Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sa 323 | Kasım  2005

                   

 

 


Keşmir'deki Deprem ve Biz

 Haşmet Babaoğlu / 10.10.2005 / Vatan

Dünya hep bizimle ilgilensin; global medyanın ilgi odağında hep biz olalım, istiyoruz...
İyi de, peki biz? Dünya bizim umurumuzda mı?
Medya organlarımız dünyadaki sıcak gelişmelere ve genel olarak insanlığa hak ettiği ilgiyi gösteriyor mu?

Hayır. Kesinlikle hayır.
ABD ve Avrupa dışında kalan dünya yansa umurumuzda değil.

Televizyonlarımız sere serpe uzanıvermiş, "ne atom bombası ne Londra Konferansı" kıvamındalar...

Epey eskiden gazetelerimizin en gözde sayfalarıydı dış haberler sayfaları. Hatta dış haberler editörlüğü, gelecekteki yayın yönetmeni adayları için bir kariyer basamağıydı.
Şimdi basındaki dış habercilerin çoğu yabancı kaynaklı magazin ve sağlık haberlerine boğulmuş "stajyer"ler...

Fakat iş lafa geldi mi, yüksekten atmada üstümüze yok!

Türkiye artık yükselen globalizmin köprü noktalarından biridir, diyoruz.

Türkiye öteki İslam ülkelerine örnek olacaktır, diyoruz.
Diyoruz da diyoruz.

Ama burnumuzun dibinden, pragmatik hedeflerimizden ötesine bakmıyoruz, görmüyoruz, ilgi göstermiyoruz; başka ülkelerin acılarına, sıkıntılarına yakınlık hissetmiyoruz...

Anlayacağınız, insancıl bakımdan olgun, global ufka sahip bir ulus olamadık.
***
Pakistan cumartesi sabahına korkunç bir depremle uyandı.

Ülkenin büyük bölümü yerle bir oldu.

Cumartesi ikindi saatlerinde ekran başına geçtim; depremle ilgilenen kanal yok gibiydi!
Aynı durum akşam saatlerinde de sürdü.

Gece maçlardan sonraki saatlerde CNN International sürekli Pakistan'dan bilgi ve görüntü geçiyordu. Öteki yabancı kanallar ara ara deprem haberine bağlanıyorlar, alt yazılarla izleyicilerini bilgilendiriyorlardı.

Oysa bizim haber kanallarımızın bile aklı Dünya Kupası Eleme Grubu maçlarına takılıydı. Stat bağlantıları, yorumlar ardı ardına ekrana geliyordu. Bir tek SKYTürk deprem bölgesiyle bağlantı arama çabasındaydı.

Büyük ulusal kanallarımızın yaklaşımını ise hiç sormayın! Gece haberlerinde depremi birkaç cümleyle geçiştirenler vardı.

Güney Asya'da, yıllar boyu resmi dille "dost ve kardeş ülke" olarak gördüğümüz Pakistan'ı perişan eden Keşmir merkezli deprem, televizyonlarımızın haber merkezlerinde Katrina ve Rita Kasırgalarının uyandırdığı ilginin yüzde birini bile uyandıramamıştı!..

NTV'nin pazar sabahı yaptığı "deprem özel programı"na kadar durum böyle sürdü.

Dikkatimi çeken bir başka nokta da, depreminin haber yapılışında benmerkezci bakışın egemenliğiydi. Merhamet duygusu yok denecek kadar azdı ama "acaba bu depremin bizde de uzantıları olur mu?" sorusuna yanıt arama çabaları iyice abartılıydı...
***
Medyanın, bir toplumun zihniyetinin az çok aynası olduğu söylenir.

Eğer öyleyse, şu iki günlük "Keşmir Depremi ve biz" tablosu çok anlamlı ve acı bir tablo!

Düşünsenize, sivili, askeri, bürokratı, siyasetçisi biraz da bulanık bir kibir duygusuna yaslanarak "Türkiye, İslam dünyasına örnek olacaktır" deyip duruyor.

İyi de, bizim onlara karşı yakınlığımızdan, duygularımızdan, ilgimizden ne haber?

Oysa gerçek ortada işte!
Türk medyasının İslam ülkelerine ne derin bir ilgisi ne de duygusal bağı kalmış!..

Geçtiğimiz iki günde Amerikan haber kanallarının depreme gösterdiği ilgi, merak ve şefkatin kırıntısını bile bizim medyamız gösteremedi!

Hiç değilse bundan sonra gerektiği gibi daha yakından ve biraz da kalpten yaklaşalım Pakistan'ın acılarına!

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...