Iktibas Dergisi -fikir verir-

Sa 336 | Aralık  2006

                   

 

 


Papa’nın Ziyareti, Erdoğan ve Sezer

Murat Yetkin/29.11.2006/Radikal

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın programını değiştirerek Papa 16. Benediktus'u Esenboğa Havaalanı'nda karşılayacağı üç gündür belliydi, ama uçağın kapısına kadar gitmesi tam bir sürpriz oldu.
Türk protokol kurallarında, konuğunuz sizi nasıl karşılıyorsa, siz de onu öyle karşılarsınız. Erdoğan, uzun süre eleştiri oklarına hedef olduktan sonra Papa ile görüşerek doğru olanı yapmakla kalmadı, pek sevdiği deyimle 'bir adım öne geçti'.
Ödülünü de aldı. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile içinden geçtiği zor dönemde, Papa'nın ağzından 'Ben siyasi demeç vermem' kaydıyla, 'Türkiye'yi AB'de görmek isterim' türü bir destekti bu. Sanırım dün Riga'daki NATO toplantısı için buluşan liderler, Erdoğan'ın Papa ile buluşmak maksadıyla şehre bir saat gecikmesini fark etmemişlerdir bile; ya da onu bu yüzden takdir etmişlerdir. Ne de olsa Erdoğan, İspanyol mevkidaşı ile birlikte Birleşmiş Milletler'in medeniyetlerarası diyalog projesinin başlatıcısı konumunda.
Erdoğan neden karşılama programını önceden açıklamayıp dünya kamuoyu nezdinde bu kadar eleştiriye muhatap oldu? Sorulması gereken bir soru. Ama Erdoğan daha önce de sonradan yapacağı bir şeye önceden yanaşmayıp, herkes eleştirip işin tadı kaçtıktan sonra kararını açıklamıyor mu? (Örnek, Ali Babacan'ın AB Başmüzakerecisi atanması. Örnek, Merkez Bankası Başkanı tayini.) Bu da onun siyaset tarzı.
Tabii Esenboğa'da karşılamanın zeminini hazırlamak kolay olmadı. Erdoğan'ın Papa ile görünmeye çekinmesinin bir nedeni, Papa'nın eylül ayında Almanya'da yaptığı bir konuşmada İslamiyet'e ilişkin derin tartışmalara yol açan bir alıntıya yer vermiş olmasıydı. Gerçi Papa 'yol açtığı sonuçlardan üzüntüsünü' bildirmişti, ama bu AK Parti tabanını, daha doğrusu, kendisine sağdan saldıran Saadet, MHP ve diğer partileri tatmin etmemişti. Dışişleri Bakanlığı'nın çabalarıyla (Vatikan Büyükelçisi Osman Durak'ı özellikle anmak gerekiyor) Papa'nın gelmeden önceki son pazar günkü geleneksel yapacağı ayinde Angelus duası ardından hitabında söyleyeceği birkaç olumlu sözün beklendiği sezdirildi. O arada, cuma günü, Başbakanlığa gelen mesajları değerlendiren Erdoğan, TGRT yayınına çıkarak, Papa'yı karşılayabileceğini söyledi. Uzun sözün kısası Papa duası ardından Türkiye'ye birkaç iyi söz etti, Erdoğan da onu karşıladı.
Papa'nın Anıtkabir defterine Atatürk'ün 'Yurtta sulh cihanda sulh' sözünü, 'kendi sözü gibi' yazması, ülkenin çoğulcu yapısına vurgu yapması da ayrı bir siyaset inceliği idi. (Bir de Erdoğan'ın Türkiye'deki Müslüman çoğunluğu yüzde 95 olarak anması var ki, şimdiye dek yüzde 99.9 gibi hayali bir sayıya alışmış bizler için tartışmaya değer bir konu; ama daha sonra.)
Neticede, uluslararası ajanslar dün Ankara'dan 'Türk başbakanı Papa'yı karşılamamak için başkentinden kaçtı' mealinde haberler yerine, 'son dakikada' kaydını ekleseler de 'Protokolü delip uçağın kapısında karşıladı' haberleri geçtiler. Yarın dünya basınında bu fotoğraf ve Papa'nın Müslüman nüfuslu bir ülkede başbakan tarafından uçağın eşiğinde karşılandığı yazılacak.
Ama işin iç siyasi dengelere dönük bir boyutu da yok mu?
Erdoğan dün Papa'yı karşılamasaydı, kuşkusuz Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in karşılaması öne çıkacaktı.
Uluslararası medyada, 'İslamcı Başbakan Papa'yı karşılamamak için başkenti terk etti, laik cumhurbaşkanı karşıladı' yorumunu yapmaya hazırlandığı tahmini yapmak zor olmasa gerek. Bu durum, Türkiye'deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinden genel seçimlere dek her zeminde kullanılmaya müsait bir malzeme olabilirdi. Bugün uluslararası basına yansıyan fotoğraflar başka olacaktı.
Dün Papa hakkında yapılan yorumlar arasında, 'Taçlanan baş akıllanır' atasözünü haklı çıkaracak yönde, Vatikan'da oturdukça daha ölçülü ve siyasi konuşmaya başladığı yönündeydi. Erdoğan'ın dünkü manevrası Başbakan'ın siyasi hedeflerini dinsel hassasiyetleri dahil her şeyin önüne koyabileceğinin bir işareti olarak da okunabilir.
Papa, dün Ankara'da Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu ile görüşmesi dahil, siyasi bir gün geçirdi. Bugün ve yarın, gezisinin asıl amacı olan dinsel işlerle meşgul olacak.

   

...::: Bu site İktibas WEB tarafından hazırlanmıştır :::...