|

Bir
Yahudi Dünyaya Bedel mi?
Sami Hocaoğlu/14.07.2006/Yeni Şafak
Filistin
halkının varoluş mücadelesi 100 yıllık bir mücadele. İsrail Batı'nın ve
ABD'nin nazlı çocuğu. Yaptığı hep yanına kalıyor. Şimdiye kadar hiçbir
BM kararını uygulamadı.
ABD, İsrail'in kabadayı tavırlarını hep destekledi. Bu, "Dünya bir yana,
İsrail bir yana" demeye geliyordu. Avrupa, Filistin'i açık bir cezaevine
çeviren, sivilleri acımasızca bombalayan İsrail'i uyarmadı, uyaramadı.
Bunun yerine zayıf ve mazlum olan tarafı, Filistin'i uyarmayı tercih
etti.
İsrail, Filistinlilere tam bir devlet terörü uyguluyor. Bu yapılanın
açık adı budur. Şimdi İsrail daha beterini yapıyor. Filistin halkına kan
kusturuyor. Savunmasız halkı bombalarla öldürdüğü yetmiyormuş gibi,
Filistin'in altyapısını bombalıyor. Elektrik trafolarını, su depolarını,
elektrik ve su dağıtım şebekelerini bombalıyor.
Elektrik yoksa su da yok. Su yoksa, hayat yok. Filistinliler bir yudum
suya, bir lokma ekmeğe muhtaç hale getirildi. İsrail, Filistin halkını,
aç bırakarak, susuz bırakarak öldürmeyi kafasına koymuş. Hastanelerde
elektrik olmadığı için, tedavi ve ameliyatlar yapılamıyor. Hastalar,
elektrik ve suya bağlı temizlik ve hijyen yokluğu nedeniyle ölüyor.
Filistin halkı, şu anda her an salgın hastalık tehdidiyle karşı karşıya.
İsrail bombalayarak bitiremediği Filistin halkını, salgın hastalıklarla
yok etmek istiyor.
İsrail Filistin'e ilaç ve tıbbi malzeme girişini engelliyor.
Bombardımanlardan yaralı kurtulan çocuk, genç, yaşlı insanlar, tıbbi
malzeme yokluğundan kaybediliyor. İlaç yokluğundan tedavileri
yapılamıyor. İsrail gıda maddelerinin girişini de engelliyor.
Filistinlileri açlıktan öldürmek istiyor. Yine İsrail, ayni yardımların
girişini engellediği gibi, nakdi yardımların girişini de engelliyor.
Filistin, İsrail tarafından bir Holokost'a (Nazi kampı) dönüştürüldü.
Filistin'in sınır kapılarını tutuyor, insanları bırakmıyor. Sınır
kapılarında insanlar aylarca bekliyor. Bu bekleme sırasında aç, bi ilaç,
sefil kalıyor. Daha geçenlerde Mısır'a gitmek için bekleyen insanlardan
beşini kaybettik. İsrail bir de bu yolla öldürüyor.
İsrail, Filistin topraklarında "utanç duvarı" yükseltti. Bu duvar,
Filistinlileri birbirinden ayırıyor. Bu duvar için, Filistin
topraklarını kamulaştırdı. Filistin çiftçisinin can damarı olan
zeytinlikleri yok etti. Bu İsrail'in Filistin'i aç bırakma politikasının
bir parçasıydı. Şimdi, dün bırakırmış gibi yaptığı yerlerde, Gazze'de,
Batı Yaka'da hayatı felç etmek, buraları insansızlaştırmak için olmadık
zulümler, katliamlar icra ediyor.
Bu saldırgan, bu işgalci, bu hiçbir sınır ve hukuk tanımaz, sözden
anlamaz güce karşı Filistinliler, dişleriyle, tırnaklarıyla mücadele
ediyor. İsrail'in tanklarına karşı koyacak tankları yok. İsrail'in
uçaklarına karşı uçakları yok. İsrail'in devasa savaş gücüyle baş edecek
teknolojisi yok. Fakat Filistin halkı inanıyor. Haklı davasında
yılmıyor, yılmayacak.
İsrail Filistin topraklarını Holokost'a çevirdi. Nazilerin dün
kendilerine yaptığını, bugün İsrail bin beteriyle Filistinlilere
yapıyor. Sadece bugün (Çarşamba) 18 Filistinli İsrail saldırıları sonucu
can verdi. Bunlardan biri çocuk. İsrail, bu son katliamlarına bir
askerinin kaçırılmasını bahane etti.
Gerçekte olan şu: İsrail, bizim topraklarımıza karakollar kuruyor.
Vatanını işgal güçlerine karşı savunan Filistinli direniş güçleri, bir
yolunu bulup, işgal gücünün karakollarından birine operasyon yapıyor.
İki İsrail askerini öldürüp, birini kaçırıyor. Yani esir alıyor. Bu esir
karşılığında İsrail'in elindeki kadın, çocuk ve yaşlı esirlerin
bırakılmasını istiyor. İsrail bir devletse, Filistin de bir devlet. Ve
İsrail, esir alınan bir askeri için tüm dünyanın gözü önünde Filistin'de
bilmem kaçıncı katliamını başlatıyor. Bu bir bahane. İsrail, aslında bu
bahaneyle Filistin'i yönetilemez hale getirip çökertme projesini
uyguluyor.
ABD ve Avrupa, Filistin'e askeri bırakma çağrısı yapıyor. Peki,
İsrail'in elinde 10 binden fazla Filistinli esir var. Bunlar içinde
kadın, çocuk ve yaşlılar var. İsrail'in bir tek esiri için çırpınanlar,
Filistin'in 10 bin esiri için neden hiçbir çağrı yapmıyorlar? İsrailli
kanı bu kadar pahalı, Filistinli kanı bu kadar ucuz mu? BM karar alıyor,
İsrail dinlemiyor. Bir Yahudi dünyaya bedel mi?
İsrail saldırganlığının bir başka bahanesi de Hamas Hükümeti. "Hamas
İsrail'i tanımalı" diyor. Peki, İsrail Filistin halkının seçtiği Hamas
hükümetini tanıdı mı? Hani Avrupa ve ABD demokrasiyi destekleyeceklerdi?
Avrupa, ABD tanıdı mı? Filistin halkı seçiminden dolayı
cezalandırılıyor. Bu nasıl demokratlıktır? Onu da geçtik, Mahmut Abbas'ı
Avrupa tanıdı, ABD tanıdı, BM tanıdı, tüm dünya tanıdı. Peki İsrail
tanıdı mı? Hayır. Şehid Yasir Arafat'ı da tanımamıştı. Onun ölümünden de
İsrail sorumludur. İsrail aslında Filistin halkının varlığını tanımıyor.
Beri yandan kendisini tanımadığımız için bize saldırıyor.
Bu bir "sınır" mücadelesi değil, bu bir "ölüm-kalım" mücadelesidir.
Direnişten başka yol yok. Sonuna kadar, her tür imkanlarla mücadele
edeceğiz. Söz veriyoruz: Başaracağız. Sözlü destek değil, fiili destek
istiyoruz. Bize destek veren herkese şükranlarımızı sunuyoruz.
Filistin Büyükelçisi Nebil Maruf'un sözlerinden aklımda kalanları
sizinle paylaştım. Görünen o ki, Yahudiler acınacak halde. Zira İsrail
Yahudi soyunu yeniden tehlikeye atıyor.
Kur'an'ın dediği gibi, yine ortalığı ateşe verdiler. Ne zaman ortalığı
ateşe verdilerse, tutuşturdukları o ateş gelip en sonunda kendilerini
yaktı. Yahudiler İsrail'i durdurmalı. |