Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sayı 316 | Nisan  2005

                   

 

 


AKP, NEREYE KOŞUYOR?

Son birkaç aydır farklı kesimlerde AKP’ye yönelik eleştirilerden yola çıkarak, AKP’nin, küresel siyasetin desteğini yitirdiğine dair bir çıkarımda bulunmak doğru mudur? Geçtiğimiz sayıda da ifade ettiğimiz üzere, böylesi bir çıkarımda bulunmak için henüz erkendir. Çünkü ülkedeki siyasal ve ekonomik dengeler buna müsait değildir. Bunun yerine, olan - biteni, bir ‘hazırlık’ veya ‘zemin yoklama’ çabası olarak görmek daha doğrudur. Şurası kesindir ki, AKP, geçen iki buçuk yıl zarfında, IMF politikaları ve Türkiye’nin siyasetini yeniden şekillendirme çabaları doğrultusunda üzerine düşen görevi yapmıştır. Küresel güç bloğu ve onun yerel uzantıları, bu görevin layıkıyla yapıldığına dair bir kanaat sahibi olduklarında, görevi icra edenlere bir takım mesajlar göndermek isterler. Bunu geçtiğimiz iki buçuk yıl içinde yapmaları gerekmiyordu; zira bu tür bir ‘uyarı’nın, en azından, olumsuz ‘psikolojik’ etkileri olabilirdi. Fakat görevin bir biçimde yerine getirildiğine dair işaretler alındığında, bu kez, güç blokları, asıl gücün kendilerinde olduğunu göstermek adına bazı atraksiyonlarda bulunurlar. Böylece, bir anlamda, ihaleyi almış olan müteahhide, ‘sınırları’ hatırlatılmış olur. Bu, müteahhidin, belirlenen sınırları aşmak istediği için veya böylesi bir risk olduğuna dair emareler gösterdiği için yapılmaz; sadece ve sadece, gücün asli sahiplerinin mevkilerini bir kez daha ele güne karşı gösterme isteklerini yansıtır. Küresel sistemin işleyişine bakıl-dığında, sözde-bağımsız ülkelerin gerçek pozisyonlarını bu perspektiften görmek mümkündür.

Bu açıdan bakıldığında, AKP, görevi ne kadar layıkıyla yerine getirirse getirsin, süreci tayin eden güç olmadığı için, bir şekilde iktidarını yitirecektir. Ancak bu-nun zamanı, şartlara bağlıdır. Belki bir dönem daha iktidarını koruyabilecektir. Fakat bu dahi, bu asli gerçeği değiştirmez. İşte son dönemde, AKP’ye yöneltilen ve kimi zaman sertleşen eleştirileri bu noktadan değerlendirmek mümkündür. AKP’den kopan milletvekilleri üzerinden yeni bir siyaset dizay-nına gidildiği sonucunu çıkarmak için de henüz erkendir. Zira benzer yönde kopmalar CHP tarafında da olmaktadır. Bütün bunlar, bir nevi ‘ilk denemeler’ kabilindendir ve hazırlık faaliyetleri olarak görülebilir. Pek çoğundan netice alınmaması da mümkündür. Çünkü küresel siyasete yön verenler, ‘dengeler’ konusunda çok hassastır; bunların bozulması, daha başka çıkarlarına zarar vereceği için, küçük bazı çıkarları, bunlara değişmezler. Ancak küçük çıkarların zaman içinde ‘büyümesi’ durumunda, küresel güç, bunu değerlendirir ve yeni bir dizayn faaliyetine girişebilir. Ancak, yakın dönemde böylesi bir çabanın olacağına dair açık işaretler yoktur.

Bu arada AKP’nin de, bu yöndeki gelişmeleri dikkate alarak, bir anlamda, yeni gelişmelerin önünü kesmeye yönelik bazı tedbirler alması mümkündür. Siyasi partiler kanununda yapılan ve yeni oluşumların önünü almaya yönelik değişiklik bunun bir örneğidir. Ayrıca AKP’nin söyleminin ‘popülist’ bir tona doğru kayma eğilimini de bu bağlamda değerlendirmek mümkündür. Ancak tüm bu gelişmeleri, mevcut siyasi dengelerde ciddi bir değişiklik olabileceğine hamletmek isabetli değildir.

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...