|

80
Ülkeden 80 Bin Kişi CIA Sorgusundan Geçti!
İbrahim Karagül / 23.11.2005 / Yeni Şafak
George Bush yönetimini
sarsan skandalların ardı ardına patlaması ne anlama geliyor? Deşifre
edilen her dosya, neocon ekibin önemli isimlerini koltuğundan edecek
nitelikte. İstihbarat skandalları, işkence dosyaları ve yolsuzluklarla
sallanan, Irak işgalinin faturasını ödemekte zorlanan Bush, Richar Nixon
gibi istifa etmek zorunda kalabilir mi?
Irak işgali öncesi ortaya atılan tezlerin hepsinin yalan olduğunun,
işgalin belli bir ideolojik grubun çıkarları için yapıldığının ancak
faturasının Amerikan halkına ödetildiğinin anlaşılması, terörle mücadele
adı altında sergilenen insanlık dışı suçların ortaya çıkması, bu
ihtimalin tartışılmasına zemin hazırlıyor.
ABD ve İngiltere'nin Irak'tan çekilmelerine ilişkin baskıların
yoğunlaşması ile kirli dosyalar açığa çıkarılmasının birbirine paralel
seyretmesi, The Washington Post'un yaptığı gibi, yönetime karşı
eleştirilerin giderek sertleşmesi düşündürücü.
ABD Senatosu'nun "Irak'tan çekilme" konusunda Bush yönetiminden net
tavır istemesine, 6 ay içinde çekilmenin başlaması çağrılarına,
Temsilciler Meclisi'nde reddedilse de "hemen çekilme"yi içeren karar
tasarısının tartışılmasına paralel biçimde neo-con'ların ipliğini pazara
çı-karan dosyalar ortalıkta dolaşıyor.
Çekilme tartışması büyüdükçe Cheney ekibi El Kaide tehdidine sarılıyor.
"El Kaide İspanya'dan Endonezya'ya kadar bir İslam krallığı kuracak"mış!
Maalesef bu deli saçması iddialara hala inanan var. Maalesef insanlığın
zihni bu palavralarla hala yönlendirilebiliyor.
Sömürme ve hükmetme hırsıyla akılalmaz şiddet yöntemleri uygulayan
Bush/Cheney öncülüğündeki ideolojik grubun yaydığı pis kokuları
hissetmeyen kalmadı. Ayıp-ları, çirkinlikleri ortalığa saçılıyor. Çoğu
Soğuk Savaş döneminde Latin Amerika'da, Ortadoğu'da ve Güney Asya'da
insanlık suçlarına imza atan ırkçı kadronun işlediği yeni insanlık
suçları dosyalanıyor.
80 bin kişi sorgulandı!
Önce Afganistan, Mezar-ı Şerif'te işledikleri insanlık suçu ortaya
çıktı. Binlerce insanı gömdükleri toplu mezarlar bulundu.
Ardından Ebu Gureyb Cezaevi'ndeki ağır cürümler ortaya çıktı. Ümmül
Kasr'dan Kuzey Irak'a kadar işkence merkezleri ve esir kampları bulundu.
Irak İçişleri Bakan-lığı binasından bile ağır işkence altında tutulan,
derileri yüzülen 173 kişi kurtarıldı.
Sonra CIA'nın dünya genelinde kurduğu "gizli hapishaneler" ortaya çıktı.
Akla hayale gelmeyecek ülkelerin bu vahşete ortak olduğu tespit edildi.
ABD'nin yakın müttefikleri Ürdün, Mısır, Tayland, Yemen, Irak,
Afganistan, Pakistan gibi ülkelerin yanı sıra okyanuslarda dolaşan
gemilerde, askeri üslerde, savaş gemilerinde de sorgu/işkence merkezleri
kurulduğu belirlendi. ABD yönetimi İslam Kerimov'u ağır biçimde
eleştirirken bile Taşkent'te işkence merkezi varlığını devam
ettiriyordu.
Daha sonra, CIA'nın özel uçaklarla hem gizli merkezlere hem de değişik
ülkelere insan kaçırdığı, sorguladığı, bazılarını öldürdüğü ortaya
çıktı. Grönland'dan Kana-da'ya kadar pek çok ülke ve bölgede bu tür
vahşet örnekleri sergilendi. Polonya ile bazı Doğu Avrupa ülkelerinin
işbirliği tescil edildi. CIA uçaklarının İspanya topraklarını kullandığı
tespit edildi.
Bu kadar mı? Hayır! İsveç, Norveç, Danimarka, İzlanda ve Portekiz gibi
ülkelerin de insanlık suçuna ortak olduğu belirlendi.
İngiliz Guardian gazetesinin 18 Kasım sayısında, ABD'nin 11 Eylül'den bu
yana 80 ülkede 80 bin kişiyi gözaltına aldığı, sorguladığı, tutukladığı
belirtiliyor. 14 bin 500 kişi ABD hapishanelerinde, 13 bin 814 kişi
Irak'ta, 500 kişi Guantanamo'da. Peki diğer ülkelerde ve gizli
cezaevlerinde kaç bin kişi var?
Son dosya ile, CIA'nın bu kirli işleri 24 ülke ile birlikte kurduğu
karşı terör merkezi üzerinden yürüttüğü ifşa edildi. Paris'in karargah
seçildiği, işbirlikçi ülkelerde yapılan ortak operasyonlar, CIA
merkezindeki eğitim birimi, hangi ülkeye ne kadar ABD özel birlik
mensubu gönderildiği sızdı.
CIA'nın değişik ülkelerdeki çalışmalarını, Norveç ve İsveç gibi "insan
hakları patronları"nın işkence turlarına "katkısını" yarın ele alacağız.
|