|

Nelerle Uğraşıyoruz
Abdurrahim Karakoç / 15.06.2005 / Akit
Komşumuz
İran, kendi cumhurbaşkanını seçti..
İran halkı hür iradeyle seçim sandığına gitti ve favori gösterilen
Haşimi Rafsancani'yi değil, ismi pek duyulmayan Ahmedinecad'ı göreve
getirdi..
İran cephesinden hiçbir itiraz çıkmadı.. Niye çıksın ki, halkın
çoğunluğu verdi kararı..
Türk medyası köze basmış maymun misali sıçrayıp fırdönmeye başladı..
Ahmedinecad reform taraftarı değilmiş.. Size ne?
Kadınlar yine çarşaftan kurtulamayacaklarmış.. Vay babam vay!..
Türkiye'de yıllardan beri kadınlara çektirilmedik zulüm kalmadı..
Okullara alınmıyorlar, ihdas edilen "kamusal alan" hürriyet denilen hüma
kuşunu sakatlıyormuş, aldırdığınız yok..
Siz sadece açılıp-saçılan, işret meclislerinde gayrimeşru istifade
ettiğiniz kadınları mı kadından sayıyorsunuz?
Ötekiler kimin nesi oluyorlar?
Efendim, ABD de İran seçimlerinden rahatsızmış..
Irak'ta dökülen kandan, ırzına geçilen kadınlardan hiç rahatsız oluyor
mu ABD?..
Utanmadan bir de İran kadınlarını mı muz gibi soyacaksınız?
Yaz geldi, sahillerimizde anaüryan gezenler, yaşadıkları pislikleri
başkalarına da bulaştırmak isteyenler kadın mı, yoksa seks metaı mı?
Paralı zamparalarla sahil kentlerimizi dolduran kadınların yüzde kaçı
nikâhlısıyla tatile çıkmıştır? Yüzde kaçı zamparasıyla ser/serip fink
atmaktadır?
İran kadınları mı kaldı kendinize benzetemediğiniz?
İran seçimine saygı duymak varken, eleştiride bulunmak, hakarete varan
aşağılamalara kalkışmak düpedüz terbiyesizliktir..
Siz zaten Türkiye'de yapılan seçimlerden de huzursuzsunuz.. Yanında
yalakalığı şaha kaldırdığınız Başbakan Erdoğan'ı boğmak için aklınızdan
geçenleri tahmin etmiyor muyuz? Emine Erdoğan'ın başını örtmesi sizleri
çileden çıkarmıyor mu?
AKP iktidar oldu diye hâlâ yas çektiğinizin farkındayız.. Çünkü siz,
solculardan başkasına iktidarı yakıştırmazsınız..
İran kendi tercihini yapmıştır.. Gayriye halt etmek düşer ancak..
Hayırlı işaretler:
Sayın Başbakanı ve AKP hükümetini gerektiğinde eleştirdik,
gerektirdiğinde destekledik.. Bu sefer canla-başla desteklediğimi
açıklamak zorundayım..
Başbakan sayın Erdoğan, ayda 7 milyarcık maaş alan milletvekillerinin;
"maaşlarının azlığından, borçlarını ödeyemediklerinden, gelen
misafirlerini yedirip-içirmek mecburiyetinde olduklarından" dolayı
maaşlarının artırılmasını açıklamış bulunuyor..
Bu bir hayırlı işarettir..
Maaş yetmezliğinden zavallı duruma düşmüş milletvekillerimize değil 7
milyar, 50 milyar feda olsun..
Halkımızdan toplanan vergiler yetmezse yabancı ülkelerden borç alır,
milletvekillerimizi sıkıntıdan kurtarırız.. CHP de bu düzeltmeye karşı
çıkmaz.. Elbirliği ile milletvekillerimiz yoksulluktan kurtulurlar
inşaallah..
Zamanı mı?
Ne bilelim, demek ki zamanı gelmiş.. "Kabul edenler?" sorusuna
kalkmayacak el çıkmaz..
Aklınıza hemen asgari ücretliler, emekliler gelmesin.. Onların aldıkları
paralardan bir miktar indirim yaparak milletvekillerimizi sevindirirsek
ne mutlu..
Adil olur mu, derseniz, bırakın adaleti.. İşte size bir fıkra:
Bağdat'a yeni bir vali tayin edilmiş.. Vali bey bir ferman yayınlıyor:
"Rüştünü ispat etmiş hiçbir kadın-erkek dul ve bekâr yaşamayacak.
Meydanda toplanacaklar ve herkes beğendiğini seçip evlenecek."
Bir yaşlı nine, yakışıklı delikanlının elinden tutmuş, "yürü" diyor.. Ve
fikrini açıklıyor:
"Bağdat Bağdat olalı böyle adaletli bir vali görmedi.."
Türkiye Türkiye olalı, neler görmedi ki? Bir yenisini daha görür ve
sonra unutur gider..
Yoksulluk ve fukaralık sınırının tavanı, tabanı sadece masaldır.. Biz
masal dinlemeyi seven bir milletiz çok şükür.. |