|

ÖCALAN’IN İKİNCİ KEZ YARGILANMASI
Ümit ÖZDAĞ 27.04.2005 AKŞAM
Öcalan'ın ikinci kez yargılanması
kesinleşti. Hükümet 'kesinleşmedi ama' şeklinde kamuoyunu hazırlama
girişimi içinde. Dışişleri Bakanı A. Gül, yargılamanın AKP'ye zarar
vermesini engellemek için 'Bu bir hükümet meselesi değil, devlet
meselesi' diyor. Her konuda 'AKP'nin halk desteğini arkasına aldığını ve
iktidarına ortak kabul etmeyeceğini' belirten ve öyle davranan AKP, sıra
Öcalan'ın yeniden yargılanmasına gelince, korkuyor, sorumluluğu 'devlet'
ile paylaşmak istiyor. İlkesizlik diye buna denilir.
AKP'nin ilkesiz politikasının bir diğer boyutunu ise medyanın büyük
bölümü de paylaşıyor. Bu boyut, ikinci yargılamanın çok önemli
olmayacağı ve Öcalan'ın zaten her mahkeme tarafından müebbet hapse
mahkum edileceği konusunu sürekli vurgulanıyor. En iyi niyetli
yaklaşımla bu propagandanın amacı Türk halkını yatıştırmak. Ancak mesele
Öcalan'ın ne ceza alacağı değil. Tabii ki herkes, PKK bile, Öcalan'ın bu
aşamada serbest bırakılmayacağını biliyor.
Önemli olan ikinci yargılama sırasında Öcalan'ın ve PKK'nın alacağı
tavırdır. Birinci yargılama sürecinde ezik, korkak, ölüm korkusu içinde
olan Öcalan ikinci yargılama sürecinde farklı bir duruş sergileyecek.
Artık üzerinden ölüm baskısı kalkan, yakalanmanın şokunu atlatan,
Türkiye'nin AB zaafını iyice anlayan Öcalan, ikinci yargılamayı bir
siyasal gösteriye çevirecektir. Gösterinin amacı kendisini 'Kürt
halkının lideri' olarak ortaya koymak üzerine kurulu olacaktır.
İkinci yargılama en az birincisi kadar dikkat çekecek, dünya medyası
yine Türkiye'de olacaktır. Bu yargılamada önplana çıkan Öcalan ve
çetesinin yaptığı katliamlardan çok Öcalan'ın siyasi savunma ve konumu
olacaktır. Dünya medyasının bu şekilde yaklaşımı ortaya Türkiye karşıtı
ve PKK yanlısı bir sonuç çıkarabilir. Bu yaklaşım Türkiye'nin
sinirlerini gerecektir. Kendisini 'tutmayı' bir türlü beceremeyen AB
güllerinin de yargılama sırasında yapacağı aptalca açıklamaların Türk
halkının gergin sinirlerini gereceği açıktır.
Öcalan, yargılama boyunca PKK'nın 'tarihsel işlevi', 'Kürt halkının
ezilmişliği' 'Türkiye'nin yanlış politikaları' ekseninde bir savunma
yaparak, yeni bir siyasal çıkış yapacaktır. PKK içinde sarsılan
liderliğini de bir kez daha sağlamlaştırmayı hedefleyecektir. Öcalan bu
siyasal gösteriyi devam ettirirken, PKK'nın şehirlerde kitle eylemleri
ve terörist girişimlerle Türkiye'yi baskı altına almaya çalışacağını
öngörmek için uzman olmak gerekmiyor.
Yargılama sürecinde Talabani ve Barzani'nin çenelerini tutmamaları büyük
bir ihtimaldir. Güneydoğu Anadolu'nun Kuzey Irak'a 'entegrasyon süreci
politikalarını' başlatan Barzani ve Talabani'nin yargılama sürecini
Türkiye'de etkinleşmenin bir diğer aracı olarak değerlendirmeye
çalışmaları beklenmelidir.
PKK ve siyasi kolunun kitlesel eylemlerde dahil olmak üzere yapacağı
eylemler, bayrak olayları sonrasında zaten sinirleri gergin olan Türk
halkının sert tepkisini çekecektir. Bu tepki, bazı kentlerimizde gösteri
yapan PKK'lıların dövülmesi ile sonuçlanır ise hiç şaşırtıcı olmaz.
Öcalan yakalandığı zaman idamın bir ceza değil bir politika olduğunu
söylemiştim. İdam cezasını gerçekleştiren Türkiye idamdan sonra ilk bir,
beş ve on beş yılda ne yapacağını bilmelidir demiştim. Eğer Türkiye
Öcalan'ı idam etmez ise yine bir, beş ve on beş sene sonra ne yapacağını
bilmelidir diye eklemiştim. 'Peki sizce ne yapılmalı?' sorusuna ise
tereddütsüz 'derhal idam edilmeli' cevabını vermiştim.
Öcalan'ın idamı örgütü bölecek, AB arkasına sığınarak siyasal bir
strateji izlemesine imkan vermeyecekti. Türkiye'yi yönetenler Öcalan'ı
idam etmemeyi tercih ederken ilk bir, beş ve onbeş yılda ne
yapacaklarını bilmiyorlardı. Ne yazık ki hala bilmiyorlar.
|