Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sa 319 | Temmuz  2005

                   

 

 


Dinler ve terörizm

Gündüz Aktan 14/06/2005 / Radikal

Diyalog Avrasya'nın 7-8 Haziran tarihlerinde Moskova'da tertiplediği

'Terörizmden Küresel Etiğe: Dinler ve Barış' konferansının bende uyandırdığı düşünceleri özetlemeye çalışacağım.

Tektanrılı dinler toplumun anarşi ve kaosa battığı, Hobbes'un verdiği anlamda 'Herkesin herkese şiddet gösterdiği' dönemlerde indiler. Öncelikli amaçları iç barışı sağlamaktı. İnsanlar arası mücadeleyi hatta şiddeti tümüyle ortadan kaldırmayı düşünmediler. Bu konuda en ileri giden Hıristiyanlık bile tokat atana öteki yanağını en çok bir kere çevirmeyi öngördü.
Hayatta mücadele kaçınılmaz bir olgu. Bugün bile demokrasilerde insanlar iktidara gelmek için rekabet ediyor. Piyasa ekonomisinde rekabet, sürekli büyümek ve zenginleşmek için zaten şart. Yani insanlar hayatta güç, servet, itibar ve şöhret için mücadele ediyor. Birbirine üstün gelmeye, başkalarının üzerinde hâkimiyet kurmaya çalışıyor. Bu bir bakıma 'Sünnetullah' yani hayat kanunu.

Devletler arası mücadele de aynı güç ve hâkimiyet amaçlarını taşıyor.

Bu bağlamda tektanrılı dinlerin başlıca iki sosyal işlevi var. Mücadele içinde olan insan kazanmak ve rakibini yenmek için Allah'ın kendisine yardımcı olmasını istiyor, dua ediyor. İkinci işleviyse rakibin de kendisi gibi insan olduğunu unutmamak, ona saygı göstermek, yenilene iyi davranmak, savaşta masum sivillere ilişmemek gibi ahlaki kurallar koymaktan oluşuyor.

Bu iki işlev arasında doğal bir gerilim var. Birincisi kazanmak için her şeyi yapmayı, ikincisiyse mücadelede 'oyunun kurallarına' uymayı ve aşırıya gitmemeyi amaçlıyor. Bir tarafın mücadeleyi kazanmak için Allah'a yaptığı duaya her zaman olumlu cevap gelmiyor. Zira rakip de mücadeleyi kazanma hakkına sahip.

Mücadelede itidal din temelli etiğin konusunu oluşturu-yor. Kuran mücadelenin aşırı sertleşmesini önlemek için mücadele amaçlarını yani güç, zenginlik ve şöhreti 'dünyevi hevesler' olarak küçümsüyor. Hatta daha da ileri gidip, bu üç amaca aşırı önem verilmesi halinde, bunu en büyük günah olan 'şirk' yani Allah'a rakip koşma şeklinde yorumluyor.

Öte yandan toplum içi mücadelenin toplum barışını bozmaması için dayanışma gereğini vurguluyor. Yetime, hastaya, yaşlıya, yolcuya ve yoksula yardımı öğütlüyor. Haksızlığın intikamını almaya izin verirken bile, affın daha erdemli oluğunu söylüyor. Savaşta itidali en önemli davranış kuralı düzeyine çıkarıyor.

Aristo'nun 'orta yol', Kuran'ın 'sırat-ı müstakim' dediği bu itidalin mücadele bağlamında temel amacı, mücadele ve rekabetin denetimden çıkıp toplumun tümüne yayılan bir şiddet sarmalına dönüşmesini önlemek.

Tektanrılı dinlerin mücadele içindeki insandan en fazla beklediği bu kadar. Zaten insan bu kadarını dahi karşılamakta başarılı değil. Kimse çatışmanın ortasında kendisini rakibinin yerine koyup ona empati duyamıyor. Tasavvufun, farklılıkları görüntü olarak kabul edip, özde hepimizin aynı olduğu düşüncesi, doğru da olsa, karşımızdakini rakip olarak görmemizi engelleyecek güçte değil.

Kısaca dinler, sorunların şiddete başvurmadan çözümlenmesini savunsalar da, şiddeti veya savaşı gayrimeşru saymıyorlar. Savaş insanlık durumunun bir özelliği. Ama terörizmi yani nedeni ve amacı ne kadar meşru olursa olsun, 'sivillerin öldürülmesini ve hayat için gerekli sivil hedeflerin imha edilmesini' savunan bir din mevcut değil. Buna cevaz vermek için dinin sapkın yorumlarına ihtiyaç var.

Levinas etiği sadece yakın çevreye empati gösterebileceğimizi, uzağımızdakilerle çatışmaların hukuka tabi olması gerektiğini söylüyor. Bu, terörizm için özellikle doğru. Hukukta terör, neden ve amacından bağımsız bir eylemden ibaret. Yasaklanmış bir şiddet eylemi. Bu demek değil ki kendi kaderini tayin hakkı, işgal ve ırkçı rejimlere karşı, terörizmden arınmış, meşru şiddet kullanılamaz (BM 2625 sayılı bildirge). Öte yandan terörle mücadele de hukuka uymak zorunda.
Bu nedenle terörizmden dinleri değil, siyasi ideoloji haline dönüştürülmek suretiyle terörizmi destekleyen sapkın dini yorumları suçlayabiliriz.

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...