|

Sansürseverler Derneği
Perihan Mağden / 06.02.2005 / Radikal
Türk Nasyonal Sosyalizmi, burgu makarnalık değil de, burguçluk
diyebileceğimiz fantastik modellerde varlığını sürdürebilmek için
cansiperane bir mücadele vermekte.
Latife Hanım'ın o en baharında kesip attığı hayatından kalanları; onca
sansürlenmiş/perdelenmiş/zımni bir ev hapsiyle geçirilmiş o hicranlı ve
hakikatli hayatçıktan arta kalanları, BİZLERİN görmemesi için verdikleri
kanlı canlı mücadeleye bakın bir.
BİZLERle kasıtleri herkes -Potansiyel Kem Gözler. Çok büyük bir olası
düşman kitlesi.
Latife Hanım'ın etten ve kemikten ibaret gerçek bir insan olduğuna,
kendini Uluğlar Uluğu Mustafa Kemal ATATÜRK'ün, TANRISAL'ın yani,
Seçilmiş Eşi olarak görmek yerine, çevresindekilerin ağır kuşatılmışlığı
altında aşırı pohpohlanan bir liderin çok yalnız bırakılmış 'eşi' olarak
görebilmemiz ihtimalinin, vahim endişesi ile-Nitekim biliyoruz Latife
Hanım'ın yukarı kattan, aşağıda yemek salonunda cereyan eden başı sonu
belli olmayan tahammülfersa rakı sofralarına, topuklarını vurarak tavır
koyduğunu.
Biliyoruz camı açıp 'Kemal!' diye bağıracak kadar (kocasına!) kendini
normal bir devlet başkanının, normal bir 'eşi' zannettiğini,
zannedebildiğini. TANRISAL'a karşı yapılan tüm bu densizlikleri, diğer
sevgilileri, nerdeyse ebedi kumaları sineye çekmemesindeki cüreti -O
cüretin bizlerde uyandırması 'farz' dehşetengizlik hissini.
Tüm bu tarifeyi biliyoruz: Çocukluğumuzdan beri gittiğimiz yazlık
evlerin aklımıza kakılmış vapur tarifeleri gibi.
Ama bildiklerimizle yetinmek, mümkünse onları 'rivayet' 'tevatür'
'iftira' 'kara çalma' 'abartı' 'münasebetsizlik' tarzı etiket örtülerle
örterek geçip gitmek yerine-Evet! Bastırılmış Tarih ülkesi burası.
Kemalizm'i 'ideoloji' olarak kakalayacaksan, gazlayacaksan, ısrarcıysan
bu primitif kıymeti kendinden menkul tanımında ideolojinin-Ağır bir
panzehir (ve esasında zehir) olarak onlarca yıldır kullanmakta olduğun
Kemalizm, tüm gücünü senin uyduruk/şişirilmiş/yalan yanlış Resmi Tarih
tasvirlerinden, menkıbelerinden, ağıtlarından almakta ise-Evet! Senin
için hakiki bir insan olan, dahası kişilikli, eğitimli, bağımsız
tabiatlı BİR KADIN olan Latife Hanım'ın kaleme aldığı Fransızca yazılmış
aşk romanı da bir tehlike içerir, mektupları da, notları da, defterleri
de, sergüzeşti de.
Senin için herrrr şey bir tehlike içerir Mankafa İdeoloğum!
Senin için Mustafa Kemal'in TANRISAL olmadığına: aynen senin gibi, benim
gibi etten kemikten bir insan olduğuna delalet teşkil edebilecek her
küçük, insani şey vahim bir tehlike, bir tehdit, bir küfür içerir.
Zira sen yobazsın.
Sen köktendincisin.
Sen fanatiksin.
Ve her fanatik kadar da kazkafalı, tutuk, tutucu ve
çekilmezsin.
Senin dinin Kemalizm dini.
O muhabbete: 'Mustafa Kemal bakalım, bunun böyle olmasını ister miydi
ki!' muhabbetine de hiç girmiyorum.
Zira Gerçek Mustafa Kemal'i tanımıyorum. Sen ve senin gibi otkafalılar
gerçek Mustafa Kemal'i tanımamamız için: insan olanı, insani olanı-her
şeyi yaptınız. Yaptılar.
Siz bastırdıkça o kitapları, diktirdikçe o çirkin heykelleri, her tarafı
ismiyle donattıkça; hakikatten öcü gibi korktukça, kaçtıkça, tırstıkça,
sakladıkça adamı, adamı saklayıp 'ideoloji' yaftası altında kutlama
konuşmalarını 'hadis' 'amentü' 'dua'vari ezberlemelere tabi kıldıkça;
hiçbir hakikilik duygusunun, hiçbir nesnel tarihi perspektifin mümkünatı
buralarda, kalmadı.
Son hezeyanınız da bu olsun. Aman Latife Hanım Arşivi'nin turşusunu sıkı
kurun. Aman bir lider eşinin yaşadıklarına, içinden geçenlere, başına
gelenlere dair düşünmüş olabileceklerini, yazmış olabileceklerini; bu
denli efendi, bu denli kontrollü, Mustafa Kemal'den sonra şahsi hayatını
iptal etmiş bu kadının dahi, bir kadın olarak hissiyatını TAMAMEN
sansürleyin. Örümcektutmuş beyinlerinizin projeksiyonu, o arşivlerin
tutacağı örümcekler olsun.
Hakikatler gün ışığına çıkmasın.
Sizler de Drakulalar misali. Sonra erir gidiverirsiniz gün ışığında.
Aman kendinize pek dikkat edin. Siz bize pek lazımlıksınız.
Sizler olmasanız biz çoluk çocuk gafiller, nerde ne yaparız sonracığıma?
|