|

Ve
Erkek Tesettürü Yarattı
Mine G. Kırıkkanat / 17.06.2005 / Radikal
Evrensel tarih
bilgisizliğinin yanı sıra, kültürü sanatı bırakın, 'moda tarihi'
meraksızlığı, Türkiye'deki bazı tesettür modacılarını ve bu modacıların
modellerini giyen kimilerini yalnız rüküş değil, bazen düpedüz KORKUNÇ
kılıklara sokuyor. Örneğin bendeniz, güzel bir kadın olan sayın Emine
Erdoğan'ı son ABD gezisinin ilk günü, uçaktan inerkenki kılığıyla
görünce, resmen dehşete kapıldım: Kafasına türban yerine geçirdiği koyu
renk kukuleta ve beline bağladığı aynı renk kalın kemer, ortaçağ
Avrupa'sında Katolik Engizisyon cellatlarının alameti farikasıydı! Sayın
Emine Erdoğan'ın modacısı bırakın tarih kitabı karıştırıp ortaçağ
gravürlerine bakmak, engizisyonu konu alan herhangi bir sinema filmi
görmüş olsa, herhalde böyle bir model (yaratmazdı demeye dilim varmıyor)
uydurmazdı...
Tarihte kadın, İslamiyet'ten 13 yüzyıl, İsa'nın doğumundan da yedi
yüzyıl önce, ilk kez Asur Krallığı'nda tesettüre sokuldu. Eski bir Sami
inancına göre, kadının saçları cinsel organını kaplayan kılların
devamıydı ve erkekler kadının saçına bakıp kıllarını hayal etmesin diye
Asur'da kadınların başları kapatıldı!
Yahudilerde dinden çok gelenek olarak, uzun süre 'kadının erkek önünde
itaatı'nı simgeledi başörtüsü. Ancak tesettürü teolojik (tanrıbilimsel)
bir zorunluluk haline getiren din, Hıristiyanlık oldu. Hıristiyan
kadınlara tesettüre girmek emrini veren de, Aziz Paul ya da Paulus...
Havarisi olmadan önce Hz. İsa ve öğretisinden nefret eden Aziz Paul,
İbranice adı Şaul olan ve Yunanca konuşan bir diaspora Yahudisi'ydi.
Hıristiyanlığa geçtikten sonra kraldan daha kralcı, daha doğrusu Hz.
İsa'dan daha koyu dindar oldu ve Katolik Kilisesi'nin kurulmasında çok
önemli bir rol oynadığı gibi, bu dindeki kadın düşmanlığının baş
mimarıdır.
Aziz Paul, kadın tesettürünü bugün Vatikan'da muhafaza edilen 14
mektubundan, Korinthoslulara yazdığı emirnameyle Hıristiyanlık kuralı
haline getirmiştir. Bu emirnamede hazret, şöyle der: "Başını kapatmadan
dua eden ya da Tanrı'dan söz eden her kadın, saçlarını kazıtmışçasına
günaha girmiş sayılır.
Eğer bir kadın başını örtmüyorsa, saçlarını kessin ya da kazıtsın, ancak
saçlarını kesmek ve kazıtmak günah olduğuna göre ve günah işlemek
istemiyorsa, başını örtsün. Erkeğin başı ise açık olmalıdır, çünkü erkek
Tanrı'nın sureti ve iftiharıdır. Oysa kadın, erkeğin iftiharıdır, çünkü
erkek kadından mamul değil, kadın erkekten mamuldur. Erkek kadın için
yaratılmamış, kadın erkek için yaratılmıştır. İşte bu yüzdendir ki kadın,
tesettürle erkeğe itaat işareti taşımalıdır."
Aziz Paul, Hıristiyanlığa getirdiği 'kadın tanımı'nı, bu dinden altı
yüzyıl sonra ortaya çıkan İslamiyet'ten apartamayacağına, ama her iki
dinde de kadın aynı konuma oturtulduğuna göre, kimin kimden
esinlendiğini, sizin anlayışınıza bırakıyorum...
Zaten Aziz Paul'ün kadın tesettürü üzerine emirnamesi, nedense( !)
İslamcı web sitelerinin baş tacı, değil mi ki kadını 'erkeğin malı'na
indirgiyor, yediği herzeyi öve öve bitiremiyorlar!
Katolik Kilisesi ve ardından İslamiyet, bu emirnameyi ta-rih boyunca
erkeğin üstlüğünü, kadının astlığını vurgulamak için kullandı, sayın
seyirciler : Tanrı erkeği özene bezene yaratmış, kadını ise tali bir
mahluk ve içinden sıyrıldığı gövdeye hizmet etsin diye efendisi erkeğin
kürek kemiğinden çıkarmışmış... Aşağılamanın, hakaretin ağırlığını
tartabiliyor musunuz, bilmem.
Ama kimsenin bilmemezlikten gelemeyeceği bir yalan var, kadını tesettüre
sokan bu tarihi (ve güya ulvi!) emirnamenin 'yaratılış' gerekçesinde:
İki ayak üzerine kalktıktan sonra insan adını alan canlı soyunun 10 bin
yıllık geçmişinde, erkeğin içinden çıkan, yani kürek kemiğinden doğan ne
erkek, ne kadın ne de üçüncü tür bir örneğe rastlanmamıştır! Bütün
kadınlar ve erkekler ve hatta hilkat garibesi insan yavruları, ancak ve
ancak kadından doğarlar...
Tesettürün ibretlik tarihine cuma günü devam edeceğim ve erkekliğin yüz
akı, Muhammed Kasimi'den söz edeceğim.
|