanat açısından Batı'ya yaklaştırmak için- Arapçadan
Latinceye bir 'harf inkılabı' olarak sundu. Dilin ve edebiyatın geliştirilmesi, ders olarak bütün lise ve üniversitelere konması, dilin taşıdığı dini-İslami eğilim ve ilkelerden arındırılması Atatürk'ün hedeflerindendi. Dolayısıyla bu dil, Türk liderin öngördüğü ve anayasanın iptal edilemez ve iptali dahi önerilemez ayrılmaz bir parçası haline gelen
laiklik ilkesiyle uyuşmamaktaydı. Modern Türkiye'nin kurucusunun dili geliştirmek için koyduğu yeni yöntem, reform hareketlerini, özgürlük ve demokrasinin uygulanmasına yönelik çalışmaları başlatmak amacıyla Arap harflerini kaldırarak start vermekti.
Atatürk, Türklerin Müslüman oluşundan bu yana kurulu olan geleneksel şekillerden dili kurtarmak istedi ve Türklerin dilin gelişimindeki bu büyük devrimi kabul etmeyi istedikleri noktasında ısrarcı oldu. Türklerin babası projesinde başarılı oldu ve bu yüzden bazı tarihçiler onu sadece modern Türkiye'nin değil aynı zamanda çağdaş Türk dilinin de kurucusu olarak gördü. Harf devrimi sadece Türkiye'de değil İran, Mısır ve Lübnan'da da etkili oldu ve iş Lübnanlılardan birinin şiir divanını Latin harfleriyle Arapça yayımlamasına kadar vardı. Hatta aynı şey Sovyetler Birliği'nin yıkılmasıyla yaşandı.
Orta Asya'daki Türk cumhuriyetleri bağımsızlıklarını kazandıkları zaman bütün siyasi konularda Atatürk'ün yöntemini izlediler. Bu cumhuriyetler Türk modeli laikliği, Türkçe yazımında Latin harflerini aldıklarını açıkladılar ve hepsi de Türk Latin harflerini örnek almakta, Atatürk'ü model veya yüksek ideal olarak almakta hemfikir oldular. Orta Asya'daki bu İslam ülkeleri Türkiye için 'büyük kardeş' tabirini kullandılar.
2) Başkan Bush'un projesi ise 'Büyük Ortadoğu Projesi, Arap harflerinin
Arap kültürünün modernleştirilmesi adı altında Latin harfleriyle değiştirilmesini hedeflemektedir ve bu proje Arap dili ile diğer diller arasında ortak dil ve üstün anlayışı gerçekleştirmeyi hedefleyen bölgedeki reform planının bir parçası olarak görülmektedir.' (Büyük Ortadoğu Projesi, Haziran 2004) Başkan Bush'un Arap dilini modernleştirme projesi düşüncesinin önde gelen noktalarının aşağıdaki kapsam içine alınması mümkün:
Arapçanın geliştirilmesi ve klasik formatından kurtarılması gerekli. Projeye göre Arapça konuşanlar Avrupa dillerinin daha kolay olduğunda hemfikir. Arap dilinin geliştirilmesi için 600 araştırma yapılmış ve ilgili bilimsel araştırma Arapçanın İngilizceyle buluşmasının zorluğunun Araplara yönelik Amerikan ve İsrail iğrentisinin temel etkeni olduğu şeklinde sonuçlanmış. Bu projenin temel hedefi Arapçanın bütün lise ve üniversitelerdeki eğitimini geliştirmek. Yöntemleri dini eğilimler taşıyan Arapça, Arap olmayanlarla -proje Amerikalıları ve genel olarak Avrupalıları kast ediyor- ilişkiler yapılandırmaya pek uymamakta. Lise ve üniversite öğrencilerinin dillerinin yazımında yeni bir yöntem öğrenmeleri ve Arap harflerinin değiştirilmesi Arap dilinin gelişim süreçlerinden biri sadece. Bush'un projesinin en önemli ifadelerinden birisi de 'Araplar ve Müslümanlar Arap dilinin, harflerinin ve formatının gelişimindeki bu büyük devrimi kabul etmeyi istiyorlar' ifadesidir.
Arap milleti kaybolacak
Bu anlatılanlardan sonra sonuç gayet açık. Oğul Bush gözlerini Büyük Ortadoğu Projesi'ndeki Arap dilinin gelişimi konusuna ve Atatürk deneyimine dikti. Fikirler ve hedefler aynı. Tarihi bir zorunluluk olarak aynı sonuçlara ulaşacak.
Acaba oğul Bush'un modern Arap dilinin kurucusu olduğunu ifade edeceğimiz gün gelecek mi?
Her halükârda oğul Bush'un projesi tarihi Arap dilinin gelişimiyle ilgili olarak aşağıdaki şekillerde sonuçlanacak: Güzel Arapçamız, harfleri ve güzel Arap hattı kaybolacak, Arap milleti dili üzerine kurulu olan kimliğini, övünülecek kültürel tarihini yitirecek ve şu anki Araplarla geçmişleri arasındaki bağlantı kesilecek. En fazla iki nesil sonrası Arap milleti kaybolacak, Arap ve İslam kültürüyle bağlantı yılının 2064 olarak konulması mümkün olacak. Bir sonraki nesil İslam ve İslam'ın taşıdığı edebi, dini, uygar, fikri ve fenni kültür bir yana Arap şair Mütenebbi'yi hatta Nizar Kappani'yi dahi tanıyamayacak kesinlikle. Acaba hepimizin şöyle dua etmesi mümkün mü: Allah'ım Arap milletini, Arap dilini ve Arapça indirdiğin Kuran'ın dilini koru.

(Dr. MUHAMMED HARB: Bahreyn'de yayımlanan Ahbar El Haliç gazetesi, 7 Haziran 2004, Türkiye uzmanı Mısırlı akademisyen)
 

   

...::: Bu site MAX-MIL tarafından hazırlanmıştır :::...