|


Sayı 322
Ekim 2005
|
|

Hizbut Tâhrir
3 Ekim Süreci
Tâgut
 |
 |
 |
 |
   |
E-Mail |
 |
   |
Arşiv |
   |
Arşivi İndir |
|
  |
  |
<<GÜNDEM>>
Osmanlı Refleksi
İşte bu nedenle, biryerleri “almaktan vermekten” söze-diyoruz. Çünkü biz
Kıbrıs’a, “faşist Rumlar’ın ezdiği soydaşlarımıza yardım etmeye”
gitmedik, orayı almaya, daha doğrusu “geri almaya” gittik. Eh, yarısını
aldık da.
İşte bu nedenle otuz bir yıldır da “vermemek” için direni-yoruz. Yardıma
gitseydik, Rum faşistlerinin işini bitirip geri dönerdik.
|
  |
Kutman'ın Arkasında Kim Var?
Bu ne duyarsızlık inanamıyorum,
inanamadığım siz-lersiniz ey okur. Yemeyenin malını yerler, birileri
YİNE sizin ‘babanızın tapulu malını’ gözünüzün içine baka baka,
sizleri hiç ciddiye almadan üstelik, büyük lokmalarla yiyor, siz
öyle durmuş seyrediyorsunuz.
Türkiyeciler Ve Amerikancılar Göğüs Göğüse...
İlkönce Mayıs ayında düzenlemek
istediler. Gelen tepkiler üzerine ertelendi, 23 Eylül'de toplanma
planı yaptılar. Türkiyeci kuvvetler bastırdı, iptal ettirdi! Son
anda AKP hükümetini arkasına alan Amerikancılar, 24 Eylül günü
tekrar toplandı. Ermeni konferansı tartışmaları Amerikancılarla
Türkiyeciler arasında, göğüs göğse mücadeleye dönüştü! İşte sürecin
ayrıntıları...
Türkiye, AB ve Dinî Özgürlükler
Bir önceki Cumhurbaşkanı
Konstantin Stefanopulos’a oranla Türkiye’ye karşı genel olarak
ılımlı bir siyaset izleyen bugünkü Yunanistan Cumhurbaşkanı Karolos
Papulias, Türkiye’nin İstanbul Rum Patrikhanesi'ne ve İstanbul’daki
Rum vakıf mallarına karşı olan ve kendi ifadesine göre 'haksız
tutumunun' Avrupa üyelik müzakerelerini etkileyeceğinden söz etti.
'Düşmanınızı
Adıyla Açıklayın!
“... Türkiye ne yazık ki birlik
ve kardeşliğin, toplumsal barışın yerini gerginliğin ve çatışmanın
aldığı, geleceğimiz yönünden büyük tehlike oluşturan ortama
çekilmeye çalışılıyor” diyor ve Özkök, “özellikle ‘etnik
milliyetçilikle’ ulusal kimliğimizin ve üniter yapımızın
ayrıştırılmaya ve bizleri bir arada tutan ortak değerlerimizin
aşındırılmaya çalışıldığı bir ortam”dan söz ediyor.
|
  |
  |
  |
 |
 |
 |
|
|
|
| Yorum |
|
| |

HİZBUT TÂHRİR
Hizbut Tahrir konusunda da benzer
şeyler söylenebilir. Her ne kadar şimdiye değin bu tarz bir eylemi
gerçekleştirmemiş olsa da, yapılan eylemin şekline bakıldığında, özde farklı
bir durumla karşılaşılmamaktadır. Yani Hizbut Tahrir, PKK gibi terör
yöntemlerine başvurmamıştır. İstanbul'daki gösteride de yapılan sadece, basın
açıklamasında bulunmaktır. Bunu daha önce beyannamelerle ve yayın yoluyla
yapan örgütün, şimdi bir basın açıklaması yapması, illa da bir istihbari
yönlendirmeye maruz kaldığı şeklinde yorumlanamaz.
Devamı için
3
EKİM SÜRECİ
Öncelikle
AB'nin, Türkiye'den vazgeçmesi, stratejik gerekçeler açısından bakıldığında
mümkün görünmemektedir. Tabii bu, birliğin genişleme sürecini, istenilen
ölçüde ve sağlıklı bir şekilde devam ettirmesi şartıyla geçerlidir. Türkiye'yi
üye yapabilmiş bir AB, 'dünya gücü' olma yolunda önemli bir adım attığını
ispatlamış olacaktır. Bu nedenle, stratejik gerekçenin, sürecin işleyişinde
önemli etkisi olduğu açıktır. Devamı için
 |
|
| Kavram |
|
| |
TÂGUT
Allah'ın dışında başka
varlıklara (bunlar sonuçta insanlardır) tapan Mekke müşrikleri, eğer
kendilerine bir mucize gelirse, iman edeceklerini ileri sürüyorlardı. Allah
ise, böyle bir mucize verdiğinde yine inanmayacaklarını biliyordu ve onların
bu iki yüzlülüğünü yüzlerine vuruyor ve şöyle diyordu: Biz bir mucize
verdiğimizde yine inanmadıkları zaman, ilk baştaki gibi onları tuğyanları
içinde şaşkın, başı boş, amaçsız, ne yapacağını bilmez bir halde
bırakıveririz. Devamı için
|
|

| Düşünce |
|
|
Ayağa Kalktığın
Yer, Oturduğun Yerdir
Hüseyin ALAN
Rehberimiz belli, yolumuz belli,
amacımız da belli olunca, bütün bunların hak ve gerçek olduğuna inanır, başka
türlü bir düşünüşün ve yargının da hem etkisinde kalmaz, hem de butlanına
hükmederiz. Karşılığında her ne gösterilirse gösterilsin, gönlümüzü
çelebilecek diğer vaatlerin sahtelikle-rine de prim vermeyiz.
Devamı için
|
Vahiy Kültürü
Erhan AKTAŞ
Vahiy
kültürü, zihinsel dünyada üretilen her ne varsa vahyin belirleyiciliğinde ve
denetiminde üretilen kültürdür. Bir Müslüman, yaşadığı hayata "vahyi bir
zihinle" anlam verir. Yani vahiy kültürü inancına uygun bir yaşamı sağlayan
kültürdür. Bu sağlanmadığı zaman kaçınılmaz olarak vahiy kültüre dönüşür Devamı
için
Ne Doğru Ne Yanlış
Mukkades ÖZKAN
İşte
çoğumuzu şaşkına çeviren, işi nereden tutmamız gerektiğini bilememekten
kaynaklanan doğrular kargaşasının sebebi de bu noktanın iyi anlaşılmaması ile
ortaya çıkıyor. Her duyulan sözün hadis sanılması, her duyulan olayın sünnet
diye baş tacı edilmesi. İşte böyle olduğunda, Kuran'da bir konuda bir tane
olan doğru, hadis sandıklarımız ile, sünnet sandıklarımız ile bir sürü
oluveriyor.
Devamı için
Ne Söylüyoruz
Raci DURCAN
Sonrasında bu metodun ne kadar
önemsenmesi gerektiğini doğrulayan bir çok şeyle karşılaştım. Doktara yapan
bir arkadaşımızla girdiğimiz fikri tartışmalarda sadece karşı tarafı çürütmek
amacıyla fikirler öne sürdüğünü fakat konuyu çözümleyen kendi açılımı
olmadığını görüyordum. Bu tavrını bir akademisyen tarzında sunuyor, konuyu
inceleyenlerin dışında kendisinin de bir tarafa yaklaşması yahut olmuyorsa
yeni bir açılım getirmesi gerektiğini düşünmüyor, söylenince kabul etmiyordu
Devamı
için
|
|
|
çıkıyor

çıktı

Olaylar, birbirini takip
ediyor. İzlemek,üzerinde düşünmek işi ta
başından beri alıp
getirenlerin dışındakiler için epey zor. Kimileri de yorum yaptıklarını
sanıyor.
Ama yorum ne demek onu
bilmiyor dense yeridir. Duygularını kağıt üzeine dökmek yorum değildir.
Ercümend Özkan
Yorumları her ne kadar 1981-1994 yılları arası Türkiye ve
Dünya'da cereyan eden olaylar hakkında olsa da,
günümüzde gelişen ve gelişmekte olan olayları anlamak
için yakın ve uzak 'dün'e bakma zorunluluğu vardır.
Ki 'bugün'ü daha isabetle değerlendirip 'yarın'a
hazırlıklı olabilelim. Olayların, problemlerin hakkında
ortak bilgisi olanların, ortak çözümlerde birleşmesi
kolaylaşacaktır.
Anlam Yayınları
|