|

İNCİRLİK ŞİFRESİ
Mehmet ALTAN 26.04.2005 gazetem.net
Avrupa Birliği
Komisyonu, AB ile Türkiye arasındaki en üst düzey kurum olan "Ortaklık
Konseyi" toplantısına ilişkin tutum belgesinin içeriğini belirlemiş...
Kıbrıs, reformlar, Türk Ceza Kanunu, kültürel haklar, komşularla
ilişkiler sıralandıktan sonra "Ordunun rolü" konusuna da değiniliyormuş.
Gazeteler, "asker-sivil ilişkilerinin birlikteki örnekleri seviyesine
çekilmesi gerektiğini belirten AB, ordunun halen gayri resmi kanallarla
etkili olmaya devam ettiğini belirtiyor", diyerek verdiler bu haberi.
Asker-sivil ilişkisinin AB'deki örnekler seviyesine çekilmesi ne demek?
Askerin siyasetten uzaklaşması, hükümete ortak olmaması demek...
Bir ülkede asker hiçbir endişe duymadan siyasete müdahale ediyorsa,
orası hiç kuşkusuz henüz "Üçüncü Dünya" olmaktan kurtulamamış demektir.
Bizde de ordu kendini çok modern, batılı olarak tanımlıyor ama AB
standartlarına uymakta fevkalade zorlanıyor. Ya da AB standartlarında
bir davranış biçimi, mevcut pozisyona alışmış olanları rahatsız ediyor.
* * *
Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün hükümet programını anımsatan kırk
küsur sayfalık açıklamalarının yer aldığı geçen haftaki gazetelerde bir
de Adana'daki İncirlik Amerikan Üssü'yle ilgili haberler vardı.
Askerlerin yeniden ortaya çıkıp siyasete rahatlıkla müdahale etmesinin
ardında, dış gelişmelerin rolü var mı? Var ise ne kadar? İncirlik Üssü
ile ilgili olarak Ankara ile ABD arasındaki gelişmeler, geçen hafta
gazetelerde yer almaya devam etti. Örneğin bir gazete, ABD
Büyükelçiliği'nin İnternet sayfasında yer alan yeni anlaşmanın içeriğini
yayınlarken, bir diğeri de, bu konunun başbakanla genelkurmay başkanı
arasındaki randevunun konusu olduğunu belirtiyordu. Ancak, ne olup
bittiğini anlamak için satır aralarına dalmak gerekiyordu.
* * *
Perşembe günkü SABAH gazetesinde de Türk ve Amerikan yetkililerinin
farklı şeyler söylediği okunmaktaydı.
Türk yetkililer ABD taleplerine "olumlu" yanıt verileceğini
söylüyorlardı.
Üst düzey bir "Amerikan yetkilisi" ise "blok kullanma" izni
istediklerini hatırlatıyordu. O alıntı aynen şöyleydi:
"Biz on ay önce talepte bulunurken blok kullanma izni istemiştik. Oysa
Dışişleri Bakanı blok izin olmayacağını söylemiş. Bizim için önemli olan
blok izindi."
Cuma günkü SABAH'ta ise, Evren Mesci'nin "ABD'nin İncirlik dönüşü
şaşırttı" başlıklı haberindeki bilgiler çok açıklayıcıydı.
Amerika'nın on aylık bekleme süresinden, bu sınırlı iznin Ermeni
Soykırım Tasarısı öncesinde gündeme gelmesinden rahatsız olduğu
anlaşılmaktaydı... Hatta artık İncirlik'in yerine alternatif aramaya
başladıkları da söz konusu ediliyordu...
Bunların yanı sıra, haberdeki en hayati cümle şu idi: "Askeri makamlar
uzun süre önce yeşil ışık yaktı ancak hükümet beklemeyi tercih etti."
* * *
Henüz milletvekili adayı olup olamayacağı belli bile olmayan günlerde
Erdoğan'ın Beyaz Saray tarafından kabulünden, Genelkurmay Başkanı'nın
askeri anlatımlarını dinleme noktasına gelindi. Ben, iç politikadaki
gelişmeleri daha sağlıklı ve derinlemesine yorumlamak için muhakkak dış
politikaya da dikkat edilmesi gerektiğine inanırım.
Türkiye ne yazık ki kapsamlı bir Ortadoğu analizi yapamadı, hala da
yapamıyor. ABD ile Türkiye hala "stratejik ittifak" içinde mi? Türkiye
Ortadoğu'daki altüst oluş sonucunda nasıl bir tarihsel sonuç tahmin
ediyor? Bu nihai tablodaki yerini nasıl tayin etme arzusunda? Bu
hedefinde ABD ile ilişkisi ne olacak? Bunlar net olarak belli değil...
Daha ziyade statükodan yana bir ısrar var...
"Neler olup bitiyor" sorusuna bence anahtar kelime İncirlik'i
kullanmadan cevap vermek zor gibi. Son gelişmeleri "İncirlik" şifresi
ile okumak yararlı olur herhalde. |