Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sa 318 | Haziran 2005

                   

 

 


SELAM İLE

Kıymetli okuyucularımız,

Geçtiğimiz ay, gündemin başlıca maddeleri, Fransa’daki referandum ve yeni TCK idi. Biz de bu iki konuyu YORUM bölümünde değerlendirdik. Kanaatimizce Fransa (ve ardından Hollanda)’da AB Anayasası’na ‘hayır’ denmiş olması, daha ziyade, bu iki ülkenin iç sorunları ile ilgilidir ve bu yeni gelişmenin Birlik sürecini ciddi biçimde sekteye uğratması ihtimali zayıftır. Elbette sonuç, süreç açısından da bir takım sıkıntılar doğuracaktır; ancak bunları fazla abartmamak gerekir. Çünkü, en basit ifadesiyle, Birlik sürecinin zarar görmesiyle kaybedilecek olan şeyler, Anayasa’nın reddiyle yitirilecek olanlardan fazladır ve çıkar temelinde hareket eden ‘Avrupalı’nın bu maliyeti göğüslemeyi tercih etmesi zordur. Ayrıca bu noktada, hükümetlerin halklarını manipüle etme noktasındaki etkisini de hesaba katmak gerekir. Hükümetler, bundan sonra da, halkı ikna etmek için bir takım yollara başvuracaklardır. Bu son gelişmeyi, tıpkı Türkiye’deki ‘tezkere krizi’nde görüldüğü gibi, Anayasayı olumlayan çevrelerin yeni bir hamle başlatması için bir ‘fırsat’ olarak görenler bile olacaktır. Dolayısıyla, referandumun sonuçlarının kısa-vadede bir takım sorunlar doğurma ihtimalini görmek gerekir ama bu gelişmenin, Birlik sürecini kökünden baltalayacak bir potansiyeli olmadığı da unutulmamalıdır.

KAVRAM bölümünde ise, ‘İslam Düşmanlığı’nı işledik. Bilinmelidir ki, bu düşmanlık, İslam’ın yaşı kadar eskidir ve bunun, kadim olduğu kadar modern tezahürleri de vardır. Kimi zaman peygamberlerin öldürülmeleri olarak karşımızda çıkar; kimi zaman tesettür düşmanlığı olarak... İslam düşmanlığı, Hakk var olduğu sürece var olacaktır. Bu, Hakk-Batıl mücadelesinin doğal bir sonucudur. DÜŞÜNCE bölümünde, Hüseyin Alan, ‘Yabancılaşma’ başlıklı yazısının ikinci bölümünde, esas itibarıyla inancına yabancı bir sistem içinde yaşayan Müslümanın, hiçbir rahatsızlık duymadan, o sisteme tutunmaya çalışarak varolmaya çalışmasının yabancılaşmayı doğuracağı tespitinde bulundu. Alan, Müslümanların, arı-duru bir zihinsel anlayışla, Kitab’a yeniden dönerek, onu doğru algılamaya ve buradan yola çıkarak, üzerlerinde taşıdıkları yabancı unsurlardan kurtulmaya çalışmaları gerektiğine de vurguda bulundu. Mukaddes Özkan, Müslümanların birbirleri ile ilişkilerinde ‘medeni’ ölçülere dikkat etmeleri ve bu husustaki Kur’an emirlerini içselleştirmeleri gerektiğine dikkatleri çekti. BİR DERGİ-BİR ALINTI bölümünde, cefr ve ebced’in bilgi değerini tartışan Ramazan Yazçiçek, bu kavramların, zihinsel hokkabazlıkları sözsel zemine taşımanın, eski dönemlerden modern zamanlara kadar süregelen aşırı yorumun teolojik bir yöntemi olduğunun ve   bu yüzden, ilahi metinlerin bu yöntemle yorumu-nun mümkün olmadığının altını çizdi. ÇEVİRİ bölümünde, Kamil Cengiz, Bush hükümetinin yeni strateji arayışlarını konu edinen bir Spiegel değerlendirmesini ve Bilderberg toplantılarının mahiyetini inceleyen Grayzna Fosar/Franz Bludorf yazısını bulabilirsiniz. SANAT-EDEBİYAT bölümünde, Ali Ömer Akbulut’un devlet ve şairlerinin ilişkilerini konu edinen yazısını, Ahmet Mercan’ın Kapısız Adamlar adlı öyküsünü ve Cahit Zarifoğlu’nun Daralan Vakitler adlı şiirini bulabilirsiniz. MEKTUPLAR bölümünde, Kur’an’ın korunmuşluğu, Ehl-i Kitab’tan hanımlarla evlenme ve Ehl-i Kitab’la ilişkiler, Hz. Peygamberin savaşıp kıtal yapması, Ra’d:41 ve Enbiya:44. ayetlerin tsunami ile ilgisi olup-olmadığı ve cariyelere mehir verilip-verilmeyeceği konularındaki sorularınızı cevapladık. GÜNDEM bölümünde ise, her ay olduğu gibi, ayın önemli haber ve yorumlarını sizler için alıntıladık. Umuyoruz ki beğeneceksiniz.

Bir sonraki sayıda buluşmak üzere, hepinizi Allah’a emanet ediyoruz. 
 

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...