|

ABD’DEN CEMAATLERE SİYASİ İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI
15.04.2005 YENİ ŞAFAK
Katar'ın
başkenti Doha'da düzenlenen 'ABD-İslam Dünyası Forumu'na 35 ülkeden
200'e yakın aydın ve siyasetçi katıldı. Forum'da İslamcı gruplara zeytin
dalı uzatan ABD, tek şart ileri sürdü: Silah yerine siyasi ve demokratik
yolla mücadele.
Katar'ın
başkenti Doha geçen hafta kolay kolay bir araya getirilmesi zor
isimlerin bir araya geldiği "ABD-İslam Dünyası Forumu"na ev sahipliği
yaptı. İslam ve Batı dünyasından gelen yaklaşık 200 katılımcı Doha'da üç
gün boyunca Amerika-Ortadoğu ilişkilerini, Ortadoğu'nun bugününü ve
geleceğini tartıştı. 10 Nisan'da başlayan ve önceki gün sona eren
Forum'a 35 ülkeden 200'e yakın akademisyen, gazeteci, diplomat,
siyasetçi ve resmi görevli katıldı. Üç günlük toplantıda sadece Amerika
ve İslam dünyası arasındaki ilişkiler değil, siyaset, ekonomi, demokrasi,
Ortdaoğu'daki barış süreci, Irak ve Filistin'deki seçimler, bölge
güvenliği, iyi yönetim, insan hakları, bilim, teknoloji ve medya gibi
konular da yoğun bir biçimde ele alndı.
Amerika ve İslam dünyası arasındaki hayati ilişkilerin masaya
yatırıldığı Forum, dünya basınında geniş yer buldu. Forum'da yapılan
konuşmalara dair yayınlanan haber ve analizlerde özellikle, Batı ile
İslam dünyasının ortak bir zeminde buluşması için karşılıklı diyalog ve
olumlu anlayışın önemine yapılan vurgulara yer verildi. Dünya basınında
Forum'la ilgili yayınlanan haber-analizlerde dikkatler en çok ABD'nin
İslamcılarla girdiği diyaloğa çevrildi.
Forum'da en çok dikkat çeken gelişme, kapanış oturumuna katılan
Amerikalı resmi yetkililerin, Hamas ve Lübnan Hizbullahı gibi İslami
grup ve örgütlerin Ortadoğu'daki reform sürecine katılmalarından yana
olduklarını, bundan herhangi bir rahatsızlık duymayacaklarını açıklaması
oldu. Amerikalı yetkililerin tek şartı, 'oyunun kurallarına' bağlı
kalınmasıydı. Bu da demokratik ve hukuki prosedürlere bağlılık anlamına
geliyor. Doha'daki Forum'un düzenleyicilerinden olan Washington merkezli
Brookings Institution adlı liberal düşünce kuruluşu görevlisi Peter W.
Singer, 'oyunun kurallarını', silahların bırakıldığı, savaş yerine
demokratik ve siyasi rekabete dayalı mücadele şeklinde özetledi.
'Sonuçlarına
katlanacağız'
ABD'nin İnsan Haklarından sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Scott
Carpenter da, Hamas ve Hizbullah benzeri örgütlere demokratik sürece
katılma imkanı tanınmasının yanlış değerlendirilmemesi gerektiği
üzerinde durarak, bu yeni anlayışın Amerika'nın İslami rejimlere onay
vermesi şeklinde yorumlanamayacağına dikkat çekti. "Amerika, İslamcı
grup ya da partilerin demokratik yoldan iktidara gelmesini kabul edecek
mi?" şeklindeki bir soruya "Kabul etmekten öteye kolaylaştırıyor"
cevabını veren Carpenter, örnek olarak da, Irak'ın İslamcı yeni
Başbakanı İbrahim Caferi'yi gösterdi.
Carpenter'ın yorum gerektirmeyen açıklamaları 200'e yakın katılımcının
endişe ve şüphelerine de yanıt oldu. Çünkü ABD'nin Ortadoğu'daki
demokrasinin sonuçlarına katlanıp katlanmayacağı konusunda çoğu insanın
aklında hâlâ birçok soru işareti bulunuyor.
Demokrasi ve çoğulculuğun Ortadoğu'da yeşermeye başladığını vurgulayan
Beyaz Saray'ın Irak politikasından sorumlu eski siyasi patronu Robert
Blackwill ise, "Ortadoğu'da şartlar giderek iyileşiyor. Demokrasi umudu
yeşeriyor. Bu umudu, Irak'ta, İsrail ile Filistin arasında sağlanan
barışta ve Afganistan'da görmemek mümkün değil" diye konuştu. Ancak yine
de ABD ile İslam dünyası arasında, kökleri eskiye dayanan karşılıklı
güven bunalımının hâlâ sürdüğünü belirten Blackwill, bunun aşılacağı
konusunda iyimser olduğunu kaydetti.
ABD karar
değiştirmeden
Pakistanlı Hurşid Ahmed ise, Washington'ın İslami hareketleri
marjinalize etme politikasından vazgeçmesini isteyerek, İslamcıların bu
tür uluslararası toplantıları ortak bir paydada buluşmak için iyi
değerlendirmeleri çağrısı yaptı. Ortadoğu'daki mevcut otoriter
rejimlerin dönüşmesi için karşılıklı diyaloğun kaçınılmaz olduğuna
değinen Demokrasi Merkezi Başkanı Radwan Masmoudi de, Forum'un özellikle
İslami gruplara, ABD ile doğrudan temas kurma fırsatı yarattığına dikkat
çekti. İslami gruplara tereddüt etmemeleri çağrısı yapan Masmoudi, "Aksi
halde Amerika her an yeni bir politika değişikliğine gidebilir"
uyarısında bulundu.
ABD-İslam
Dünyası Forumu'nun Önemli Katılamcıları
Bosna Savaşı döneminin efsanevi isimlerinden, Saraybosna'daki "Reis-ül
Ulema" Mustafa Çeriç, Bosna Savaşı'na noktayı koyduran Amerikalı yetkili
Richard Holbrooke, Clinton döneminde Amerika'nın Ortadoğu politikasından
sorumlu, iki kez ABD'nin İsrail Büyükelçiliği'ni yapmış olan Martin
Indyk, şu an Filistin Yönetimi'nin önde gelen bakanlarından olan
Muhammed Dahlan, Azerbaycanlı, Özbek, Kırgız, Tacik, İranlı eski
siyasetçiler, akademisyenler, insan hakları savunucuları, gazeteciler,
yazarlar ve Amerikalı James Rubin gibi eski Dışişleri sözcüsü,
Amerika'nın İnsan Hakları'ndan sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Scott
Carpenter gibi nitelikli birçok katılımcı yanında 6 yıl hapis yattıktan
sonra yeni çıkan Malezya eski Başbakan Yardımcısı Enver İbrahim de
katıldı. |