|

Keşmir'deki Deprem ve Biz
Haşmet Babaoğlu / 10.10.2005 /
Vatan
Dünya hep
bizimle ilgilensin; global medyanın ilgi odağında hep biz olalım,
istiyoruz...
İyi de, peki biz? Dünya bizim umurumuzda mı?
Medya organlarımız dünyadaki sıcak gelişmelere ve genel olarak insanlığa
hak ettiği ilgiyi gösteriyor mu?
Hayır. Kesinlikle hayır.
ABD ve Avrupa dışında kalan dünya yansa umurumuzda değil.
Televizyonlarımız sere serpe uzanıvermiş, "ne atom bombası ne Londra
Konferansı" kıvamındalar...
Epey eskiden gazetelerimizin en gözde sayfalarıydı dış haberler
sayfaları. Hatta dış haberler editörlüğü, gelecekteki yayın yönetmeni
adayları için bir kariyer basamağıydı.
Şimdi basındaki dış habercilerin çoğu yabancı kaynaklı magazin ve sağlık
haberlerine boğulmuş "stajyer"ler...
Fakat iş lafa geldi mi, yüksekten atmada üstümüze yok!
Türkiye artık yükselen globalizmin köprü noktalarından biridir, diyoruz.
Türkiye öteki İslam ülkelerine örnek olacaktır, diyoruz.
Diyoruz da diyoruz.
Ama burnumuzun dibinden, pragmatik hedeflerimizden ötesine bakmıyoruz,
görmüyoruz, ilgi göstermiyoruz; başka ülkelerin acılarına, sıkıntılarına
yakınlık hissetmiyoruz...
Anlayacağınız, insancıl bakımdan olgun, global ufka sahip bir ulus
olamadık.
***
Pakistan cumartesi sabahına korkunç bir depremle uyandı.
Ülkenin büyük bölümü yerle bir oldu.
Cumartesi ikindi saatlerinde ekran başına geçtim; depremle ilgilenen
kanal yok gibiydi!
Aynı durum akşam saatlerinde de sürdü.
Gece maçlardan sonraki saatlerde CNN International sürekli Pakistan'dan
bilgi ve görüntü geçiyordu. Öteki yabancı kanallar ara ara deprem
haberine bağlanıyorlar, alt yazılarla izleyicilerini
bilgilendiriyorlardı.
Oysa bizim haber kanallarımızın bile aklı Dünya Kupası Eleme Grubu
maçlarına takılıydı. Stat bağlantıları, yorumlar ardı ardına ekrana
geliyordu. Bir tek SKYTürk deprem bölgesiyle bağlantı arama çabasındaydı.
Büyük ulusal kanallarımızın yaklaşımını ise hiç sormayın! Gece
haberlerinde depremi birkaç cümleyle geçiştirenler vardı.
Güney Asya'da, yıllar boyu resmi dille "dost ve kardeş ülke" olarak
gördüğümüz Pakistan'ı perişan eden Keşmir merkezli deprem,
televizyonlarımızın haber merkezlerinde Katrina ve Rita Kasırgalarının
uyandırdığı ilginin yüzde birini bile uyandıramamıştı!..
NTV'nin pazar sabahı yaptığı "deprem özel programı"na kadar durum böyle
sürdü.
Dikkatimi çeken bir başka nokta da, depreminin haber yapılışında
benmerkezci bakışın egemenliğiydi. Merhamet duygusu yok denecek kadar
azdı ama "acaba bu depremin bizde de uzantıları olur mu?" sorusuna yanıt
arama çabaları iyice abartılıydı...
***
Medyanın, bir toplumun zihniyetinin az çok aynası olduğu söylenir.
Eğer öyleyse, şu iki günlük "Keşmir Depremi ve biz" tablosu çok anlamlı
ve acı bir tablo!
Düşünsenize, sivili, askeri, bürokratı, siyasetçisi biraz da bulanık bir
kibir duygusuna yaslanarak "Türkiye, İslam dünyasına örnek olacaktır"
deyip duruyor.
İyi de, bizim onlara karşı yakınlığımızdan, duygularımızdan, ilgimizden
ne haber?
Oysa gerçek ortada işte!
Türk medyasının İslam ülkelerine ne derin bir ilgisi ne de duygusal bağı
kalmış!..
Geçtiğimiz iki günde Amerikan haber kanallarının depreme gösterdiği ilgi,
merak ve şefkatin kırıntısını bile bizim medyamız gösteremedi!
Hiç değilse bundan sonra gerektiği gibi daha yakından ve biraz da
kalpten yaklaşalım Pakistan'ın acılarına! |