Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sayı 315 | Mart  2005

                   

 

 


“İslam Uygarlıkları Tarihi”
Üzerine


Mehmed Kutlu

 

Corci Zeydan (1861-1914), Arapların el-Nahda olarak tanımladıkları 19. yüzyıl Mısır’ındaki “tenvir/aydın-lanma” hareketinin Mısır, Batı’ya yönelen ilk Arap ülkesi olmuş, bu nedenle modern okullar açılmış, zengin kütüphaneler kurulmuş, yoğun bir çeviri faaliyeti başlatılmıştı. 16. yüzyıldan beri batı okullarında eğitim gören Lübnan ve Suriye’li hristiyan Araplar, Mısır’daki batılılaşma hareketinin ve aydınlanmanın esas unsurları olmuşlardı. Ayrıca, Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın 1822’de Bulak’ta kurmuş olduğu matbaa da oldukça önemli bir rol oynamıştı.  Bu bağlamda, Mecma’ül-Bahreyn adlı eseriyle meşhur Nazif bin Abdullah el-Yazıcı’nın da öncülerinden sayıldığı Lübnan’lı şair ve yazarlara yeni bir edebiyat dili oluşturmaya başlamışlarken, Butrus El-Bustani ise dilbilim ve ansiklopedik eserleriyle bu akımın gelişmesine katkıda bulunmuştu. Mısır’ın kurtuluş savaşını yansıtan şiirleriyle Ahmet Şevki, tarihi ve edebi romanlarıyla, bilimsel eserleriyle, gazetesiyle vs. Suriye’li Corci (ya da Jirji) Zeydan da bu akımın öncülüğünü yapanlar arasındadır.  Öncüleri arasında sayılan, ona yakın dil bilen, doğu ve batı kaynaklarını kolaylıkla kullanabilen, iyi bir dilci, gazeteci ve tarih-çidir. 1861’de Beyrut’ta fakir bir Ortodoks ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen, 1885’te Beyrut’taki “Doğu Bilimleri Akademisi”nin faal üyeliğine seçilen, 1892’den ölümüne kadar da el-Hilal dergisini çıkaran C. Zeydan’ın yayımlanmasının üzerinden çok geçmeden Osmanlı Türkçesi’nden, Corci Zeydan, Medeniyyet-i İslamiyye Tarihi, (çev. Zeki Mugamiz) Der Saadet, İstanbul 1327. Farsça, Rusça, İngilizce, Urduca hatta Tatarca’ya kadar birçok dile çevirilen, bugün dahi Oxford Üniversitesi’de ders kitabı olarak okutulan ve orjinal adı Et-tarihüt temeddünnil-İslami adlı eseri, Islam Uygarlıkları Tarihi adıyla Yrd. Doç. Dr. Nejdet Gök’ün Bilkent Üniversitesi, Tarih Bölümü, (Osmanlı Diplomatikası, Beratlar ve Ahidnameler üzerine yaptığı çalışmalarıyla  tanınıyor.) çok uzun, yorucu cabalarının bir sonucu olarak dilimize kazandırıldı. Bu çevirinin önemi hakkında, Prof. Dr. Halil İnalcık’ın “Türk bilim çevresinde büyük bir boşluğu dolduracak, İslam Tarihi ve uygarlığı ile ilgili çalışmalara da zenginlik kazandıracaktır” şeklindeki tespiti oldukça dikkat çekicidir.

Arapça orjinali beş ciltten oluşan bu eserin, henüz ilk cildi yayınlanırken, tamamı İletişim yayınlarından iki cilt olarak yayımlanacak. Bu eseri özgün ve önemli kılan özellik, geleneksel İslam tarihi kitaplarından olmayışı: yani İslam tarihine yalnızca savaşlar ve fetihler tarihi olarak değil bir kültür ve uygarlık tarihi gözüyle de bakan yaklaşımıdır. Adı üzerinde bu bir uygarlık tarihi, fakat burada dikkat çeken husus, 20. yüzyılın ilk yıllarında o dönemin siyasi ve toplumsal koşullarında İslam’a ve İslam toplumlarına ilk kez bir uygarlık gözüyle bakılıyor oluşudur.  Bundan da ilginci, İslam coğrafyası ve toplumu içerisinde bir gayr-i müslim olarak yetişen Corci Zeydan’ın, İslam’ın bir medeniyet olma bağlamındaki boyutlarının farkına varılması noktasında bir ilke imzasını atmış olmasıdır.

Geleneksel kaynaklarda dağınık ve kısıtlı olan bilgiler, Zeydan’ın büyük bir zahmeti neticesinde derlenmiş toplanmış, yorumlarla süslenmiş, o dönemde Batı’da kullanılan bilimsel methodlardan yararlanılarak sebeb-sonuç ilişkisi bağlamında irdelenmiş, Gustave Le Bon, A.V. Kremer ve Goldhizer gibi ünlü oryantalistlerin eserlerinden yararlanılmış ve bu yapılırken de sıksık İbn Haldun’un tarih felsefesi tezinden temas edilip, alıntılarda da bulunulmuştur.

Kitabın elimizdeki ilk cildinde Osmanlı öncesi dönem mercek altına altına alınmış; İslam öncesi Araplar ve Arap yarımadasını ele alarak başlayan eser, Raşid halifeler, Emeviler, Abbasiler ve bunlarla çağdaş diğer İslam devletleri, sözkonusu devletlerde idare, devlet teşkilatları, ekonomik ve mali yapılanma, ordu, askeri düzen, posta ve istihbarat teşkilatları, bürokrasi, bilim ve eğitim, sosyal yapı, idare ve siyaset, Farslıların üstün konumlarını kaybederek Türklerin devlet yönetimlerinde hakim konuma gelmeleri, hilafet ve saltanat vb. gibi uygarlık kavramı kapsamında de-ğerlendirilebilecek geniş bir alan ele alınmış. Sancak,ilk İslam sikkeleri vb. konular da çok detaylı bir şekilde incelenmiştir.

Bununla birlikte yazarın yer yer güvenilirliğinden şüphe duyulan ‘israiliyat’ bilgileri içeren kaynaklara başvurması, bazı konular ve tarihi şahsiyetler hakkında öznel yorumlarda bulunması ve 20. yüzyılın başla-rında, siyasi amaçlarla, oryantalizmin bir uzantısı olarak, İngiliz sömürgesi ve nüfuzu altındaki bölgelerde bilinçli olarak basıldığı ve dağıtıldıgı ithamlarıyla çok eleştirilen bu eser, kapsamının genişliği ve bir çok araştırmada başvuru kitabı oluşu nedeniyle, oryantalist etkiden uzak olmadığı, yazarın bazı olaylar ve kişiler hakkında öznel yaklaşımlarının olduğu göz önünde bulundurularak, dikkatli bir gözle okunursa İslam toplumları ve uygarlığının boyutları ve tarihi hakkında oldukça faydalı olacağı aşikardır.            

İşte tam bu noktada, bu çeviriyi kitabın diğer çevi-rilerden ayrı bir yere koymamıza neden, çevirmenin gösterdiği titizlik ve uyguladığı yöntemin farklılığıdır. Kitap ve  çeviride izlenen yöntem ve yaklaşım hakkında bkz. Yrd. Doç. Dr. Nejdet Gök, “ihmal edilmiş, orijinal bir çalışma” (şöyleşi: Polat Safi), Kılavuz, Aralık 2004, sayı:21, s.22-24. Öncelikle kitap, salt bir çeviri olmayıp gerekli görülen yerlerde çevirmen tarafından orjinal metne dokunulmaksızın yer yer dipnotlarla ve görsel malzemeler kullanılarak yapılan ilave ve açıklamalarla zenginleştirilmiştir. Bu ilave ve açıklamalar, eserin yayımlandığı günden bu yana geçen zaman dahilinde İslam tarihi alanında yazılmış belli başlı eserlere de dikkat çekilerek yapılmıştır. Böylece oryantalist etki, israiliyat ve bazı kişi ve olaylara karşı olan öznellik problemleri aşılmaya çalışılmış, ayrıca okuyucu bu sahada yapılan son çalışmalarla da buluşturulmuştur. Çeviride eserin, Osmanlı Türkçesi’ne çevirisi kullanılmakla birlikte özellikle anlaşılması zor ve kapalı ibareler için Arapça orjinaliyle karşılaştırmalarda bulunulması, Zeydan’ın akıcı ve anlaşılır üslubunu bozmamaya dikkat edilmesi ve çeviride oldukça sade bir dil kullanılması çevirinin başarısını ortaya koyar niteliktedir. Yoğun bir ilgiyle karşılanan ilk cildin ardından kitabın ikinci cildinin de çok yakın bir zamanda okuyucuyla bulaşacağını tahmin etmek zor olmasa gerek...

(İslam Uygarlıkları Tarihi, Cilt I, İletişim Yayınları, 2004, 758 sayfa)

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...