|

“İslam Uygarlıkları Tarihi”
Üzerine
Mehmed Kutlu
Corci Zeydan (1861-1914), Arapların el-Nahda olarak tanımladıkları 19.
yüzyıl Mısır’ındaki “tenvir/aydın-lanma” hareketinin Mısır, Batı’ya
yönelen ilk Arap ülkesi olmuş, bu nedenle modern okullar açılmış, zengin
kütüphaneler kurulmuş, yoğun bir çeviri faaliyeti başlatılmıştı. 16.
yüzyıldan beri batı okullarında eğitim gören Lübnan ve Suriye’li
hristiyan Araplar, Mısır’daki batılılaşma hareketinin ve aydınlanmanın
esas unsurları olmuşlardı. Ayrıca, Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın 1822’de
Bulak’ta kurmuş olduğu matbaa da oldukça önemli bir rol oynamıştı. Bu
bağlamda, Mecma’ül-Bahreyn adlı eseriyle meşhur Nazif bin Abdullah
el-Yazıcı’nın da öncülerinden sayıldığı Lübnan’lı şair ve yazarlara yeni
bir edebiyat dili oluşturmaya başlamışlarken, Butrus El-Bustani ise
dilbilim ve ansiklopedik eserleriyle bu akımın gelişmesine katkıda
bulunmuştu. Mısır’ın kurtuluş savaşını yansıtan şiirleriyle Ahmet Şevki,
tarihi ve edebi romanlarıyla, bilimsel eserleriyle, gazetesiyle vs.
Suriye’li Corci (ya da Jirji) Zeydan da bu akımın öncülüğünü yapanlar
arasındadır. Öncüleri arasında sayılan, ona yakın dil bilen, doğu ve
batı kaynaklarını kolaylıkla kullanabilen, iyi bir dilci, gazeteci ve
tarih-çidir. 1861’de Beyrut’ta fakir bir Ortodoks ailenin çocuğu olarak
dünyaya gelen, 1885’te Beyrut’taki “Doğu Bilimleri Akademisi”nin faal
üyeliğine seçilen, 1892’den ölümüne kadar da el-Hilal dergisini çıkaran
C. Zeydan’ın yayımlanmasının üzerinden çok geçmeden Osmanlı
Türkçesi’nden, Corci Zeydan, Medeniyyet-i İslamiyye Tarihi, (çev. Zeki
Mugamiz) Der Saadet, İstanbul 1327. Farsça, Rusça, İngilizce, Urduca
hatta Tatarca’ya kadar birçok dile çevirilen, bugün dahi Oxford
Üniversitesi’de ders kitabı olarak okutulan ve orjinal adı Et-tarihüt
temeddünnil-İslami adlı eseri, Islam Uygarlıkları Tarihi adıyla Yrd.
Doç. Dr. Nejdet Gök’ün Bilkent Üniversitesi, Tarih Bölümü, (Osmanlı
Diplomatikası, Beratlar ve Ahidnameler üzerine yaptığı çalışmalarıyla
tanınıyor.) çok uzun, yorucu cabalarının bir sonucu olarak dilimize
kazandırıldı. Bu çevirinin önemi hakkında, Prof. Dr. Halil İnalcık’ın
“Türk bilim çevresinde büyük bir boşluğu dolduracak, İslam Tarihi ve
uygarlığı ile ilgili çalışmalara da zenginlik kazandıracaktır”
şeklindeki tespiti oldukça dikkat çekicidir.
Arapça orjinali beş ciltten oluşan bu eserin, henüz ilk cildi
yayınlanırken, tamamı İletişim yayınlarından iki cilt olarak
yayımlanacak. Bu eseri özgün ve önemli kılan özellik, geleneksel İslam
tarihi kitaplarından olmayışı: yani İslam tarihine yalnızca savaşlar ve
fetihler tarihi olarak değil bir kültür ve uygarlık tarihi gözüyle de
bakan yaklaşımıdır. Adı üzerinde bu bir uygarlık tarihi, fakat burada
dikkat çeken husus, 20. yüzyılın ilk yıllarında o dönemin siyasi ve
toplumsal koşullarında İslam’a ve İslam toplumlarına ilk kez bir
uygarlık gözüyle bakılıyor oluşudur. Bundan da ilginci, İslam
coğrafyası ve toplumu içerisinde bir gayr-i müslim olarak yetişen Corci
Zeydan’ın, İslam’ın bir medeniyet olma bağlamındaki boyutlarının farkına
varılması noktasında bir ilke imzasını atmış olmasıdır.
Geleneksel kaynaklarda dağınık ve kısıtlı olan bilgiler, Zeydan’ın büyük
bir zahmeti neticesinde derlenmiş toplanmış, yorumlarla süslenmiş, o
dönemde Batı’da kullanılan bilimsel methodlardan yararlanılarak
sebeb-sonuç ilişkisi bağlamında irdelenmiş, Gustave Le Bon, A.V. Kremer
ve Goldhizer gibi ünlü oryantalistlerin eserlerinden yararlanılmış ve bu
yapılırken de sıksık İbn Haldun’un tarih felsefesi tezinden temas
edilip, alıntılarda da bulunulmuştur.
Kitabın elimizdeki ilk cildinde Osmanlı öncesi dönem mercek altına
altına alınmış; İslam öncesi Araplar ve Arap yarımadasını ele alarak
başlayan eser, Raşid halifeler, Emeviler, Abbasiler ve bunlarla çağdaş
diğer İslam devletleri, sözkonusu devletlerde idare, devlet
teşkilatları, ekonomik ve mali yapılanma, ordu, askeri düzen, posta ve
istihbarat teşkilatları, bürokrasi, bilim ve eğitim, sosyal yapı, idare
ve siyaset, Farslıların üstün konumlarını kaybederek Türklerin devlet
yönetimlerinde hakim konuma gelmeleri, hilafet ve saltanat vb. gibi
uygarlık kavramı kapsamında de-ğerlendirilebilecek geniş bir alan ele
alınmış. Sancak,ilk İslam sikkeleri vb. konular da çok detaylı bir
şekilde incelenmiştir.
Bununla birlikte yazarın yer yer güvenilirliğinden şüphe duyulan
‘israiliyat’ bilgileri içeren kaynaklara başvurması, bazı konular ve
tarihi şahsiyetler hakkında öznel yorumlarda bulunması ve 20. yüzyılın
başla-rında, siyasi amaçlarla, oryantalizmin bir uzantısı olarak,
İngiliz sömürgesi ve nüfuzu altındaki bölgelerde bilinçli olarak
basıldığı ve dağıtıldıgı ithamlarıyla çok eleştirilen bu eser,
kapsamının genişliği ve bir çok araştırmada başvuru kitabı oluşu
nedeniyle, oryantalist etkiden uzak olmadığı, yazarın bazı olaylar ve
kişiler hakkında öznel yaklaşımlarının olduğu göz önünde bulundurularak,
dikkatli bir gözle okunursa İslam toplumları ve uygarlığının boyutları
ve tarihi hakkında oldukça faydalı olacağı aşikardır.
İşte tam bu noktada, bu çeviriyi kitabın diğer çevi-rilerden ayrı bir
yere koymamıza neden, çevirmenin gösterdiği titizlik ve uyguladığı
yöntemin farklılığıdır. Kitap ve çeviride izlenen yöntem ve yaklaşım
hakkında bkz. Yrd. Doç. Dr. Nejdet Gök, “ihmal edilmiş, orijinal bir
çalışma” (şöyleşi: Polat Safi), Kılavuz, Aralık 2004, sayı:21, s.22-24.
Öncelikle kitap, salt bir çeviri olmayıp gerekli görülen yerlerde
çevirmen tarafından orjinal metne dokunulmaksızın yer yer dipnotlarla ve
görsel malzemeler kullanılarak yapılan ilave ve açıklamalarla
zenginleştirilmiştir. Bu ilave ve açıklamalar, eserin yayımlandığı
günden bu yana geçen zaman dahilinde İslam tarihi alanında yazılmış
belli başlı eserlere de dikkat çekilerek yapılmıştır. Böylece
oryantalist etki, israiliyat ve bazı kişi ve olaylara karşı olan
öznellik problemleri aşılmaya çalışılmış, ayrıca okuyucu bu sahada
yapılan son çalışmalarla da buluşturulmuştur. Çeviride eserin, Osmanlı
Türkçesi’ne çevirisi kullanılmakla birlikte özellikle anlaşılması zor ve
kapalı ibareler için Arapça orjinaliyle karşılaştırmalarda bulunulması,
Zeydan’ın akıcı ve anlaşılır üslubunu bozmamaya dikkat edilmesi ve
çeviride oldukça sade bir dil kullanılması çevirinin başarısını ortaya
koyar niteliktedir. Yoğun bir ilgiyle karşılanan ilk cildin ardından
kitabın ikinci cildinin de çok yakın bir zamanda okuyucuyla bulaşacağını
tahmin etmek zor olmasa gerek...
(İslam Uygarlıkları Tarihi, Cilt I, İletişim Yayınları, 2004, 758 sayfa) |