|

Küresel Bir Sorun Olarak Başörtüsü
Fehmi Koru/ 21.11.2006/ Yeni Şafak
Nihayet bu
da oldu; ABD'de yayımlanan Newsweek dergisinin kapak konusu bu hafta
'başörtüsü'... Dergi, çağdaşlık, kadın hakları, demokrasi ve özgürlük
ile 'başörtüsü' arasındaki ilişkileri sayfalar boyu irdeliyor...
Derginin konuya yaklaşımı olağanüstü ılımlı; Newsweek editörlerine
bıraksanız, sadece başörtüsüne değil yüzü büsbütün kapatan peçeye de ses
çıkartmayacaklar...
Konuya ne zaman eğilmek gerektiyse, her zaman ve her zeminde, şu tezi
savunduğum biliniyor: Başörtüsü yasağı yaygın biçimde ilk bizde başlamış
olsa bile artık küresel bir sorundur ve yasağın kaldırılması için yerli
çabalar yeterli olmaz, küresel gayretlere ihtiyaç vardır. Türkiye'deki
yasağı kaldırmanın en kestirme yolu, 'başörtüsü' ile 'siyasal İslâm'
arasında kurulan doğrudan irtibatın yanlışlığını uluslararası câmiaya
kabul ettirmektir.
Newsweek yayını her bakımdan bu tezi destekliyor...
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) konuyla ilgili kararı kimseyi
yanıltmasın: Mahkeme bizim Anayasa Mahkemesi'nin yasakçı kararını
onaylamaktan öte yeni bir unsur getirmedi konuya; bunu yaparken de,
Türkiye Cumhuriyeti'nin "Siyasal İslâm'ın tehdidi altında bulunduğu"
tezine arka çıkarak "Türkiye'nin özel şartları" olduğunu vurguladı. O
yaklaşım da, hemen belli olduğu üzere, "Siyasal İslâm ile başörtüsü
arasında doğrudan bir ilgi bulunmaktadır" anlamını taşıyor.
Oysa bu tavır gerçeğin bir yüzünü -o da yanlış- yansıtıyor. 'Siyasal
İslâm' kavramıyla ifade edilen 'ideolojik yaklaşıma' sahip olanlar, eğer
kadınsalar, 'başörtüsü' takıyorlar; ancak 'Siyasal İslâm'a sempati
beslemeyen İslâm Dünyası'ndan yüzmilyonlarca kadın da, dinin kadın
giysisini belirleyen bir normu bulunduğuna inandıkları için, başlarını
örtüyor… Bu gerçeğin görülmemesi, ya da görüldüğü halde görmezden
gelinmesi tehlikeli: Başını örten kadınların bütünü 'siyasal İslâm'
etkisiyle yapmıyor bunu, ancak yasakla cezalandırılan başörtülü
kadınlardan bazısı, yasağı 'demokrasi' ve 'çağdaş değerler' ile
irtibatlayarak, kendini onların karşısında konuşlandırıyor...
'Siyasal İslâm'ı önlemek için getirilen bir uygulama, yanlış
varsayımlara dayandığı için, karşı çıkılan ideolojiye hizmet ediyor.
Oysa TESEV'in son araştırmasının da gösterdiği gibi, Türkiye'de
dindarlık yükselen değer, ama radikallik geriliyor…
Batı'daki tartışmaların şu sıralarda ayyuka çıkması, Newsweek dergisinin
konuya sayfalar ayırması da Türkiye'deki durumun farklı bir düzlemde
gelişmeleri etkilemesiyle ilgili. Almanya, Hollanda, Fransa gibi konuyu
'dert edinen' ülkelerin Türk işçilerinin 'ikinci vatan' seçtikleri
ülkeler olduğunu hatırlayalım. Bazı işçi ailelerinin kadınları çevre
şartlarına kendi kimlikleriyle uyum sağlamanın bir aracı olarak
görüyorlar başörtüsünü; onlara bakanlar ise başörtüsünü 'uyuma direniş
aracı' görme eğilimindeler...
Newsweek, "Bayrak dışında hiçbir kumaş tarihte insanları böylesine
hareketlendirmemiştir" derken haklı. Herkes, 'başörtüsü' denen nesneye
kendisinin durduğu noktadan bir anlam yüklüyor; bunu tartışma ortamına
bütün açıklığıyla taşımadığı için de tam bir kakofoni yaşanıyor. Tıpkı,
Türkiye'de muhafazakâr çevrelerden kadınlar, başörtüsünü, toplumsal
alana girebilmenin neredeyse tek yolu olarak görürken, olaya farklı
gözlüklerle bakanların, başörtüsünü, toplumda eşit şartlarla yer
edinmeye bir karşı çıkış olarak yorumlamaları gibi...
Newsweek türü dergilerin konuyu kapaktan işlemeleri AİHM'nin kararından
daha önemli; AİHM, kararını verirken, yalnızca Türkiye'deki 'yasaktan
yana' anlayışa kulak kabarttığı halde, Newsweek herkesi dinlemiş ve
nihâî hükmü okurlarına bırakmış...
Şunu da bilelim: Konunun global zeminde doğru anlaşılması için gayret
göstermek Türkiye'ye düşüyor. |