Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sa 336 | Aralık  2006

                   

 

 


Küresel Bir Sorun Olarak Başörtüsü

Fehmi Koru/ 21.11.2006/ Yeni Şafak

Nihayet bu da oldu; ABD'de yayımlanan Newsweek dergisinin kapak konusu bu hafta 'başörtüsü'... Dergi, çağdaşlık, kadın hakları, demokrasi ve özgürlük ile 'başörtüsü' arasındaki ilişkileri sayfalar boyu irdeliyor... Derginin konuya yaklaşımı olağanüstü ılımlı; Newsweek editörlerine bıraksanız, sadece başörtüsüne değil yüzü büsbütün kapatan peçeye de ses çıkartmayacaklar...
Konuya ne zaman eğilmek gerektiyse, her zaman ve her zeminde, şu tezi savunduğum biliniyor: Başörtüsü yasağı yaygın biçimde ilk bizde başlamış olsa bile artık küresel bir sorundur ve yasağın kaldırılması için yerli çabalar yeterli olmaz, küresel gayretlere ihtiyaç vardır. Türkiye'deki yasağı kaldırmanın en kestirme yolu, 'başörtüsü' ile 'siyasal İslâm' arasında kurulan doğrudan irtibatın yanlışlığını uluslararası câmiaya kabul ettirmektir.
Newsweek yayını her bakımdan bu tezi destekliyor...
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) konuyla ilgili kararı kimseyi yanıltmasın: Mahkeme bizim Anayasa Mahkemesi'nin yasakçı kararını onaylamaktan öte yeni bir unsur getirmedi konuya; bunu yaparken de, Türkiye Cumhuriyeti'nin "Siyasal İslâm'ın tehdidi altında bulunduğu" tezine arka çıkarak "Türkiye'nin özel şartları" olduğunu vurguladı. O yaklaşım da, hemen belli olduğu üzere, "Siyasal İslâm ile başörtüsü arasında doğrudan bir ilgi bulunmaktadır" anlamını taşıyor.
Oysa bu tavır gerçeğin bir yüzünü -o da yanlış- yansıtıyor. 'Siyasal İslâm' kavramıyla ifade edilen 'ideolojik yaklaşıma' sahip olanlar, eğer kadınsalar, 'başörtüsü' takıyorlar; ancak 'Siyasal İslâm'a sempati beslemeyen İslâm Dünyası'ndan yüzmilyonlarca kadın da, dinin kadın giysisini belirleyen bir normu bulunduğuna inandıkları için, başlarını örtüyor… Bu gerçeğin görülmemesi, ya da görüldüğü halde görmezden gelinmesi tehlikeli: Başını örten kadınların bütünü 'siyasal İslâm' etkisiyle yapmıyor bunu, ancak yasakla cezalandırılan başörtülü kadınlardan bazısı, yasağı 'demokrasi' ve 'çağdaş değerler' ile irtibatlayarak, kendini onların karşısında konuşlandırıyor...
'Siyasal İslâm'ı önlemek için getirilen bir uygulama, yanlış varsayımlara dayandığı için, karşı çıkılan ideolojiye hizmet ediyor. Oysa TESEV'in son araştırmasının da gösterdiği gibi, Türkiye'de dindarlık yükselen değer, ama radikallik geriliyor…
Batı'daki tartışmaların şu sıralarda ayyuka çıkması, Newsweek dergisinin konuya sayfalar ayırması da Türkiye'deki durumun farklı bir düzlemde gelişmeleri etkilemesiyle ilgili. Almanya, Hollanda, Fransa gibi konuyu 'dert edinen' ülkelerin Türk işçilerinin 'ikinci vatan' seçtikleri ülkeler olduğunu hatırlayalım. Bazı işçi ailelerinin kadınları çevre şartlarına kendi kimlikleriyle uyum sağlamanın bir aracı olarak görüyorlar başörtüsünü; onlara bakanlar ise başörtüsünü 'uyuma direniş aracı' görme eğilimindeler...
Newsweek, "Bayrak dışında hiçbir kumaş tarihte insanları böylesine hareketlendirmemiştir" derken haklı. Herkes, 'başörtüsü' denen nesneye kendisinin durduğu noktadan bir anlam yüklüyor; bunu tartışma ortamına bütün açıklığıyla taşımadığı için de tam bir kakofoni yaşanıyor. Tıpkı, Türkiye'de muhafazakâr çevrelerden kadınlar, başörtüsünü, toplumsal alana girebilmenin neredeyse tek yolu olarak görürken, olaya farklı gözlüklerle bakanların, başörtüsünü, toplumda eşit şartlarla yer edinmeye bir karşı çıkış olarak yorumlamaları gibi...
Newsweek türü dergilerin konuyu kapaktan işlemeleri AİHM'nin kararından daha önemli; AİHM, kararını verirken, yalnızca Türkiye'deki 'yasaktan yana' anlayışa kulak kabarttığı halde, Newsweek herkesi dinlemiş ve nihâî hükmü okurlarına bırakmış...
Şunu da bilelim: Konunun global zeminde doğru anlaşılması için gayret göstermek Türkiye'ye düşüyor.

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...