|

“TÜRK
MİLLETİNİ ARKADAN ARKADAN HANÇERLEMEK”…
Cengiz ÇANDAR – 26.05.20055 – D.B.
TERCÜMAN
Adalet
Bakanı Cemil Çiçek'in sözlerini okuyunca gözlerime, daha sonra onu
Meclis kürsüsünde aynı sözcüklerle haykırırken izlediğimde kulaklarıma
inanamadım. Bu, benim bildiğim Cemil Çiçek olamazdı. Onun böyle bir
üslubu, böyle bir yaklaşımı olamazdı. Ama oldu ve aradan birkaç saat
geçmeden Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü, dün başlayacak ve üç gün
sürecek olan "Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve
Demokrasi Sorunları" başlıklı konferansı iptal ettiğini açıkladı.
Rektörlük açıklamasında "Henüz gerçekleşmemiş olan bir konferansın
içeriğiyle ilgili peşin hükümler ileri sürülmesinin, bir devlet
üniversitesinin bilimsel özgürlüğünü zedeleyeceğinden kaygı duyuyoruz"
deniyor.
"Peşin hükümler"in başında Cemil Çiçek'in deyimiyle "Türk milletini
arkadan hançerlemek" geliyor.
Ama, korkarım, bizzat Cemil Çiçek'in konuşmasıyla "Türk milleti arkadan
hançerlendi". Çünkü, bu konferansın engellenmesiyle, "Ermeni sorunu"na
ilişkin "resmi söylem" in tüm savları çökmüş oldu. Türkiye ve "Türkler"
tüm dünya kamuoyunun gözünde zora sokuldu, imajımız perişan edildi.
Hrant Dink, hafta başında Radikal'deki röportajında "Üç üniversite ve
kalabalık bir akademi dünyası bu hafta yapacakları toplantılarla tarih
yazacaklar. Ermenileri anlamaya çalışan bu toplantı, Türkiye'ye
inanılmaz kazanım sağlayacak. Diasporanın ve dünyanın Türkiye'ye
bakışında radikal bir dönüşüme yol açacak" demişti.
Şimdi, böyle olmayacak.
Ali Babacan'ın AB sürecinde "başmüzakereci" atanması; "Ermeni sorunu"
nun Türk üniversiteleri bünyesinde, Türk tarihçileri ve sosyologları
tarafından tartışılamayacağı bir duruma sokulursa, buna kalkışan
akademisyenler adeta "vatan haini" muamelesine uğrarsa ve yine 30 kadar
akademik tebliğ daha dinlenmeden, ortaya çıkmadan, Adalet Bakanı ve
Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek tarafından "Boğaz'a bakarak söylenen
yalanlar" olarak nitelenirse, bir anda sıfırla çarpılmış demektir.
"Türkiye karşıtları" nın eline böylece inanılmaz güçte ve etkili bir koz
geçti.
"Arşivleri açtık; kimseden korkumuz yok" deniliyordu. Peki, dünyanın her
yanından tarihçiler ve bilim adamlarına açılan "arşivler" den yararlanan
Türk tarihçileri ve bilim adamları, kendi ülkelerinde, kendi ülkelerinin
tarihiyle ilgili bir konuyu, hem de üniversite çatısı altında konuşamaz
ve en ağır ithamlara maruz bırakılırlarsa, "tezlerimiz" in doğruluğuna
kimi inandırabilirsiniz? Çiçek, "Sözde Ermeni soykırımı iddialarını
bertaraf etmek için muhalefetle iktidar , devlet, millet birlikte
çalışırken, bu çabaları arkadan hançerlemek ne anlama geliyor?" diye
soruyor ve "keşke Adalet Bakanı olarak dava açma yetkimi devretmeseydim"
diyerek YÖK'ü göreve çağırıyor. Kimse kusura bakmasın ama bu anlayış, bu
"yaklaşım", tipik bir korporatistfaşist devlet anlayışı olarak AB üye
ülkelerinin çok iyi bildiği ve tanıdığı bir yaklaşımdır ve buradan
Türkiye'ye yararlı hiçbir şey çıkmaz. Demek ki, "arşivleri açmak" ve bu
konuyu "tarihçiler ve araştırmacılar" ın bilgisine sunmak bir "yalan"
dır. İşin gerçeği: "Biz ne dersek öyledir; farklı bir yoruma sahip olan
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını cezalandırırız. Bizim belirlediğimiz
tarihçilerden başka Türk tarihçilerinin görüş beyan etmesi, milleti
arkadan hançerlemek anlamına gelir ve işten attırır , hayatlarını
karartırız" dan ibarettir.
Yapılamayan konferansı 15 kişilik danışma kurulunda alfabetik sıra ile
şu isimler vardı: Fikret Adanır (Prof Dr, Bochum Ruhr Üniversitesi,
Almanya), Engin Akarlı (Prof Dr, Brown Üniversitesi, ABD), Taner Akçam
(Doç Dr, Minnesota Üniversitesi, ABD), Ayhan Aktar (Prof Dr, Marmara
Üniversitesi), Şeyla Benhabib (Prof Dr, Y ale Üniversitesi, ABD), Üstün
Ergüder (Prof Dr, Sabancı Üniversitesi), Fatma Müge Göçek (Prof Dr,
Michigan Üniversitesi, ABD), Nilüfer Göle (Prof Dr, Ecole des Hautes
Etudes en Sciences Sociales, Fransa), Cemal Kafadar (Prof Dr, Harvard
Üniversitesi, ABD), Metin Kunt
(Prof Dr, Sabancı Üniversitesi), Şerif Mardin (Prof Dr, Sabancı
Üniversitesi), Oktay Özel (Dr, Bilkent Üniversitesi), İlhan Tekeli (Prof
Dr, ODTÜ), Mete Tunçay (Prof Dr, Bilgi Üniversitesi),
Stefan Y erasimos (Prof Dr, Paris VIII Üniversitesi, Fransa).
Bunların büyük çoğunluğu dünya çapında tanınan Türk tarihçileri ve
sosyologlarıdır.
"Basın Özgürlüğü ve Ermeni sorunu" başlıklı oturu-
ma katılacak olanlar ise İsmet Berkan, Ahmet Hakan, Oral Çalışlar,
Kürşat Bumin ve Fehmi Koru idi.
"Türk milletini arkadan hançerleyenler" bunlar ise, "bahtı kara
maderimizi kurtaracak" kimseyi kolay kolay bulamazsınız... |