|

Beyazıt Kulesi Başı
Örtülülere Kapalı
Mehmet Şeker / 02.12.2004 / Yeni Şafak
İstanbul Üniversitesi bahçesi içinde yer alan Beyazıt Kulesi, itfaiye
teşkilatına devredildi; haberiniz olmuştur.
Şu günlerde kulenin turizme açılması planlanıyor; bunu da
duymuşsunuzdur.
Peki ya şu husus kulağınıza geldi mi?..
Eşsiz İstanbul manzarasını görmek isteyen yerli ve yabancı turistlere
hizmet verilmesi düşünülürken, bir yerden -galiba rektörlük
dolaylarından- itiraz yükseldi.
Sakıncalıymış.
Sebep derseniz...
Başörtülüler de gelebilirmiş!
Vay canına, hiç düşünmemiştik!
Adam haklı.
Başı kapalı yerli ve yabancı turistler de kuleyi ziyaret etmek isterse,
laikliğimiz zedelenmiş olmaz mı?
Gözünüzün önüne bir getirin; örtülü kadınlar kızlar, kule merdivenlerini
tırmanıp balkonundan etrafı seyredecekler.
Süleymaniye, Haliç, Eyüp, Galata Köprüsü, Galata Kulesi, Boğaz, Marmara,
Adalar, Sirkeci, Üsküdar, Çamlıca, Kadıköy, Sarayburnu, Ayasofya,
Sultanahmet, Aksaray, Fatih velhasıl her taraf ayaklarının altında.
Tam bir şehir panoraması.
Hele denizdeki tekneler, gemiler, havada uçuşan martılar... Maazallah
gelip geçen yahut Ahırkapı açıklarında demirleyen gemilerden etrafı
seyredenler de kuledekileri görürlerse!..
Mâlûm, gemilerin çoğu yabancı.
Adamlar bir bakar ki başı kapalı kadınlar kızlar, kuleye çıkmış şehri
seyrediyor...
Sonra bizim imajımız ne olur onların gözünde, değil mi ama?
Bunca yıldır başörtüsüne karşı yaptığımız şanlı mücadelemiz, bir anda
silinip gitmiş olmaz mı?
Zaten çoğu Avrupalı bizim sokaklarımızda develerin dolaştığını,
kadınların çarşafla, erkeklerin de şalvarla dolaştığını sanıyor! Biz bu
imajı silip, ne kadar çağdaş, ne kadar batılı olduğumuzu gösterene kadar
göbeğimiz çatladı!
Bütün çabamız bir kalemde yerle yeksan mı olsun? İmajımızı, laikliğimizi
kesinlikle korumalı, mücadelemize devam etmeliyiz.
Turizm murizm ayağıyla başı kapalıları İstanbul'un göbeğindeki Beyazıt
Kulesi'ne çıkartamayız!
Bugün kuleye çıkan, yarın Çankaya'ya da çıkmak isteyebilir. Tedbiri
elden bırakmaya gelmez. Merkezi iyi korumak için, çevredeki hattı güçlü
savunmak zorundayız.
Bakın laf buraya yuvarlanınca, akla neler geliyor? Çankaya'daki
Atakule'ye, İstanbul'daki Galata Kulesi'ne de başı örtülüleri çıkarmamak
lazım aslında.
Kuzum, nedir bu kule merakı?
Şart mıdır başı kapalıların manzara seyretmesi? Otursunlar
evlerinde!
Diğ mi efenim?
Şehrin manzarasını çok merak eden, camilerin minaresine çıkıp
seyretsin!
Görüyorsunuz, ne güzel çözümler üretebiliyoruz. Başı açıklar isterse
Beyazıt Kulesi'ne, kapalı olanlar da minarelerin şerefesine.
Haydi şerefe!..
Şu işe bakın ki bugün burada size "angut" denen kuştan bahsetmeyi
düşünüyordum, fakat araya bu konu girdi.
Artık anguttan başka bir zaman bahsederiz.
|