|

Bütün
Düşmanların Düşmanı: Üçüncü Dünya
Terc: Selvet Akgün / 06.12.2004 /
Junge Welt vorm
Noam Chomsky’nin soğuk savaş dönemiyle ilgili analizleri
Arnold Schölzel
Chomsky’nin siyasi analiz stili lakonik, kuru ve istihzalı. Amerikan dil
bilimcisi ve siyasi filozof çalışmalarında Batı’nın hükümranlık
propagandasında birleştirilmesi yasak olan önemli gerçekleri biraraya
kombine ediyor.
Chomsky’nin amacı tabuları yaralamak değil, fakat ‘Özgürlük, demokrasi
ve piyasa ekonomisi’ etiketi altında 200 yıldan fazla bir zamandan beri
özellikle ABD tarafından sahneye konan –başlangıcında insan haklarını
ilan eden köle sahipleri bulunuyor- çoğu zaman kanlı ve garip bir gerçek
hicviyenin hakiki tasvirini yapmaktır. Chomsky’nin Mayıs 1993’de
Kahire’deki Amerikan Üniversitesi’nde yaptığı konferanslar şimdi ‘Yeni
Dünya Düzenleri’ başlığı ile yayınlandı ve soğuk savaşın tarihi ve
Sovyetlere karşı elde edilen galibiyetten işlemektedir.
Chomsky özetliyor: ‘Soğuk savaş Berlin Duvarı’nın Kasım 1989’da
yıkılmasıyla son buldu. George Bush, Panama’yı işgal etmekle olayları
kutladı ve yanısıra hiçbir şeyin değişmeyeceğini açıkladı.’
Güz 1989’daki Panama-işgali örneği Chomsky’de bütünü simgeliyor. Soğuk
savaş ona göre ‘500 yıldır Avrupai büyük güçler tarafından dünyanın
fethedilmesi tarihinin belirli bir dönemiydi.’ Bütün dev değişimlere
rağmen, -mesela ABD İkinci Dünya Savaşı’ndan dünya çapında bir
stratejiye sahip en zengin ve güçlü süper güç olarak çıkmıştı-, ‘büyük
çizgiler’ değişmemişti.
Chomsky bunu Winston Churchill’in şu görüşünde tesbit ediyor: ‘Dünya
üzerindeki hakimiyet...doymuş tok uluslara teslim edilmeli.’ Amerikan
yazarına göre bundan şu sonuç çıkıyor: ‘Bütün düşmanların düşmanı’
olarak halen hammadde ve hizmet servisi olarak iş görebilmesi için
kontrol altında tutulması gereken ‘Üçüncü Dünya’ kalıyor.’
Soğuk savaş Chomsky’de bu durumdan ortaya çıkan şiddet ve terör
tarihinin şu an Kuzey-Güney-çatışması olarak tanımlanan bir
modifikasyonudur. Bu dünya düzeninin entellektüel savunucularında –ki
onlara ayrıntılı bir şekilde hitap ediyor- ‘faşist değerlerin sevinçle
tasdiklenmesi’ ve ‘kendini beğenmiş ahlakçıklık’ anlayışlarını teşhis
ediyor.
Kitabın birinci bölümü Chomsky’nin tezlerinin tarihi ve aktüel
delillerine ayrılmış, ikinci bölüm bundan ortaya çıkan ekonomik
stratejileri işliyor, örnek olarak Sanayi ülkelerinde ‘Üçüncü
Dünya’-standartlarının işçilere yönelik gerçekleştirilmeye çalışılması.
Son on yıl yazarın analizlerini etkiliyeci ve şiddetli bir biçimde
tasdikledi.
O, ‚sefalet denizinde iktidar ve zenginlik adacıklarından oluşan ve
gitgide daha fazla yüzeysel bir demokrasinin arkasında totaliter kontrol
mekanizmalarına sahip’ bir uluslararası toplum oluşturmanın mı yoksa
‚halklarının direnişinin’ mi başarılı olacağı konusunu açık bırakıyor.
• Noam Chomsky: Yeni Dünya Düzenleri. Kolonyalizmden Big MAC’e kadar.
|