Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sa 316 | Nisan  2005

                   

 

 


Edelman, Suriye Vesaire

Yalım Eralp / 22.03.2005 / D.B. Tercüman

ABD Büyükelçisi Eric Edelman Suriye konusunda bizden "tepki" görmesi üzerine istifa etmiş değil. Anlaşılan istifasını ABD Dışişleri Bakanı Rice'ın Türkiye gezisi sırasında Bakanla ele almış. Bu açıdan, Edelman'ın istifası ani alınmış şaşırtıcı bir karar da değil. Zaten bir süredir Amerika'da önemli bir göreve atanacağı sözleri kulislerde ve basında yer almıştı. Hangi göreve geleceği belli değil anlaşılan. Ancak, bir göreve gelirse bunun Türkiye'yi de etkileyebilecek bir görev olması ihtimal dahilinde.
Edelman'ın gelişinden itibaren kendisine kuşku ile bakıldı. Yok bizi parçalar mı denildi! Biz her nedense Washington'da lafı dinlenecek Sefirlerden hoşlanmıyoruz. Halim, selim ve hatta silik Sefirler gelsin, bizi pohpohlasın istiyoruz. Sefir silik olursa, atandığı ülke de silik olur! Washington'da sözü dinlenen Sefirlerin Türkiye'nin de yararına olacağını bir türlü öğrenemedik. Bu tür Büyükelçiler ülkelerinin görüşlerini yansıttıkları kadar bulunduğu ülkenin de görüşlerini kuvvetli bir şekilde yansıtırlar. Abramowitz de ilk Büyükelçi olduğunda kendisi hakkında hemen olumsuz görüşler ortaya atıldı. Şimdi Edelman Washington'da önemli bir makama gelirse buradan oraya da müdahale mi edeceğiz!
Türk-Amerikan ilişkileri düzelmek bir yana kötüye gidiyor. "Efendim, ilişkiler iyidir" diye resmi makamlar ne kadar gayret ederse etsin, bugünkü durum tam tersidir. Amerikan yetkilileri de durumun iyi olmadığını göstermek için açıkça beyanatlar veriyorlar; resmi makamlar anlamak istemiyor.
Amerika ile tepişmek Türkiye'nin lehine değil. Fransa gibi devletler dahi dikkatli. Türkiye Batı'dan (AB dahil) uzaklaştığı izlenimi veriyor. Bu da dış politikada boşlukta sallanmak sonucunu verir.
Suriye
Beşar Assad ülkesini çağdaşlaştırmaya niyetli görünüyor. Ancak, efrafındakilere bakarsanız bunların tamamına yakın kısmı (Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı, istihbarat servisleri, hemen herkes) Baas rejiminin temsilcileri ve uzun yıllar Hafez Assad'ın politikalarını yürütmüş kimseler. Suriye'de değişim bunlarla olur mu? Beşar Assad'ın manevra alanı var mıdır? Esas sorular bunlar. Zaten Batı'nın Suriye'nin Lübnan'dan sadece askerlerini değil, gizli servis ajanlarını da çekmesini istemelerinin arkasında bu yatmıyor mu?
Lübnan eski Başbakanı Hariri'nin öldürülmesini araştıran BM Tahkik Komisyonu dolaylı veya dolaysız Suriye'yi veya gizli servisini işaret ederse Sayın Cumhurbaşkanı'nın Şam ziyareti ne olacak? Türkiye bölge ülkesi... Cengiz Çandar'ın dediği gibi Lübnan görüşülüyor; ama Rusya, Fransa, Almanya ve İspanya arasında... Aslında yapılması gereken, yapmamız gereken, ABD ve AB ile Suriye'de değişimin nasıl gerçekleştirileceğine dair ortak analizler yapmak, varsa kendi bilgi ve analizlerini paylaşmak. Suriye ziyareti eski Baasçılara yani Suriye "derin devleti"ne destek şeklinde algılanmamalı. Elbette algılanmamalı... Ama artık nasıl olacak!
Bana Türk dış politikası bir süredir bir asansöre binip hangi katta ineceğini bilmeyen ve her gördüğü düğmeye basan bir şahıs izlenimi veriyor. Arada bir "kim düğmeye bastı?" diye soruluyor. Kendimiz basmış olmayalım! İşin aslı yazının başındaki "vesaire"de...
 

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...