Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sa 318 | Haziran  2005

                   

 

 


“TÜRK MİLLETİNİ ARKADAN ARKADAN HANÇERLEMEK”…

Cengiz ÇANDAR – 26.05.20055 – D.B. TERCÜMAN

Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in sözlerini okuyunca gözlerime, daha sonra onu Meclis kürsüsünde aynı sözcüklerle haykırırken izlediğimde kulaklarıma inanamadım. Bu, benim bildiğim Cemil Çiçek olamazdı. Onun böyle bir üslubu, böyle bir yaklaşımı olamazdı. Ama oldu ve aradan birkaç saat geçmeden Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü, dün başlayacak ve üç gün sürecek olan "Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları" başlıklı konferansı iptal ettiğini açıkladı.
Rektörlük açıklamasında "Henüz gerçekleşmemiş olan bir konferansın içeriğiyle ilgili peşin hükümler ileri sürülmesinin, bir devlet üniversitesinin bilimsel özgürlüğünü zedeleyeceğinden kaygı duyuyoruz" deniyor.
"Peşin hükümler"in başında Cemil Çiçek'in deyimiyle "Türk milletini arkadan hançerlemek" geliyor.
Ama, korkarım, bizzat Cemil Çiçek'in konuşmasıyla "Türk milleti arkadan hançerlendi". Çünkü, bu konferansın engellenmesiyle, "Ermeni sorunu"na ilişkin "resmi söylem" in tüm savları çökmüş oldu. Türkiye ve "Türkler" tüm dünya kamuoyunun gözünde zora sokuldu, imajımız perişan edildi.

Hrant Dink, hafta başında Radikal'deki röportajında "Üç üniversite ve kalabalık bir akademi dünyası bu hafta yapacakları toplantılarla tarih yazacaklar. Ermenileri anlamaya çalışan bu toplantı, Türkiye'ye inanılmaz kazanım sağlayacak. Diasporanın ve dünyanın Türkiye'ye bakışında radikal bir dönüşüme yol açacak" demişti.

Şimdi, böyle olmayacak.
Ali Babacan'ın AB sürecinde "başmüzakereci" atanması; "Ermeni sorunu" nun Türk üniversiteleri bünyesinde, Türk tarihçileri ve sosyologları tarafından tartışılamayacağı bir duruma sokulursa, buna kalkışan akademisyenler adeta "vatan haini" muamelesine uğrarsa ve yine 30 kadar akademik tebliğ daha dinlenmeden, ortaya çıkmadan, Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek tarafından "Boğaz'a bakarak söylenen yalanlar" olarak nitelenirse, bir anda sıfırla çarpılmış demektir. "Türkiye karşıtları" nın eline böylece inanılmaz güçte ve etkili bir koz geçti.
"Arşivleri açtık; kimseden korkumuz yok" deniliyordu. Peki, dünyanın her yanından tarihçiler ve bilim adamlarına açılan "arşivler" den yararlanan Türk tarihçileri ve bilim adamları, kendi ülkelerinde, kendi ülkelerinin tarihiyle ilgili bir konuyu, hem de üniversite çatısı altında konuşamaz ve en ağır ithamlara maruz bırakılırlarsa, "tezlerimiz" in doğruluğuna kimi inandırabilirsiniz? Çiçek, "Sözde Ermeni soykırımı iddialarını bertaraf etmek için muhalefetle iktidar , devlet, millet birlikte çalışırken, bu çabaları arkadan hançerlemek ne anlama geliyor?" diye soruyor ve "keşke Adalet Bakanı olarak dava açma yetkimi devretmeseydim" diyerek YÖK'ü göreve çağırıyor. Kimse kusura bakmasın ama bu anlayış, bu "yaklaşım", tipik bir korporatistfaşist devlet anlayışı olarak AB üye ülkelerinin çok iyi bildiği ve tanıdığı bir yaklaşımdır ve buradan Türkiye'ye yararlı hiçbir şey çıkmaz. Demek ki, "arşivleri açmak" ve bu konuyu "tarihçiler ve araştırmacılar" ın bilgisine sunmak bir "yalan" dır. İşin gerçeği: "Biz ne dersek öyledir; farklı bir yoruma sahip olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını cezalandırırız. Bizim belirlediğimiz tarihçilerden başka Türk tarihçilerinin görüş beyan etmesi, milleti arkadan hançerlemek anlamına gelir ve işten attırır , hayatlarını karartırız" dan ibarettir.

Yapılamayan konferansı 15 kişilik danışma kurulunda alfabetik sıra ile şu isimler vardı: Fikret Adanır (Prof Dr, Bochum Ruhr Üniversitesi, Almanya), Engin Akarlı (Prof Dr, Brown Üniversitesi, ABD), Taner Akçam (Doç Dr, Minnesota Üniversitesi, ABD), Ayhan Aktar (Prof Dr, Marmara Üniversitesi), Şeyla Benhabib (Prof Dr, Y ale Üniversitesi, ABD), Üstün Ergüder (Prof Dr, Sabancı Üniversitesi), Fatma Müge Göçek (Prof Dr, Michigan Üniversitesi, ABD), Nilüfer Göle (Prof Dr, Ecole des Hautes Etudes en Sciences Sociales, Fransa), Cemal Kafadar (Prof Dr, Harvard Üniversitesi, ABD), Metin Kunt
(Prof Dr, Sabancı Üniversitesi), Şerif Mardin (Prof Dr, Sabancı Üniversitesi), Oktay Özel (Dr, Bilkent Üniversitesi), İlhan Tekeli (Prof Dr, ODTÜ), Mete Tunçay (Prof Dr, Bilgi Üniversitesi),

Stefan Y erasimos (Prof Dr, Paris VIII Üniversitesi, Fransa).
Bunların büyük çoğunluğu dünya çapında tanınan Türk tarihçileri ve sosyologlarıdır.

"Basın Özgürlüğü ve Ermeni sorunu" başlıklı oturu-
ma katılacak olanlar ise İsmet Berkan, Ahmet Hakan, Oral Çalışlar, Kürşat Bumin ve Fehmi Koru idi.
"Türk milletini arkadan hançerleyenler" bunlar ise, "bahtı kara maderimizi kurtaracak" kimseyi kolay kolay bulamazsınız...

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...