|

“İslam Uygarlıkları Tarihi” Üzerine
Mehmed Kutlu
Corci Zeydan (1861-1914),
Arapların el-Nahda olarak tanımladıkları 19. yüzyıl Mısır’ındaki
“tenvir-aydınlanma” hareketinin(1) öncüleri arasında sayılan, ona yakın
dil bilen, doğu ve batı kaynaklarını kolaylıkla kullanabilen, iyi bir
dilci, gazeteci ve tarihçidir. 1861’de Beyrut’ta fakir bir Ortodoks
ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen, 1885’te Beyrut’taki “Doğu Bilimleri
Akademisi”nin faal üyeliğine seçilen, 1892’den ölümüne kadar da el-Hilal
dergisini çıkaran Corci Zeydan’ın yayımlanmasının üzerinden çok geçmeden
Osmanlı Türkçesi’nden(2), Farsça, Rusça, İngilizce, Urduca hatta
Tatarca’ya kadar birçok dile çevirilen, bugün dahi Oxford
Üniversitesi’de ders kitabı olarak okutulan ve orjinal adı “Et-tarihüt
temeddünnil-İslami” adlı eseri, “İslam Uygarlıkları Tarihi” adıyla Yrd.
Doç. Dr. Nejdet Gök’ün(3) çok uzun, yorucu çabalarının bir sonucu olarak
dilimize kazandırıldı. Bu çevirinin önemi hakkında, Prof. Dr. Halil
İnalcık’ın “Türk bilim çevresinde büyük bir boşluğu dolduracak, İslam
Tarihi ve uygarlığı ile ilgili çalışmalara da zenginlik kazandıracaktır”
şeklindeki tespiti oldukça dikkat çekicidir.
Arapça orjinali beş ciltten oluşan bu eserin, henüz ilk cildi
yayınlanırken, tamamı İletişim yayınlarından iki cilt olarak
yayımlanacak. Bu eseri özgün ve önemli kılan özellik, geleneksel İslam
tarihi kitaplarından olmayışı; yani İslam tarihine yalnızca savaşlar ve
fetihler tarihi olarak değil bir kültür ve uygarlık tarihi gözüyle de
bakan yaklaşımıdır. Adı üzerinde bu bir uygarlık tarihi, fakat burada
dikkat çeken husus, 20. yüzyılın ilk yıllarında o dönemin siyasi ve
toplumsal koşullarında İslam’a ve İslam toplumlarına ilk kez bir
uygarlık gözüyle bakılıyor oluşudur. Bundan da ilginci, İslam coğrafyası
ve toplumu içerisinde bir gayr-i müslim olarak yetişen Corci Zeydan’ın,
İslam’ın bir medeniyet olma bağlamındaki boyutlarının farkına varılması
noktasında bir ilke imzasını atmış olmasıdır.
Geleneksel kaynaklarda dağınık ve kısıtlı olan bilgiler, Zeydan’ın büyük
zahmeti neticesinde derlenmiş toplanmış, yorumlarla süslenmiş, o dönemde
Batı’da kullanılan bilimsel metodlardan yararlanılarak sebeb-sonuç
ilişkisi bağlamında irdelenmiş, Gustave Le Bon, A.V. Kremer ve Goldhizer
gibi ünlü oryantalistlerin eserlerinden yararlanılmış ve bu yapılırken
de sık sık İbn Haldun’un tarih felsefesi tezinden temas edilip,
alıntılarda da bulunulmuştur.
Kitabın elimizdeki ilk cildinde Osmanlı öncesi dönem mercek altına
alınmış. İslam öncesi Araplar ve Arap yarımadasını ele alarak başlayan
eser, Raşid halifeler, Emeviler, Abbasiler ve bunlarla çağdaş diğer
İslam devletleri, sözkonusu devletlerde idare, devlet teşkilatları,
ekonomik ve mali yapılanma, ordu, askeri düzen, posta ve istihbarat
teşkilatları, bürokrasi, bilim ve eğitim, sosyal yapı, idare ve siyaset,
Farslıların üstün konumlarını kaybederek Türklerin devlet yönetimlerinde
hakim konuma gelmeleri, hilafet ve saltanat gibi uygarlık kavramı
kapsamında değerlendirilebilecek geniş bir alan ele alınmış. Sancak, ilk
İslam sikkeleri gibi konular da çok detaylı bir şekilde incelenmiştir.
Bununla birlikte yazarın yer yer, güvenilirliğinden şüphe duyulan
‘israiliyat’ bilgileri içeren kaynaklara başvurması, bazı konular ve
tarihi şahsiyetler hakkında öznel yorumlarda bulunması ve 20. yüzyılın
başlarında, siyasi amaçlarla, oryantalizmin bir uzantısı olarak, İngiliz
sömürgesi ve nüfuzu altındaki bölgelerde bilinçli olarak basıldığı ve
dağıtıldığı ithamlarıyla çok eleştirilen bu eser, kapsamının genişliği
ve bir çok araştırmada başvuru kitabı oluşu nedeniyle, oryantalist
etkiden uzak olmadığı, yazarın bazı olaylar ve kişiler hakkında öznel
yaklaşımlarının olduğu göz önünde bulundurularak, dikkatli bir gözle
okunursa İslam toplumları ve uygarlığının boyutları ve tarihi hakkında
oldukça faydalı olacağı aşikardır.
İşte tam bu noktada, bu çeviriyi kitabın diğer çevirilerden ayrı bir
yere koymamıza neden, çevirmenin gösterdiği titizlik ve uyguladığı
yöntemin farklılığıdır(4). Öncelikle kitap, salt bir çeviri olmayıp
gerekli görülen yerlerde çevirmen tarafından orjinal metne
dokunulmaksızın yer yer dipnotlarla ve görsel malzemeler kullanılarak
yapılan ilave ve açıklamalarla zenginleştirilmiştir. Bu ilave ve
açıklamalar, eserin yayımlandığı günden bu yana geçen zaman dahilinde
İslam tarihi alanında yazılmış belli başlı eserlere de dikkat çekilerek
yapılmıştır. Böylece oryantalist etki, israiliyat ve bazı kişi ve
olaylara karşı olan öznellik problemleri aşılmaya çalışılmış, ayrıca
okuyucu bu sahada yapılan son çalışmalarla da buluşturulmuştur.
Çeviride, eserin, Osmanlı Türkçesi’ne çevirisi kullanılmakla birlikte
özellikle anlaşılması zor ve kapalı ibareler için Arapça orjinaliyle
karşılaştırmalarda bulunulması, Zeydan’ın akıcı ve anlaşılır üslubunu
bozmamaya dikkat edilmesi ve oldukça sade bir dil kullanılması çevirinin
başarısını ortaya koyar niteliktedir. Yoğun bir ilgiyle karşılanan ilk
cildin ardından kitabın ikinci cildinin de çok yakın bir zamanda
okuyucuyla bulaşacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.....
* İslam Uygarlıkları Tarihi, Cilt I, İletişim Yayınları, 2004, 758 sayfa
Dipnotlar
1. Mısır, Batı’ya yönelen ilk Arap ülkesi olmuş, bu nedenle
modern okullar açılmış, zengin kütüphaneler kurulmuş, yoğun bir çeviri
faliyeti başlatılmıştı. 16. yüzyıldan beri batı okullarında eğitim gören
Lübnan ve Suriye’li hristiyan Araplar, Mısır’daki batılılaşma
hareketinin ve aydınlanmanın esas unsurları olmuşlardı. Ayrıca, Kavalalı
Mehmed Ali Paşa’nın 1822’de Bulak’ta kurmuş olduğu matbaa da oldukça
önemli bir rol oynamıştı. Bu bağlamda, Mecma’ül-Bahreyn adlı eseriyle
meşhur Nazif bin Abdullah el-Yazıcı’nın da öncülerinden sayıldığı
Lübnan’lı şair ve yazarlara yeni bir edebiyat dili oluşturmaya
başlamışlarken, Butrus El-Bustani ise dilbilim ve ansiklopedik
eserleriyle bu akımın gelişmesine katkıda bulunmuştu. Mısır’ın kurtuluş
savaşını yansıtan şiirleriyle Ahmet Şevki, tarihi ve edebi romanlarıyla,
bilimsel eserleriyle, gazetesiyle vs. Suriye’li Corci (ya da Jirji)
Zeydan da bu akımın öncülüğünü yapanlar arasındadır.
2. Corci Zeydan, Medeniyyet-i İslamiyye Tarihi, (çev. Zeki
Mugamiz) Der Saadet, İstanbul 1327.
3. Bilkent Üniversitesi, Tarih Bölümü, (Osmanlı Diplomatikası,
Beratlar ve Ahidnameler üzerine yaptığı çalışmalarıyla tanınıyor.)
4. Kitap ve çeviride izlenen yöntem ve yaklaşım hakkında bkz.
Yrd. Doç. Dr. Nejdet Gök, “İhmal Edilmiş, Orijinal Bir Çalışma”
(şöyleşi: Polat Safi), Kılavuz, Aralık 2004, sayı: 21, s. 22-24.
|