|

Çin ve
Demografi!
Deniz Gökçe / 27.11.2005 / Akşam
Çin
birçoğumuz için anlaması çok zor bir ülke. Ancak biraz meraklı olan biri
için de çok ilginç yönleri var. Bugün biraz demografi konuşulacak.
Veriler David Willets adlı İngiliz yazardan!
Bilindiği gibi Çin’de 1960’lı yıllardan itibaren bir sağlık hamlesi
yapılmış ve bebek ölümleri çok azalmış. Bunun sonucu her yıl işgücü
sayısına kabaca 10 milyon yeni ve genç insanın katılması. Tabii en
önemli sorun da bunların nasıl istihdam edileceği. Çünkü bir de
köylerden ordular halinde insanın, iş olan yerlere göç etmesi ekleniyor.
Bu da ücretlerin neden düşük ve büyümenin neden hızlı olduğunu güzelce
ortaya koyuyor. Şu andaki Çin nüfusunda ne bir emekli ordusu var ne de
bir bebek ordusu. Nüfusun büyük bir kısmı çalışma yaşında.
Ancak yapılan araştırmalar 2015 tarihinden itibaren Çin’in çalışma
yaşındaki nüfusunun düşmeye başlayacağını gösteriyor. 2040 yılında
bugünün genç Çinlileri emekli olmuş olacak. Yani inanılır gibi değil ama
Çin’in emeklilerinin toplam sayısı, Hindistan’ın nüfusundan sonra
dünyanın ikinci büyük nüfusunu oluşturacak. O tarihte 80 yaşını geçmiş
100 milyon civarında Çinli yaşıyor olacak. Bu da şu andaki toplam
dünyanın 80 yaşı aşan nüfusundan fazla bir sayı.
Çin bu demografik yapıya adını 4-2-1 koydukları politika ile geldi. Dört
aile büyüğü, iki ebeveyn (anne ve baba) ve bir çocuk politikası. Bu tür
nüfus gelişme politikaları Batı’da 100 yılda etki ortaya koyarken Çin’de
40 yılda sonuç veriyor. bu sayılar Çin’in zenginleşmeden evvel
ihtiyarlayacağını gösteriyor.
Az bir süre evvel Çin dünyanın medyan yaşı 20 olan, en genç ülkelerinden
biriydi. Şu anda medyan yaş 33. Birleşmiş Milletler tarafından yapılan
tahminlere göre 2050 yılında Çin’de medyan yaş 45, İngiltere’de 43 ve
ABD’de ise 41 olacak. Yaşlı nüfuslu ülkeler deneyim avantajı taşısalar
da, prodüktivite artışı üretmekte pek mahir değiller. Çünkü radikal
yenilikler genç nüfus ortamında gerçekleşiyor.
Ancak işin bir ek boyutu daha var. Çin aile bağlarının kuvvetli olduğu
bir toplum. 65 yaşını geçen insanlar çocuklarının ailesi ile beraber
yaşıyorlar. Kimse kolay kolay yaşlılar evine gitmiyor. Bu şartlarda tek
çocuk ilkesini uygulamak demek, tek çocuğun erkek olması yönünde bir
tercihin gündeme gelmesi demek. Bu eğilim ikinci çocukta bile ortaya
çıkıyor. Bugünkü ortamda Çin’de her 100 kız ikinci çocuğa karşı 152
erkek ikinci çocuk var. Tüm nüfus göz önüne alındığında her 100 kadına
karşı 120 erkek var. Yani ortaya bir kadın nüfus kıtlığı çıkıyor. Bu
durum önlemek için ülkede ultrason ile cinsiyet kontrolu yapılması ve
kürtaj yasaklanmış. Bu durumda da ileride ya Çin’in erkek nüfusu
dışarıya göç edecek ya da Çin dışarıdan kadın göçmen ithal edecek.
Erkekler çoğunlukta olan toplumlarda kadınların durumu güçlü oluyor.
Kadın çoğunlukta olan toplumlarda ise erkekler güçlü.
Yukarıda anlatılan iki trendi bir araya koyduğunuz zaman Çin’de
gelecekte çok sayıda “yaşlı insan” ve “öfkeli genç erkek” dolu olacak.
Bu da dünyada uzun zamandır ilk defa rastlanan, müthiş sosyal
etkinlikleri de olacak bir demografik değişim!
Çin liderleri yeniden planlama sistemine dönmek zorunda kalabilirler. |