Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sayı 314 | Şubat  2005

                   

 

 


Av Lav Diz Geym!

Ece Temelkuran / 26.01.2005 / Milliyet

Irak seçimlerinin reklam filmini izlediniz mi? Ben NTV'de tesadüf ettim. Işın Eliçin sunuyordu haberleri. Önce tanıtım filmi gösterildi. Sonra Işın, kendini tutamayarak, haklı olarak, ince bir alayla anlattı filmin içeriğini. Çünkü "reklam" filmi şöyleydi:

Sabah olur. Bu, seçim sabahıdır. İnsanlar evlerinden çıkarlar; önce orta yaşlı bir amca, sonra işinde gücünde bir esnaf, sonra kendi halinde bir genç kadın. Sokaklara dökülürler. Derken efendim, aynı esnada kar maskeli "kötü adam" rolündeki direnişçiler de teker teker sokaklara çıkarlar. Seçim karşıtı afişler asarlar duvarlara. Ve fakat tam o sırada mazbut, kendi halinde, masum (!) Irak halkıyla karşılaşırlar aynı sokakta. Ne olur? Şöyle olur:
Önde Iraklı amca, arkada aydınlık yarınların Irak nüfusu, öylece durulur. Gerilim artık hat safhadadır. Derken kar maskeliler üç iken, "aydınlık yarınların Irak halkını" temsilen reklam filminde rol alan figürasyon üç olur, beş olur, on olur, çoğalır da çoğalır. Filmin, kör gözüm parmağına kabilinden ana fikri şu:
"Sandıklara gidiniz. Oy atınız. Üç beş çapulcuya pabuç bırakmayınız! Sokaklarda çoğalınız. Siz direnişçilerden çoksunuz."
Ali Rıza Binboğa'nın sesiyle söylüyoruz:
"Yarınlar, yarınlar, yarınlar bizimdir!"
Texas-Karaman'ın oyunu
NBA basketbol liginin sloganlarındandır:
"I love this game!" Türkçe okunuşuyla "Ay lav diz geym!"; yani, "Bu oyuna bayılıyorum"!
Ben de bayılıyorum doğrusu. Bizim İç Anadolu Bölgesi'nin muadili sayılabilecek Texas yöresinin oyunlarına bayılıyorum. (Bush Texas çıkışlıdır, o bakımdan!) Bu oyunda önce ölü köpek bakışlı bir adam imparator olmaya soyunur. Dünyayı ele geçirmeye karar verir ve bunu "iyi sebeplerle" yaptığına tuhaf bir biçimde inanır. Dünya, o ya da bu sebeple bu deliliğin karşısında duramaz. Adamımız, "Orada bir yerlerde silahlar var ve beni öldürmeye çalışacaklar" diyerek çıktığı seferberliğinde kısa süre sonra orada bir yerlerde herhangi bir silah olmadığını anlar. Gelin görün ki "Hay Allah, silah yokmuş! Ama madem geldik kalalım bari!" diyerek istila ettiği memleketin üzerine, kendi evindeymişçesine kurulur. Ne ki "yerliler" bu durumdan rahatsızdır. Kendinin bütün dünyaya bila ücret sunulmuş bir lütuf olduğuna derinden inanmış adamımız, durumu asabiyetle karşılar ve çoluk çocuk demeden, gece-gündüz öldürmeye başlar. Fakat bu küçük Galya köyü bir türlü teslim olmamaktadır! O vakit son model teknoloji devreye girer ve bir reklam filmi çekilir:
Iraklılara "örnek Iraklı" gösterilir!

İşte bu oyuna bayılıyorum: İnsanları öldürüp, ülkelerini ele geçirip sonra da onları, ne yapmalarını gerektiğini gösteren bir reklam filminde figüran olarak oynatmaya... Bayılıyorum!

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...