|


Sayı 323
Kasım 2005
|
|

İsrail Yok
Edilmeli!
Türkiye
Müzakerelere Başladı
Rektöre Sahip
Çıkmak,Cumhuriyet'e Sahip Çıkmaktır!
İnzivâ
 |
 |
 |
 |
   |
E-Mail |
 |
   |
Arşiv |
   |
Arşivi İndir |
|
  |
  |
<<GÜNDEM>>
Sultan Abdüláziz, Peygamber’in Türbesine Mektup Göndermişti
Osmanlı hükümdarı Sultan
Abdüláziz, Hazreti Muhammed’in hatırasına son derece hürmetkár bir
padişahtı. Tarihlerin yazdığına göre, Medine-i Munevvere’den ne
zaman bir mektup gelse abdest tazeler, ‘Bunlarda Medine-i
Münevvere’nin tozu var’ diyerek öpüp alnına koyar ve daha sonra
okuturdu.
|
  |
AB'nin Kerameti
Osmanlı hükümdarı Sultan
Abdüláziz, Hazreti Muhammed’in hatırasına son derece hürmetkár
Meclis kürsüsünden dün AB zaferini anlata anlata bitiremeyen Gül, 10
yıl önce Refah vekiliyken yine Meclis'te bakın neler söylemişti
Keşmir'deki Deprem ve Biz
Dünya hep bizimle ilgilensin;
global medyanın ilgi odağında hep biz olalım, istiyoruz...
İyi de, peki biz? Dünya bizim umurumuzda mı?
Medya organlarımız dünyadaki sıcak gelişmelere ve genel olarak
insanlığa hak ettiği ilgiyi gösteriyor mu?
İran Diplomasisine Dikkat!
İran, 1985'te Ankara'ya
büyükelçi olarak Manuçehr Mutteki 'yi (52) gönderdi. Mütteki'nin
gelişi ile Erzurum'da ''Atatürk Üniversitesi'' nde ilginç bir
gelişme ortaya çıktı. İran'ın Erzurum'da, diplomatik plakalı araba
içinde adam kaçırmaktan sabıkalı, bir başkonsolosluğu vardır.
Diyelim ki o tarihte öğrenci bursu 25 lira.
Avrupa, Fırat ve Dicle'mizi İstiyor
Sayın Başbakan'ın açık
yürekliliğini çok seviyorum, açıkça söyledi işte; 'Ben ülkemi
pazarlıyorum' dedi. Pazarlama hallerindeki ülkemizin Avrupa ile
ilişkilerinde şu günlerde çoook kritik bir detay hepimizin
bilgisinden kaçırılıyor, peki AB ile yapılan ve 25 ülkenin bildiği
ek protokolü hükümet niye Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarından
gizliyor? Bu saklanan ek protokolde 'Avrupa, Türkiye'nin CAN SUYUNU
yani FIRAT VE DİCLE'yi istiyor.'
|
  |
  |
  |
 |
 |
 |
|
|
|
| Yorum |
|
| |
"İSRAİL
YOK EDİLMELİ"
İran Cumhurbaşkanı Ahmedi
Necad, "İsrail'in Olmadığı Dünya" başlıklı bir Konferans'ta yaptığı konuşmada
"İsrail haritadan silinmeli" dedi. Bu söz, gerek içerdiği anlam itibarıyla,
gerekse bölgedeki konjonktür açısından taşıdığı önem açısından değerlendirmeyi
hak ediyor. Acaba Ahmedi Necad, ABD'nin zaten bahane aradığı bir dönemde, İmam
Humeyni'nin sarf ettiği bir sözü tekrarlama ihtiyacını niçin duymuş olabilir?
Bu sözünün
arkasında olduğuna dair yaptığı açıklaması da dikkate alındığında, Ahmedi
Necad'ın, bu beyanatı, belirli bir 'politika'nın gereği olarak yapmış
olabileceği düşünülebilir. Devamı için
TÜRKİYE
MÜZAKERELERE BAŞLADI!
Ancak, şu hususun altı da çizilmelidir ki, 'kültürel' sorunların, stratejik
gerekçe üzerindeki etkisi konusunda çok fazla durulmamaktadır. Halbuki bu
faktör de önemlidir; ve sürenin azalması veya artmasını etkileyecek unsurları
içermektedir. Bu noktada, Avrupalıların zihinlerini, kültürün en temel
belirleyeni olan din (İslam) faktörünün meşgul ettiğini unutmamak gerekir. Devamı için

"REKTÖR'E
SAHİP ÇIKMAK, CUMHURİYET'E SAHİP ÇIKMAKTIR!"
Aslında bu hadisede
üzerinde durulması gereken husus şudur: son dönemlerde Türkiye'de iç siyasi
çekişmeler için dahi, bu düzenin kutsallarının ulu-orta kullanılıyor olması,
ciddi bir değerler erozyonu yaşandığını göstermektedir.
Devamı için

|
|
| Kavram |
|
| |
İNZİVÂ
İnzivâ en temelde
kişinin, halk arasına katılmakla, düşeceği bazı günahlardan korunma gayreti
olarak izah edilmektedir. Ayrıca iddiaya göre inzivâya çekilen kişi gıybet,
laf taşıma, iftira, çekememezlik, ihtiras ve emr-i bil maruf, nehy-i anil
münker yapmama gibi kötü huylardan kendini selamette tutacaktır. Sûfîler
ilginç olan bu yaklaşımı şöyle açıklıyorlar: Toplum içine karıştığında orada
çok sayıda münker görürsün. Eğer marufu emretmez, münkerden de nehyetmezsen
bu, günah olur. O halde en iyi çözüm, halkın içine karışmamaktır!
Devamı için
|
|
| Düşünce |
|
|
Yalana Ortak
Olmak
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Bugünün dünyasında
uluslararası ilişkilerde oportünist yaklaşımlar ve jeopolitik pragmatizm
belirleyici oluyor. Bu nedenledir ki günümüzde güçlüler için işletilen
kurallar birbirinden çok farklıdır. Bu yüzden küreselleşmenin çok ağır
bedelini güçsüz toplumlar ödemektedir. Küresel aşırılıklar ve anormallikler
açıkça bir cinnete dönüşmüştür.
Devamı için
|
Hayırlı
Gecelerin Şerri Kandiller
Erhan AKTAŞ
Din adına
uydurulan bu türden kutsal gece ve günlerin, İslam aleminde büyük bir kabul
görmüş olması ve müslümanların müslümanlığına, dolayısı ile İslam’a büyük
yarar sağladığı konusundaki ittifak; din adına uydurulmuş şeylerin, gerçek
dinin yerini nasıl almış olduğunun açık bir göstergesidir. Devamı
için
Misyon(er)lik
Mustafa BOZACIOĞLU
Ancak, günümüz sendika hareketlerinin üye kapma, dolayısıyla yetki üstünlüğü,
sayıya bağlama amacı gibi kuru bir "adam kapmaca" oyunu oynamaktan uzak
durmalıyız. Kemiyetten önce keyfiyeti öncelemeliyiz. Buradan sayısal gelişimi
küçümsediğimiz anlamı çıkarılmamalıdır. İnsanların fevç fevç İslam dinine
girdiklerini görmek hangi müslümanı sevindirmez ki…
Her
Nefis Ölümü Tadacak
Muhammed CELİL
Onu
hatırlamak bile istemeyiz ne zamanki sevdiğiniz birini kaybettiniz; işte o
zaman, taa iliklerinizde hissediyorsunuz: "ateş düştüğü yeri yakar." Her an
peşinizde dolaşan gölge gibi. Ölümü unutmamak hatırda tutmak için eskiden cami
avlularına ölenleri defnederlermiş. Müslümanlar bunları görsünler de ölümü
hatırlasınlar diye. Şimdi yeni yapılan camilerde bunları göremiyoruz.Devamı için
|
|
| Değerlendirme |
|
| |

MUSA CARULLAH BİGİYEF’İN
KADIN VE ÖRTÜNME KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLERİ
Carullah'a göre yüz
örtüsü Arab'ın güzel bir âdetidir. İslam böyle bir âdeti neshedip
kaldırmamışsa bile 24/31, 33/59 ayetlerinde yüzün örtülmesini de vacip
kılmamıştır. 24/3l'de ziynetler hakkında 'görünen kısımlar müstesna'
ifadesinden, yüz açmanın caiz olduğu anlaşılmaktadır. Hem yüzün hem de ellerin
ziynetleri bizzat hikmet sahibi Şari tarafından istisna kılınmıştır. Yüz ve el
gibi günlük hayatta normal olarak açık olan azaların ziynetlerini örtmek vacip
olmazsa kendilerini örtmek hiç vacip olmaz.
Devamı için
|
|
| Bir Dergi Bir
Alıntı |
|
| |
Gadir-i Hum
Olayı Üzerine
Ekrem KEVSER
Geriye bir sual kalmaktadır: Neden ilk
tarihçiler olayı anmadan geçmişlerdir? Neden Ahmed b. Hanbel olayı yazmakta
beis görmemiştir? Devamı
için |
|
|
|
| Mektup |
|
| |
Vahiy sadece Peygamberlere iner diyorsak Hz. Meryem ve
Musa'nın annesine inen neydi?
Gayb bilgisi sadece Peygamberlere verilir ise, Hz.
Musa'nın yanındaki kim? O da peygamber mi yoksa?
İnsanlar keramette bulunabilir mi? (Allah'ın sevdiği
kullar) Bulunamıyorsa Hz. Süleyman'ın yanındaki Belkıs'ın tahtını getiren
kimdir? Eğer bu bir insan ise peygamber mi yoksa Allah'ın veli bir kulu mu
oluyor?
Bu biraz özel olacak ama namazların cem edilmesi keyfi olarak yapılabilir mi?
Kur'an-ı Ke-rim'den beş vakit namazın vaktini çıkarabildiğimize göre bunun
keyfiliği akla uyuyor mu?
Kur'an'da nesh yok diyorsunuz. Mesela Enfal 61.
ayetiyle Tevbe Suresinin başlangıç ayetlerine ne diyeceksiniz?
Devamı
için
|
|
|

çıktı

çıktı

Olaylar, birbirini takip
ediyor. İzlemek,üzerinde düşünmek işi ta
başından beri alıp
getirenlerin dışındakiler için epey zor. Kimileri de yorum yaptıklarını
sanıyor.
Ama yorum ne demek onu
bilmiyor dense yeridir. Duygularını kağıt üzeine dökmek yorum değildir.
Ercümend Özkan
|