Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sa 319 | Temmuz  2005

                   

 

 


Sansür
-ABD Medyası Baskı Yapıyor-
 

 

Dahr Jamail / www.freace.de, 24.06.2005

Çev.: Selvet Akgün

Nihayet dünya mahkemesinin zirve toplantısı Irak'ta başladı. İfade veren tanık olarak diğerleri gibi benimle de bir çok medya söyleşi yapmaktadır. Bugün içlerinde Türkiye'nin Yeni Şafak gazetesinden muhabirler de vardı.

Muhabirlerin isimlerini, biraz sonra açığa çıkacak sebeplerden dolayı vermeyeceğim. Bu gazete birçok yazımı Türkçeye çevirdi ve yayınladı, özellikle Felluce kaliamı ile ilgili olanlarını. Benimle bugün söyleşi yapan muhabir, bana, buradaki eski Amerikan elçisi olan Eric Edelman'ın, Türkiye'nin başbakanından benim haberlerimi fazla yayınlamaması için gazeteye baskı yapmasını istediğini söyledi.

Kendisine "Bunu neden yaptı" diye sordum.

Gülümseyerek‚ Edelman "bunların yanlış haberler olduğunu söyledi" diye cevap verdi.

Edelman'ın Robert Fisk ve Naomi Klein'ın yazılarının Yeni Şafak'da fazla yayınlanmaması için de baskı yaptığı ortaya çıktı.

Demek ki, Amerikan hükümeti başka ülkelere yayınlanacak haberler üzerinde sansür uygulamaları konusunda baskı yapıyor. Bu durumun ABD'nin küstahlığının zirvesi olması bir tarafa, neden birçok Amerikalı'nın Irak konusunda haberlerini güvenerek dinledikleri medya şirketleri tarafından halen bu kadar yanlış bilgilendirildikleri veya hiç bilgilendirilmediklerini açığa kavuşturuyor. Eğer Amerikan hükümeti yabancı ülkelerde bile haberlere sansür uygulamaya çalışıyorsa, kendi ülkesinde ne yaptıklarını tasavvur edebiliriz.

Zira Edelman gibi insanlar, Amerikan vatandaşlarının Felluce katliamı ya da Ebu Gureyb olaylarının münferit hadiseler olmadığını bilmelerini istemiyorlar.

Edelman gibileri, insanların Bakuba'daki kaynaklarımdan birisinin bana anlattıklarını bilmelerini istemiyorlar.

İşte E-Maili:

"Bakuba'nın 5 km. güneyinde Buhrez kentinin yakınlarında kısa zaman önce Amerikan askerlerine ait iki Humvees imha edildi. Daha sonra Amerikan ve Irak askerleri şehre geldiler ve bütün telefon hatlarını, su ulaşımını kestiler, şehre ilaçların girmesini engellediler ve şehir halkına 'teröristleri' kendilerine teslim edene kadar ambargonun devam edeceğini bildirdiler."

Ambargo şimdi bir haftadan beri devam ediyor. Devamında şunları yazıyor:

"Amerikalılar halen ve hiçbir kimsenin, ilacın ya da malın şehre girmesine ve çıkmasına müsaade etmiyorlar. Hatta şehirdeki insanlar için (su, yiyecek, ilaç) gibi yardımlar organize etmiş olan el-Sadr'ın adamlarını bile şehrin içine sokmadılar. Muhabirlerin bile şehirde olup bitenler hakkında bilgi almalarına müsaade edilmiyor ve durum çok vahim. Amerikalılar halen şehirdeki insanlardan, iki Humvees'i imha eden sorumlu kişileri teslim etmelerini istiyorlar, fakat şehirdeki insanlar elbette saldırıyı kimin yaptığını bilmiyorlar."

Edelman gibi insanlar, el-Kaim ve Hadisa'ya yeni yapılan Amerikan saldırıları hakkında insanların bilgilenmelerini istemiyorlar. Bu saldırılar Iraklılar tarafından Felluce'deki katliam kadar korkunç olarak nitelendiriliyor.

Hadisa ve el-Kaim'le ilgili Irak'lı bir doktor bana dün şu E-Maili gönderdi:

"Beni dinleyin… Biz ülkenin batısında kahpelerin Hadisa ve el-Kaim'de işledikleri cinayetleri gördük. Bu bölgelerde yaşananlar bir cinayetti, daha önce Felluce'de gördüğümüz ve kameraya aldığımız gerçekten çok büyük bir cinayetti. Bizim ülkenin batısında çok yardıma ihtiyacımız var. Bizim doktorların acil yardımlarına ihtiyacımız var. Bu, ülkenin batısındaki hastanelerden yapılmış ACİL bir yardım talebidir. Bizim Amerikalıların bir hastanemizi nasıl imha ettiklerine ve ülkenin batısındaki ilaç depolarını nasıl ateşe verdiklerine ve bir hastayı hastane istasyonunda nasıl öldürdüklerine dair güçlü delillerimiz var. Bizi de el-Kaim'deki insanlara yardım etme konusunda nasıl engellediklerini gösteren deliller bunlar. Bu ACİL insani bir yardım talebidir. Batıdaki hastaneler acil yardım bekliyorlar…Biz büyük bir insani felaketle karşı karşıyayız."

Edelman gibi insanlar, kamuoyunun Amerikan ordusunun Felluce'de uyguladığı stratejilerin -bütün şehir taraflarına her hareket eden kişiye ateş açan keskin nişancıların yerleştirilmesi, hastane arabalarına ateş açılması, tıbbi yardımın engellenmesi ya da sivillerin kitlesel tutuklanmaları- aynısının başka bölgelerde de uygulandığını bilmesini istemiyor.

Sonunda Felluce bir numune. Felluce bizim Guernica'mızdır. Ve şimdi Hadisa ve el-Kaim listeye eklenebilir. Bu esnada Bakuba ve Buhrez eriyip gidiyor…

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...