Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sa 318 | Haziran  2005

                   

 

 


ELİ HANÇERLİLER SAVULUN

Fehmi KORU – 26.05.2005 – YENİ ŞAFAK

'Eli hançerliler', savulun...

İşte devletadamları bunun için var; bunun içindir ki, Adalet Bakanı Cemil Çiçek Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) tepki çeken 'milli yararlara karşı hareket' (m. 305) maddesinin yerli yerinde kalması için canla başla çalışıyor... Abarttığımı sanmayınız: Türk tarihinin böylesine kritik bir döneminde, Cemil Çiçek gibi, 'arkadan hançerlemek' için pusuya yatmış kişi ve kurumlara karşı 'millî yararları' korumaya azimli bir adalet bakanımız olduğu için şükretmeliyiz...             

Kim mi bu millî yararları 'arkadan hançerleme' hazırlığı içinde bulunanlar? Öncelikle üç üniversitemiz: Boğaziçi, Sabancı ve Bilgi üniversiteleri maalesef kandırılmış bulunuyorlar... Tabii, o üç üniversitenin 'arkadan hançerleme' anlamına gelecek bir girişime destek vermesi yöneticileri eliyle olduğuna göre, sayıları hiç de az olmaması gereken profesörleri de unutmamalıyız... Bunların bir bölümü YÖK tarafından seçilip Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmış yöneticiler; ama olsun... Vatan evlâtları tarafından müdahale edilmemiş olsa, Boğaziçi Üniversitesi salonlarında üç gün süreyle yapılacak 'arkadan hançerleme' toplantısında konuşmayı kabul eden bilimadamlarını, araştırmacıları, aydınlar ve gazetecileri de bu kategori içinde sayabiliriz.

Yabancı bilimadamı ve araştırmacılar da var bu 'hançerli grup' içinde, ancak onlar zaten 'ülkemizi bölme' ile görevli oldukları için görevlerini yapıyorlar; bu sebeple kendilerini suçlayamayız. Hiddetimizi esas kendi içimizden çıkmış 'eli hançerli' bilimadamlarına, araştırmacılara, aydınlar ve gazetecilere yöneltmeliyiz. Onlar ya dışarıdan yönetiliyorlar, ya da menfaat karşılığı işbirliğine girmiş bulunuyorlar.       

"Suçları ne mi?" Aslına bakılırsa henüz bir 'suç' işlemiş değiller. Çünkü 'suç' denilen şeyin söz konusu olabilmesi için fiiliyata dökülmüş, icra veya ifa edilmiş olması gerekir; ama olsun, yeni TCK pek çok maddesiyle 'niyeti' de 'suç' kapsamı içine alıyor. Bu bakımdan, hançeri henüz kınından çıkarmamış, hatta satın bile almamış olabilirler; ama gözlerinin içine bakan onların millî menfaatlara 'arkadan hançer sokma' niyetinde olduğunu şıpınişi anlayabilir...

"Şimdi de 'niyetleri ne?' diye mi soruyorsunuz?" Çözümünü tarihçilere bıraktığımız bir sorunla ilgili konferans düzenlemek... Yalnızca Avrupa Birliği sürecinde Türkiye'nin önünü tıkadığı için değil, hemen her ülke konuyla ilgili yasa çıkardığından ikili ilişkileri de zedelediği ve yakında devlet adamlarımızı sınırlarımız dışında nefes alamaz hale getirme potansiyeli bulunduğu için de önemli bir sorun o. "Çözün" diye üstümüze gelindiğinde, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve diğer yetkililer, "Bu konunun çözümünü tarihçilere bırakalım" diyorlar ya, işte o sorun... 'Millî menfaatlara aykırı' konferansı o sorunla ilgili olarak düzenlemeye kalkıştı o 'eli hançerliler'...

Üç gün sürecek konferansta konuşacak kişilerin çoğunun 'tarihçi' olması küçük bir ayrıntı. Çünkü 'tarihçi' var, 'tarihçi' var... Bizim kendilerinden 'çözüm' beklediğimiz tarihçiler engellenen konferansta konuşmayı kabul edenler değil; orada konuşmayı kabul etmekle zaten bizim 'tarihçi' tanımlamamızın dışında kaldı onlar... Bizim 'tarihçi' demediğimiz tarihçiler ise yurt sınırlarımız içinde ko-nuşamazlar; çözümü 'eli hançerliler'den bekleyecek deği-liz ya...

Zaten herkes öyle yapmıyor mu? Her ülkenin kendi tarihçileri olur; tıpkı her ülkenin devlet ve bilim adamları, aydınları ve gazetecileri olduğu gibi... Tıpkı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde dile getirdiğimiz gerekçeyle, her ülkenin 'kendine özgü şartları' bulunduğu gibi... Bizim ülkemizi bölmek isteyenler bunu başaramayacaklar; tarihçiler de başaramayacaklar, kendilerini 'entelektüel' diye tanıtanlar da başaramayacaklar, 'irtica' ile işbirliği yapıp başörtüsünü serbest bırakmaya çabalayanlar da...

Pardon, afedersiniz, cümlenin bu son bölümü bir başka amaçla yapmış olduğum konuşmadan, nasıl olmuşsa buraya sızmış... Konumuz şimdi 'türban' olmadığından yok etmeyi hedeflediğimiz 'eli hançerli' düşman da 'irtica' değil tabii... Hem o konuyu TCK'nın başka maddeleriyle hallediyoruz zaten...

İyi ki, yeni TCK'mız var... İyi ki...

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...